Connect with us

Gündem

Yurt dışından getirilen vatandaşlar karantinaya alındı

Yurt dışındaki Türk vatandaşların tahliye süreci devam ediyor. Ülkeye dönüşü sağlanan vatandaşlar belirlenen kentlerde 14 gün boyunca karantinaya alınıyor.

Published

on

Yurt dışından getirilen vatandaşlar karantinaya alındı
Reklamlar

Koronavirüs önlemleri kapsamında birçok ülkeden Türkiye’ye getirilen vatandaşlar belirlenen kentlerde karantina altına alındı.

Almanya’dan getirilen 285 kişi, Yozgat’taki yurda yerleştirildi

Almanya’dan getirilen 1’i çocuk 285 kişi, yeni tip koronavirüs (COVID-19) tedbirleri kapsamında gözetim altında tutulmak üzere Yozgat’taki öğrenci yurduna yerleştirildi.

Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı Sürmeli Kız Öğrenci Yurdu’na getirilenler, ateşleri ölçülüp kayıtları yapıldıktan sonra tek kişilik odalara yerleştirildi.

Polis ekipleri, binanın çevresinde güvenlik önlemi aldı.

Vatandaşların 14 günlük karantina sürecinde ihtiyaçlarının Türk Kızılay ve AFAD tarafından karşılanacağı belirtildi.

Almanya’dan gelen vatandaşlardan öğrenci Sait Fetih Alkan, yolculuklarının iyi geçtiğini ailevi nedenlerden dolayı mecburi bir dönüş yapmak zorunda kaldığını belirterek, “Allah razı olsun devletimizden bizi aldılar. Allah’a şükür kolay geçti.” dedi.

Yolculuğunun çok güzel geçtiğini ifade eden Trabzonlu Semra Kurt da “Çok şükür memleketimize geldik. Hasta değiliz hayırlısı ile buradaki süremizi doldurup memleketimize döneceğiz.” ifadelerini kullandı.

187 kişi de Kütahya’daki yurtlara yerleştirildi

187 Türk vatandaşı, Almanya’nın Köln kentinden kalkan Türk Hava Yollarına ait uçakla Kütahya Zafer Havalimanı’na getirildi.

Uçaktan inenler sağlık kontrolünün ardından, polis ve AFAD ekipleri eşliğinde otobüslerle Kütahya kent merkezine taşındı.

Yoğun güvenlik önlemleri eşliğinde kente getirilen vatandaşlar, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Yerleşkesi’ndeki Gençlik ve Spor Bakanlığı Yesevi ve Dumlupınar yurtlarına yerleştirildi.

Polis ekipleri, binaların çevresinde güvenlik önlemi aldı.

Yurtta 14 gün gözlem altında tutulacak vatandaşların ihtiyaçları, Kütahya Valiliği, İl Sağlık Müdürlüğü, AFAD, Türk Kızılay ile Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünce karşılanacak.

Kosova’dan gelen 103 kişi Uşak’ta yurda yerleştirildi

Kosova’dan 103 Türk vatandaşını Türkiye’ye getirmek üzere kalkan Türk Hava Yollarına ait uçak, saat 23.30’da Uşak Havalimanı’na indi.

Uçakta ateşleri ölçüldükten sonra otobüslere bindirilen vatandaşlar, güvenlik önlemleri alındıktan sonra gözlem altında tutulacakları, Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı Latife Hanım Kredi ve Yurtlar Kurumu Öğrenci Yurduna götürüldü.

Havalimanı çıkışında otobüsteki vatandaşların Türk bayrakları salladığı görüldü.
Yurttaki tek kişilik odalara yerleştirilen Türk vatandaşlarının, 14 günlük karantina süreci tamamlanınca gidecekleri noktalara yönlendirileceği bildirildi.

Filistin ve İsrail’den 38 Türk vatandaşı Türkiye’ye getirildi

Filistin ve İsrail’den 38 Türk vatandaşını getiren THY’ye ait “Çukurova” isimli uçak, Ankara Esenboğa Havalimanı’na indi.

Uçağa ilk olarak sağlık görevlileri girdi ve işçi, öğrenci ve turistten oluşan yolcuların vücut ısılarını ölçtü. Yolcuların pasaportları, steril poşetlere konularak işlemlerin yapılması için görevlilere teslim edildi.

Pasaport kontrolü sonrasında yolcular apronda bekletilen minibüslerle 14 günlük karantina dönemini geçirecekleri Kredi Yurtlar Kurumunun Gölbaşı Yerleşkesi’ndeki yurtlara yerleştirilmek üzere hareket etti.

Çekya’dan getirilen vatandaşlar Karabük’te yurda yerleştirildi

Koronavirüs önlemleri kapsamında uçuşların iptal edilmesi nedeniyle Çekya’da mahsur kalan ve Türkiye’ye dönmek isteyen öğrenciler ile geçici süreliğine bu ülkede bulunanlar için Türk Hava Yolları (THY) özel uçuş gerçekleştirdi.

Büyük çoğunluğunu Erasmus öğrencilerinin oluşturduğu 107 yolcuyu taşıyan uçak, akşam Ankara Esenboğa Havaalanı’na indi.

Yolcular daha sonra apronda bekletilen otobüslerle karantina sürecini geçirecekleri Karabük’e polis araçları eşliğinde getirildi.

Kredi ve Yurtlar Kurumu İsmail Necati Efendi Yurdu’na yerleştirilen yolcular, 14 gün burada gözlem altında tutulacak.

Belçika’da geçici süre için bulunan ve Türk Hava Yollarına (THY) ait özel seferle yurda getirilen vatandaşlardan 245’i Gümüşhane’de karantinaya alındı.

Ahmet Ziyaüddin Gümüşhanevi Yurdu’na getirilen 245 yolcuyu AFAD, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü personeli ve polis ekiplerinden oluşan görevliler karşıladı.

Ateşleri ölçülüp kayıtları yapılan vatandaşlar odalarına yerleştirildi.

Yurt dışından getirilen vatandaşlar, burada 14 gün gözlem altında tutulacak.

Yurda dönen vatandaşlar mutlu

Yurt dışınan dönen vatandaşlardan Enis Benli, gazetecilere yaptığı açıklamada, işi dolayısıyla Belçika’ya gittiğini ancak COVID-19 salgınının ardından uçuşların iptali nedeniyle mahsur kaldığını söyledi.

Düzenlenen operasyonla yurda dönmenin mutluluğunu yaşadığını belirten Benli, “Yurdumuza döndüğümüz için çok mutluyuz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Burada çok güzel karşılandık.” dedi.

Ankara Üniversitesinde İtalyan Dili ve Edebiyatı okuyan Melis Temizgezek de Erasmus programı kapsamında İtalya’ya gittiğini ve Kovid-19 salgını nedeniyle programını iptal edip geri dönmek zorunda kaldığını söyledi.

Geri dönmek için Belçika’ya geçtiğini anlatan Temizgezek, yurda döndüğü için mutlu olduğunu belirtti.

Ukrayna’dan getirilen 298 Türk vatandaşı Manisa’daki yurtta karantinaya alındı

İzmir Adnan Menderes Havalimanı’na inen 298 Türk vatandaşı, dezenfekte edilmiş otobüslerle Gençlik ve Spor Bakanlığı Kredi Yurtlar Kurumunun Yunus Emre Öğrenci Yurdu’na transfer edildi.

Otobüslerden 5’erli gruplar halinde ve sosyal mesafeyi koruyarak inen yolcular, AFAD ve UMKE ekiplerinin yurt bahçesinde kurduğu çadırda sağlık kontrolünden geçirildi.

Ateşleri ölçülen, elleri dezenfekte edilen, eldiven verilen ve genel karantina kuralları anlatılan vatandaşlar, özel kıyafetli ekipler tarafından yurtta kalacakları odalara götürüldü.

Vatandaşlar, Manisa’daki yurtta 14 gün karantinada kalacak.

Ukrayna’dan gelen öğrencilerden Mert Cengiz Çevik, Türkiye’de çok iyi bir şekilde karşılandıklarını belirterek, “Başka bir ülkenin, vatandaşını bu kadar iyi karşılayacağını düşünmüyorum. Çünkü Türkiye vatandaşlarına hem çok iyi bir şekilde destek veriyor hem de önlemini en iyi şekilde alıyor. Bundan çok çok memnunuz.” dedi.

Odesa’da öğrenci olan Cem Sarıaslan da tahliyelerinin gayet başarılı geçtiğini dile getirerek, “Ülkemize teşekkür ediyoruz. Sağ olsunlar bizi iyi bir şekilde buraya getirdiler. Burada imkanlar güzel. Ukrayna’da sağlık çok kötü, hastanelerin hiçbiri çalışmıyor. Hasta alımını durdurdular, test kiti yok, tahlil yapılamıyor. O yüzden okullarımız tatil olduktan sonra evlerimizden hiç çıkmadık. En kısa zamanda ülkemize dönmek istedik.” diye konuştu.

Gündem

Akademisyen Ceren Damar’ın katili Hasan İsmail Hikmet ve babasının diyalogları şoke etti

Akademisyen Ceren Damar’ı hunharca katleden Hasan İsmail Hikmet ile babası Ömer Hikmet’in tutanaklara yansıyan tehdit dolu diyaloglarında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Lideri Devlet Bahçeli’ye yönelik sinkaflı ifadeleri ortaya çıktı. İkilinin, tehdit, hakaret dolu ifadeleri için takipsizlik kararı verildi

Published

on

By

Akademisyen Ceren Damar’ın katili Hasan İsmail Hikmet ve babasının diyalogları şoke etti
Reklamlar

Akademisyen Ceren Damar Şenel’in katili Hasan İsmail Hikmet ile babası Ömer Hikmet’in cezaevinde yaptıkları görüşmede Ceren Damar’ın babası Mustafa Damar başta olmak üzere yargılamayı yapan mahkeme heyeti, basın mensupları ve duruşmayı takip edenlere yönelik tehdit ve hakaret içeren sözleri tutanaklara geçmişti.

Katilin babası Ömer Hikmet 26 Şubat’ta, Ceren Damar’ı öldürmek suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan oğlu Hasan İsmail Hikmet’i, tutuklu olduğu Sincan 2 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda ziyaret etti.

Cezaevi yönetimi, baba ve oğlu arasında geçen diyalogların deşifre edildiği 12 sayfalık tutanağı, “delil niteliğinde olabileceği” gerekçesiyle ilgili birimlere göndermişti.

Tutanaklarda, Hasan İsmail Hikmet ile Ömer Hikmet’in birçok kişiye yönelik kullanılan hakaret ve tehdit içerikli sözleri basında yer buldu. Ancak ikilinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP lideri Devlet Bahçeli hakkında da hakaret içerikli ifadeler kullandığı ortaya çıktı. Görüşme tutanaklarıyla ilgili olarak; savcının nisan ayında takipsizlik kararı verdiği öğrenildi. 

Katil Hasan İsmail Hikmet ile babası Ömer Hikmet’in AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP lideri Devlet Bahçeli hakkında şu ifadeleri kullandığı ortaya çıktı.

Görüşme tutanakları 6. sayfadan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik

Hasan İsmail Hikmet: Tayyip hiçbir şey demedi, sustu.

Ömer Hikmet: Tabii canım Tayyip şimdi bitti. Suriye, Irak, Libya’da işe ortak çıkamıyor. O var ya ceketini alıp kaçacak.

Hasan İsmail Hikmet: Doğru bana da öyle geliyor.

Görüşme tutanakları 9. sayfadan MHP lideri Devlet Bahçeli’ye yönelik

Ömer Hikmet: (?) şimdi adam var ya kimseye bakmıyor. ‘Yeter ki zarar gelmesin bana’ diyor.  Kesin diyor adam ama ama ne Tayyip ne de Bahçeli ikisi de artık bitmiş.

Hasan İsmail Hikmet: Hıhı bitti ya Bahçeli bitti ya.

Ömer Hikmet: (?) g.berecek ş.refsiz (?) ımm şimdi sıkıntı yok yani biz iyiyiz Allah’a şükür.

Öte yandan tutanaklarda Hasan İsmail Hikmet ve babası Ömer Hikmet’in hakaretleri, sinkaflı küfürleri, tehditleri, merhume Ceren Damar’ın babası Mustafa Damar’ı tehdit etmek için telefonla arayacakları, öldürmek amacıyla evine baskın düzenleyecekleri, Damar’ın öldürülmesi için kafasını göstermesinin dahi yeterli olacağı gibi ifadeler göze çarptı. İkilinin diyaogları esnasında sık sık sık güldükleri, katil Hasan İsmail Hikmet’in, savunma sürecinde kullandığı stratejileriyle kamuoyunun büyük tepkisini çeken avukatı Vahit Bıçak’ın işlerinin durumunu sorması da göze çarptı.

NE OLMUŞTU?

Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Araştırma Görevlisi Ceren Damar Şenel, 2 Ocak 2019’da kopya çekerken yakaladığı öğrencisi Hasan İsmail Hikmet tarafından odasında öldürülmüştü. Damar’ı önce tabancayla vurup sonra 17 yerinden bıçaklayarak öldüren Hasan İsmail Hikmet, Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce 21 Şubat 2020’de, “Kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

Okumaya Devam Et

Gündem

Koronavirüs salgını sırasında uçak yolculuğu ne kadar güvenli?

Published

on

By

Koronavirüs salgını sırasında uçak yolculuğu ne kadar güvenli?
Reklamlar

Koronavirüs salgını sırasında dünya genelinde uçak yolculukları durma noktasına geldi. Nisan’daki düşüş, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 95 civarındaydı.

Bazı havayolu şirketleri hiç uçak kaldırmadı, bazıları ise tedarik zincirinin devamına katkıda bulunmak ve ne kadar olursa para kazanabilmek için kargo taşımacılığına yöneldi.

Uçuşlarını askıya alan birçok şirket şimdi yeniden seferlerine başlıyor. Easyjet, bu ayın başlarında uçuşlarına sınırlı sayıda seferle başladı. Ryanair Temmuz’dan itibaren uçuşlarının yüzde 40’ını başlatacağını söylüyor. Sınırlı sayıda sefer başlatan Air France ve Lufthansa da talebe göre uçuşlarını artırmayı umuyor.

İngiltere’de ise 8 Haziran’da alınan bir kararla, ülkeye giriş yapanların iki hafta süreyle kendilerini karantinaya alma zorunluluğu getirildi. Bu karar, uçak yolculuğu yapacak olanların durumunu zorlaştırdı.

Fakat hükümetin riskin düşük olduğu belli ülkeler için bu kuralı yakında kaldıracağı konuşuluyor. Böyle bir karar, insanların popüler turizm merkezlerine gidebilmelerini sağlayacak.

Peki yolcular, güvenli bir şekilde uçabilecek mi? Ya da enfeksiyon riski altında mı olacaklar?

İki arka ya da iki ön sıra kuralı

Covid-19, görece yeni bir virüs. Bu nedenle uçak yolcuları arasında virüsün nasıl yayılabileceğine dair yeterince veri yok. Ama daha önce solunum yolu hastalıklarının uçaklarda nasıl yayıldığına ilişkin yapılmış araştırmalar var.

ABD Hastalık Koruma ve Kontrol Merkezleri CDC, mevcut veriler ışığında ciddi enfeksiyonları bulunan kişilerin iki sıra önünde ve iki sıra arkasında oturan yolcuları izlemeye çalışıyor.

2018’de Atlanta’daki Emory Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmada yolcular ve mürettebatın uçak içindeki hareketleri temel alınarak bunun hastalığın bulaşmasına nasıl etkisi olduğuna bakıldı.

‘Bir metre uzaktakiler için sorun yok’

Bilgisayar modellemelerine dayandırılan araştırmada şu sonuca varıldı:

“Zerrecik yoluyla bulaşan solunum yolu hastalıklarında, hasta kişiden bir metre daha uzakta oturan kişilere hastalık bulaşmasıolası değil. Bu nedenle hastalığın bulaşma olasılığı bir ön ya da bir arka sırayla sınırlı.”

Buna tezat bir şekilde, aynı bilim insanları tarafından yapılan başka bir araştırmada, gerçek hayat koşullarında Sars ya da grip vakalarında, hastaların sadece yakınındakilere değil, uzakta oturan yolculara da virüs bulaştırabileceğine işaret ediyordu.

Uzmanlar buna şöyle bir açıklama getiriyor:

“Hasta olan yolculardan bazıları, hastalığı zerrecikleri soluyarak değil, havaalanında, uçağa binerken ya da uçaktan çıkarken veya mikroplu yerlere temas ederek kapmış olabilir.”

Simülasyonlar da kabin memurlarının uçak içinde farklı yerlere gittiği ve yolcularla yakın temasta bulunduğu için hastalık bulaştırabileceğine işaret ediyor ve hasta olan personelin uçmaması gerektiği belirtiliyor.

15 saatlik uçuşta iki hasta vardı, kimse koronavirüse yakalanmadı

Kanada kamu sağlığı yetkilileri, Guangzhou-Toronto seferini yapan bir uçakta iki yolcuda Covid-19 bulunduğunu ancak sonrasında başka bir hiçbir yolcunun hastalığa yakalanmadığını tespit ettiklerini söylüyor.

15 saat süren uçuşta 350 kişi vardı. Birçok kişi, kapalı bir alanda uzun süre oturma sonucu kaçınılmaz olarak hastalığın yayılabileceğini düşünse de Airbus’un baş mühendisi bunun doğru olmadığını söylüyor.

Airbus’un baş mühendisi: Uçaktaki hava çok temiz

Jean-Brice Dumont, modern uçakların hava çok temiz olacak şekilde tasarlandığını belirterek “Matematiksel olarak hava iki-üç dakikada bir yenileniyor. Bu, saatte 20-30 kere etrafınızdaki havanın tamamen yenilenmesi anlamına geliyor” diyor.

Normalde motor yoluyla uçağın dışından alınan hava, kabin içindeki dönüştürülmüş havayla karıştırılıyor. Sıcaklık ve nemi doğru seviyede tutmak için yeniden kullanılan dönüştürülmüş hava, hastanelerdekine benzer HEPA (Çok hassas hava filtresi) filtrelerinden geçiriliyor.

‘HEPA filtreleri koronavirüsü yakalıyor’

Covid 19’un çapı yaklaşık 125 nanometre (bir nanometre, metrenin bir milyarda biri) ve HEPA filtrelerinin parçacık yakalama kapasitesi içinde. Bu filtreler 10 nanometre ve daha büyük parçacıkları tutabiliyor.

Dumont şöyle diyor:

“HEPA filtrelerinin standardı var. Ticari havacılıkta en yüksek standartlar söz konusu. Covid-19 büyüklüğündeki küçük parçacıkların yüzde 99,97’sini filtreliyorlar. Havanın akış yönü de enfeksiyon riskini asgariye indirecek şekilde tasarlanmıştır.

“Hava dikey olarak hareket ediyor. Başınızın üzerinden verilen hava ayaklarınızın altından boşaltılıyor. Bu da havadaki herhangi bir şeyin yayılma seviyesini azaltıyor. Yani birinci sırada oturan bir yolcu 20’nci sıradaki bir yolcuya hastalık bulaştıramaz.”

Peki bu yeterli mi?

Havanın yukarıdan aşağı olan hareketi yerinden kalkan yolcular ya da kabin görevlileri tarafından bozulabilir. Böylece havayla taşınan partiküllerin yolu değişebilir.

Leicester Üniversitesi’nden virolog Dr. Julian Tang, HEPA filtreleri işe yarasa da tüm Covid-19 zerreciklerini ya da parçacıkları yakalamayabileceğini söylüyor. Dr. Tang, sonuçları bu ay yayımlanan, Covid-19’un kapalı alanlarda yayılmasını azaltma riskinin incelendiği bir araştırmada görev aldı.

‘Filtrelere sadece büyük hava akımlarında işe yarar’

Tang şunları söylüyor:

“Filtreleme, sadece büyük hava akımlarında işe yarar. Uçak yolculuğu sırasında hastalıkların çoğu, yakın mesafeden yüz yüze temas yoluyla geçiyor. Uçak tren ve otobüslerde dikkat etmeniz gereken şey, yakın mesafeden parçacık solumamaktır. En büyük risk budur.”

‘Uzakta olmak riski azaltmaz. Zerrecikler 16 metre uzağa gidebilir’

Dr. Tang, uzakta olmanın da riski azaltmadığına dikkat çekerek şöyle devam ediyor:

“Covid-19’un havada ne kadar kaldığı bir dizi faktöre bağlı. Bu, insanlara, enfeksiyonunuzun durumuna bağlı. Tüm zerreciklerin iki metre çapında bir alana düşeceğini söyleyemezsiniz. Bazı küçük zerrecikler havada asılı kalıp 16 metre kadar uzağa gidebiliyor ve bunların hepsi virüs taşıyabilir” diyor.

Ancak Jean-Brice Dumont, maske takmak, dirseğe öksürmek ya da hapşırmak gibi basit önlemlerin riski asgariye indirebileceğini vurguluyor, yolculardan mutlaka maske takmalarını istediklerini hatırlatıyor.

‘Uçakta fiziksel mesafe gerekli değil’

Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA)’nın emniyetten sorumlu başkan yardımcısı Nick Careen ise uçakta fiziksel mesafenin gerekli olmadığını söylüyor. Careen, asıl önemli olan şeyin kabinin sık sık ve iyice temizlenmesi ve yolcuların belli bir alanda toplanmasının önlenmesi olduğunu söylüyor ve bunun tuvalet için kuyruğa girilmesinin yasaklanmasını da içerebileceğini belirtiyor.

Virolog Dr. Tang bunu reddediyor ve “Sorun şu: Örneğin ekonomi sınıfında bir kişinin 60 santimetre yakınında oturuyorsunuz. Bu kişi öksürüp hapşırıyor. Bu zerrecik filtrelemesistemine ulaşamadan size gelebilir” diyor.

Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) havayolu şirketleri ve havalimanları için riski azaltmaya yönelik bir dizi kural belirledi. Bu kurallar bagaj tesliminden itibaren yolculuğun her aşamasını kapsıyor.

Uçak yolculuğu için tavsiyeler

İngiltere Hükümeti, bunları temel alarak bir genelge yayımladı:

  • Tüm bagajlar içeri verilmeli
  • Yolcular havaalanında ve uçakta maske takmalı
  • Personelle yüz yüze temastan asgariye indirilmeli
  • Yolcular, mümkün olduğu kadar yerlerinden kalkmamalı
  • Kabin memurları yolcuların tuvalet önünde toplanmasını ya da sıra olmasını önlemeli

Dr. Tang: Ben uçağa binerim

IATA’dan Nick Green enfeksiyonu önlemenin tek bir sihirli yolu olmadığını söyllerken Dr. Tang, kendisinin bazı önlemler alarak uçağa binebileceğini belirtiyor ve “Uçağa binersem maske takarım. Yüzde yüz olmasa bile bir dereceye kadar korunmuş olurum” diyor.

Kaynak: BBC Türkçe

Okumaya Devam Et

Gündem

12 yaşındaki Orhan: Kolonyanın yandığını yanarak öğrendim

Erzincan’da üzerine kolonya döküp çakmağı çakınca alevler içinde kalan 12 yaşındaki Orhan K., yaralandı. Vücudunda ikinci ve üçüncü derece yanıklar oluşan Orhan K., kolonyanın yanıp yanmayacağını merak ettiği için çakmağı çaktığını belirterek, “Kolonyanın yandığını yanarak öğrendim” dedi.

Published

on

By

12 yaşındaki Orhan: Kolonyanın yandığını yanarak öğrendim
Reklamlar

Erzincan’da oturan Altun K.’nin 5 çocuğundan en küçüğü olan Orhan K., evde tek başına oturduğu sırada üzerine kolonya döktü. Kolonyanın yanıp, yanmayacağını merak eden Orhan K., mutfaktan aldığı çakmağı yakınca bir anda alevler içinde kaldı. Yanan kıyafetlerini çıkaramayan Orhan K., koşarak dışarı çıkıp bahçede oturan annesi ve yakınlarından yardım istedi. Gördükleri manzara karşısında şaşkına dönen anne ve yakınları bir anda ne yapacaklarını şaşırdı. Küçük çocuğun dayısı Cemal Bayram, yeğeninin üzerinde yanan kıyafetleri çıkartarak kurtardı.

Ambulansla Binali Yıldırım Üniversitesi Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Orhan K., yapılan ilk müdahalenin ardından sevk edildiği Erzurum Şehir Hastanesi Yanık Merkezi’nde tedaviye alındı.

‘Benim yaptığımı kimse yapmasın’

İzzetpaşa Ortaokulu 5’inci sınıf öğrencisi Orhan K.’nın sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi. Vücudunda iki ve üçüncü derece yanıklar bulunan Orhan K., “Evde elimi yüzümü yıkadıktan sonra üzerime kolonya döktüm. Sonra bunun yanıp yanmayacağını merak ettim. Mutfaktan aldığım çakmağı yakınca alevler içinde kaldım. Söndürmeye çalıştım ama söndüremedim. Bağırarak dışarı çıkıp bahçede oturan annemlerden yardım istedim. Dayım üzerimdeki kıyafetleri çıkardı. Ama canım çok yandı. Kolonyanın yandığını yanarak öğrendim. Benim yaptığımı kimse yapmasın” diye konuştu.

Okumaya Devam Et

En Çok Okunanlar