Connect with us

Bilim ve Teknoloji

Twitter’a yeni konuşma ayarları geldi

Twitter, yeni güncelleme ile konuşma ayarlarını detaylandırdı. Şirkete göre yeni özellikle istenmeyen yanıtların anlamlı sohbetlerin önüne geçmemesi engellenecek.

Published

on

Reklamlar

Twitter, mayıs ayından bu yana test ettiği ve atılan tweetlere cevap verebilecek kişileri belirlemeyi sağlayan özelliğini tüm kullanıcılarına sunmaya başladı. Böylece tüm kullanıcılar tweetlerine kimlerin cevap verebileceğini paylaşım yapmadan önce seçebilecek. Buna göre kullanıcılar, ‘herkes, takip ettiğin kişiler ve yalnızca bahsettiğin kişiler’ şeklindeki üç seçenek arasından seçim yapabilecek. Bundan önce tek seçenek ‘herkes’ olarak görünüyordu.

Twitter Ürün Yönetim Müdürü Suzanne Xie, yeni güncellemeyle ilgili şu sözleri kaydetti:

Ürün Yönetim Müdürü Suzanne Xie yaptığı açıklamada, “Tweetiniz sizin alanınız demek, bu nedenle insanların başlattıkları sohbetler üzerinde daha fazla kontrol sağlamaları için yeni ayarları test ediyoruz. Bazen insanlar kimin cevap verebileceğini seçebildikleri zaman neler olduğu hakkında daha rahat konuşurlar. İnsanların bu ayarları daha önce gerçek anlamda mümkün olmayan sohbetleri gerçekleştirmek için kullandıklarını gördük. Bugünden itibaren istenmeyen yanıtların anlamlı sohbetlerin önüne geçmemesi için bu ayarları herkes kullanabilecek.” dedi

Yeni konuşma ayarları nasıl çalışıyor

Tweet atmadan önce, üç seçenekle kimin yanıt verebileceğini seçin:

1) herkes (standart Twitter ve varsayılan ayar),

2) sadece takip ettiğiniz insanlar veya

3) sadece bahsettiğiniz insanlar. Son iki ayara sahip Tweetler etiketlenecek ve yanıt veremeyen kişiler için yanıtla simgesi grileşecek.

Yanıt veremeyen kişiler yine de bu Tweetleri görüntüleyebilecek, Retweetleyebilecek, Yorum ile Retweetleyebilecek, paylaşabilecek ve beğenebilecek.

Advertisement
Yorum Yapmak İçin Tıklayınız

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilim ve Teknoloji

Klonlanan ilk Przewalski atı doğdu

ABD’de doğan Przewalski yaban atının 40 sene önce dondurularak saklanan genetik materyalinden klonlama sonucu dünyaya getirildi.

Published

on

Klonlanan ilk Przewalski atı doğdu
Reklamlar

ABD’nin Teksas eyaletinde doğan Kurt isimli sevimli tay, erkek Przewalski yaban atının 40 sene önce dondurularak saklanan genetik materyalinden klonlama sonucu dünyaya getirildi.

Kurt, başarılı bir şekilde klonlanan ilk Przewalski atı oldu.

Dünyada sayısı sadece 2 bin olan Przewalski atı, yok olma tehlikesi altında, hepsi ise 12 hayvanın soyundan geldikleri için akrabadır.

Eskiden Orta Asya’da yaşayan bu tür yabani at, son olarak 1969 yılında vahşi doğada görüldü. Günümüzde yaşayan atların tümü esaret koşulları altında doğdu.

Okumaya Devam Et

Bilim ve Teknoloji

Yıldırım çarpan iki zürafa, boy uzunluğunun riski artırdığını gösterdi

Doğa koruma uzmanı Ciska P. J. Scheijen, uzun boyları nedeniyle zürafaların yıldırım çarpmalarına daha fazla maruz kaldığını açıkladı

Published

on

Yıldırım çarpan iki zürafa, boy uzunluğunun riski artırdığını gösterdi
Reklamlar

Güney Afrika’daki Rockwood Tabiat Koruma Alanı’ndan doğa koruma uzmanı Ciska P. J. Scheijen, uzun boyları nedeniyle zürafaların yıldırım çarpmalarına daha fazla maruz kalıp kalmadığını merak etti.

Hakemli bilim dergisi the African Journal of Ecology’de yayımlanan makalesinde Scheijen, çalıştığı parkta düzenli olarak izlediği iki zürafanın yakın zaman önce bir yıldırım çarpması sonucunda öldüğünü yazdı.

Scheijen, zürafalardan yalnızca birinin, 5 yaşındaki bir dişinin doğrudan çarpıldığını belirtti. Buna göre yıldırım, dişinin “ossicone” ismi verilen, boynuz benzeri kafa çıkıntılarından birini kopardı ve hayvanın cansız bedeni yere serildi.

Cesedi çok uzakta olmayan 4 yaşındaki diğer zürafa ise yıldırımın yan kollarından biri ya da elektriğin yerden iletilmesi nedeniyle öldü. Ölen iki hayvan, tabiat koruma alanında yaşayan 8 zürafanın bulunduğu sürüde yer alıyordu.

Okumaya Devam Et

Bilim ve Teknoloji

“Yetersiz uyku yaşam sevincini yok ediyor”

Yeni bir araştırmaya göre yetersiz uyku insanların stresli olaylar karşısında duygusal davranmasına yol açıyor.

Published

on

"Yetersiz uyku yaşam sevincini yok ediyor"
Reklamlar

Kanada’daki British Columbia Üniversitesinin yaptığı yeni bir araştırma, yeterince uyumamanın insanların ertesi günkü stresli olaylara yaklaşımında daha fazla duygusal davranmasına ve olumlu meselelerde de yeterince keyif almamasına yol açtığını ortaya çıkardı.

Psikolog Nancy Sin öncülüğünde gerçekleştirilen araştırmada, uyku seviyesinin günlük yaşamda gerek stresli gerekse olumlu olaylardaki etkisi ölçüldü.

Sin, “İnsanlar birbirlerine sarılmak ya da doğada zaman geçirmek gibi olumlu bir şey deneyimlediklerinde genelde o gün daha mutlu hissederler. Ancak elde ettiğimiz bulgulara göre, kişiler normal seviyelerinden daha az uyuduklarında olumlu olaylardan gelen olumlu duygularda pek bir artış gözlenmedi” dedi.

“Olumlu duygularda çok daha fazla kayıp yaşanıyor”

Independent Türkçe’nin aktardığına göre, araştırmaya katılan insanlar bununla birlikte, günlük yaşamlarında tartışmalar, sosyal ortamlarında gerilimler, iş ve aile stresi ya da ayrımcılığa uğramak gibi bir dizi olay bildirdi. Katılımcılar normalden daha az uyuduklarında bu stresli olaylar karşısında içlerindeki olumlu duygularda çok daha fazla kayıp yaşandığını söyledi.

Yetersiz uyku sonrasında sıkıntı yaratan hadiseler karşısında duygusal tepkilerin yanı sıra bu sürecin sağlık üzerinde de birtakım etkilerinin olduğu belirtiliyor.

Sin ve ekibi daha önceki araştırmalarında, stres karşısında olumlu duyguları sürdürememenin insanları iltihaplanma, hatta erken ölüm riskiyle karşı karşıya bıraktığı sonucuna ulaşmıştı.

İyi bir gece uykusu için tavsiye edilen süre en az 7 saattir ancak üç yetişkinden biri bunu yapmıyor” diyen Sin şöyle devam etti:

“Çok sayıda araştırma, yetersiz uykunun zihinsel bozukluklar, kronik sağlık sorunları ve erken ölüm riskini artırdığını göstermiştir. Yürüttüğüm çalışma bu kanıta ek olarak, uyku süresinde geceden geceye küçük dalgalanmaların bile insanların günlük yaşamlarındaki olaylara nasıl tepki verdiklerini etkileyebileceğini gösteriyor.”

Okumaya Devam Et

En Çok Okunanlar