Connect with us

Gündem

Prof. Balcı açıkladı: “Türkiye’de tarikatların elinde 1 milyon çocuk var!”

Prof. Dr. Balcı, araştırmasının sonucunu paylaştı: “Sadece İstanbul’da 448 tekke var. Bir milyon civarında çocuk tarikatların elinde.”

Published

on

Tarikat
Reklamlar

Prof. Dr. Esengül Balcı, Türkiye’de belli başlı 30 tarikat silsilesi ve bunların 400 kolu bulunduğunu belirterek, “Sadece İstanbul’da 448 tekke faaliyetlerini açıktan sürdürüyor” ifadelerini kullandı. Yaptığı araştırmanın sonucunu paylaşan Balcı, “Türkiye’de bir milyon civarında çocuğun tarikatların elinde olduğu sonucuna ulaştık” dedi.

Tarikat araştırması nedeniyle hakkında inceleme başlatılan Prof. Dr. Esergül Balcı, ‘Türkiye’de bir milyon civarında çocuğun tarikatların elinde olduğunu’ söyledi.

Cumhuriyet’ten İpek Özbey’e konuşan Balcı, “Türkiye’deki tarikatlar aslında Soğuk Savaş artığı yapılar. Komünizmle mücadele için desteklenmiş, daha sonra para ve menfaat ilişkileriyle palazlanmış karanlık organizasyonlar” ifadelerini kullandı.

Tarikatların parasal kaynağına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Balcı, “Önceleri hac, umre, bağış, fitre, zekât ve kurban derisi gibi gelirleri varken, artık kamudan beslenen devasa holdinglere dönüştüler. Özellikle herkesin bildiği gibi eğitim ve sağlık alanını tercih etmiş durumdalar” diye konuştu.

Tarikatların siyasetle hep iç içe olduklarını vurgulayan Balcı, “Kuruluş amaçları bu diyebiliriz. Osmanlı’dan bugüne tarikatlar devlet örgütlenmesi içinde etkin konuma gelmek için içeriden ve dışarıdan her türlü desteği aldılar. Asıl amaçları buydu” dedi.

“Siyasi ilişkilerini kullanarak mezun olan gençleri kamuya monte ettiler”

‘Kamuya nasıl sızdılar?’ sorusuna yanıt veren Balcı, “Yoksul öğrencileri ve gençleri ağlarına düşürdüler. Özellikle büyük şehirlerde okumak zorunda olan ancak parası olmayan gençleri topladılar. Yurt ve burs olanakları sağladılar. Mezun olanları da siyasi ilişkilerini kullanarak kamuya monte ettiler” ifadelerini kullandı.

“Büyük çoğunluğu yoksul ailelerin çocukları”

Türkiye’de aşağı yukarı kaç çocuk tarikatların elinde?” sorusunu Balcı, şöyle yanıtladı: “Yaptığımız araştırmaya göre, Türkiye’de bir milyon civarında çocuğun tarikatların elinde olduğu sonucuna ulaştık. Çoğunluğu yoksul ailelerden geliyor. Çaresizler. Özellikle büyük şehirlerin varoşlarında yaşayan, kırsaldan gelen, dinsel ve geleneksel değerlerle çocuklarını koruyabileceğini zanneden ailelerin çocukları.”

 

“Hangi saiklerle tarikatlara veriliyorlar?” sorusuna Balcı, “Öncelik ekonomi” yanıtını verdi. Balcı, şöyle devam etti:

“Kalabalık ailesinin karnını zar zor doyuran ebeveynler çocuklarını tarikata verince, bir boğaz eksiltmiş oluyor. Sonra ‘Oğlum-kızım büyükşehirde kapılıp gider, kötü yola düşer, dininde imanında büyüsün’ diye düşünenler var. Bir de geldikleri çevredeki hemşerilerinin yönlendirmesi söz konusu. Bu insanlar kentte tutunamamanın ezikliğini ve ekonomik yetersizliklerinin sıkıntısını ‘hiç değilse çocuğumuz parasız eğitiliyor’ düşüncesiyle azaltmaktadırlar. Bu durum bir yerde ‘çaresizliğin çaresi’ halini almıştır.”

“Eğitimlerin çoğu Arapça ve Kürtçe” diyen Balcı, “Tavizsiz bir itaat ve metafizik bir hayal âlemiyle soslanmış eğitim veriliyor. Hiçbir bilimsel ve rasyonel öğenin bu eğitimde yeri yok. Hiçbir şey sorgulanamaz. Peygamberlere özgü mucizeleri olduğunu iddia ediyorlar. Sohbetlerde çocuklara anlatılan ya da izlettirilen propagandalarla bu durum perçinleniyor. Dinimiz gerçekleri ile ilgisiz bir eğitim” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’de belli başlı 30 tarikat ve bunların 400 kadar  kolu var”

Türkiye’de belli başlı 30 tarikat silsilesi ve bunların 400 kolu bulunduğunu belirten Balcı, “Sadece İstanbul’da 448 tekke faaliyetlerini açıktan sürdürüyor. Çoğunluğu İstanbul, Siirt, Diyarbakır, Mardin, Adıyaman, Batman, Van, Hakkâri, Şırnak, Ağrı, Muş, Bitlis, Gaziantep ve Şanlıurfa olmak üzere 800’ün üzerinde faal medrese var. Üstelik büyük şehirlerde kaç apartman medresesinin faaliyette olduğu bilinemiyor” dedi.

Advertisement
Yorum Yapmak İçin Tıklayınız

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Yavuz Bingöl: Yandaşlık kötü bir şey değil

Yandaşlığın kötü bir şey olmadığını belirten Bingöl, “Ben bir partili değilim. Bunun yandaşlık olarak algılanması doğru değil” dedi.

Published

on

By

Reklamlar

Yavuz Bingöl, konuk olduğu programda ‘yandaş’ eleştirilerine yanıt verdi. Yandaşlığın kötü bir şey olmadığını belirten Bingöl, “Ben bir partili değilim. Bunun yandaşlık olarak algılanması doğru değil” dedi.

Türkücü Yavuz Bingöl, TV100’de Okan Bayülgen’in sunduğu ‘Nokta’ programına konuk oldu. Bingöl, programda “Yandaşlık kötü bir şey değil mi?” sorusuna yanıt verdi.

Bingöl, “Bence yandaşlık kötü bir şey değil. Her partinin kendi yandaşı yok mu? Onlar da yandaş sonuçta. Ben bir partili değilim. Bunun yandaşlık olarak algılanması doğru değil. Ben ülkenin sorunlarıyla birebir ilgilenen birisiyim. Özellikle sol sendikalar, dergiler, gazeteler ve radyolar benim 30 yıllık emeğimin hakkını asla ödeyemez. Ben çok sayıda dayanışma konserine gitmiş bir insanım. CHP’li bir belediye İbrahim Tatlıses ve Tarkan’ın konser ücretinde indirim yapması için benden yardım istedi” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Yavuz Bingöl’ün yandaş eleştirilerine verdiği yanıt sosyal medyada gündem oldu.

Okumaya Devam Et

Gündem

FinCEN belgeleri TBMM gündeminde: Rüşvet alanlar kimler?

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, ülkeler arasındaki kara para trafiği ve bankaların bu trafikteki rolünü ortaya çıkaran ABD Hazinesi’ne bağlı Mali Suçları Araştırma Ağı’na(FinCEN) ait belgelere ilişkin TBMM Başkanlığı’na soru önergesi verdi.

Published

on

By

Reklamlar

Ülkeler arası para trafiği ve bankaların bu trafikteki rolünü ortaya çıkaran FinCEN belgeleri dünya gündeminde büyük yankı yarattı.

ABD Hazinesi’ne bağlı Mali Suçları Araştırma Ağı’na (FinCEN) ait belgeler tüm dünyada 2 trilyon dolarlık para transferi yapan 20 isme işaret ederken, bu isimlerden biriside Türkiye’de sıklıkla rüşvet haberleriyle gündem olan Rıza Sarraf. Belgelere göre kara para trafiğinin Türkiye hattında 20 milyar dolarlık bir trafik mevcutken, bu para ticaretinde 800 milyon dolar da rüşvet dağıtılmış.

RÜŞVET BELGELERİ İSTENDİ Mİ?

Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın yazılı olarak cevaplandırması istemiyle Meclis Başkanlığı’na önerge sunan CHP’li Ali Öztunç, “Türkiye, 800 milyon dolarlık rüşvet belgelerini istemiş midir?” sorusunu yöneltti.

Öztunç’un önergesi ve kamuoyu adına yanıt beklediği sorular şu şekilde:

* Türkiye, ABD Hazinesi’ne bağlı Mali Suçları Araştırma Ağı’ndan (FinCEN) 20 milyar dolarlık para aklama ve 800 milyon dolarlık rüşvet belgelerini istemiş midir?

* İstemiş ise bu konuda ne tür bir işlem yapmayı düşünüyorsunuz? İstememiş ise neden istenmemiştir?

* FİNcen’in açıkladığı belgelerde isimleri geçen kişi ve kuruluşlar hakkında MASAK herhangi bir çalışma yapmış mıdır?

* Para trafiğine aracılık eden ve rüşvet alanlar kimlerdir? Bu kişiler arasında devlet kademesinde görev yapmış veya hala görevde olan bakan ve bürokrat var mıdır?

Okumaya Devam Et

Gündem

Alacağı için çocukları kaçırıp, plastik kelepçeyle pencere demirine bağladı

Ali B. borcunu ödemeyen akrabasının iki çocuğunu kaçırdı. 6 ve 8 yaşlarındaki çocukların ellerini plastik kelepçeyle pencere demirine bağlayan adam, çocukların saçlarını da jiletle kazıyıp fotoğrafları babalarına yolladı.

Published

on

By

Reklamlar

Adana’nın Seyhan ilçesine bağlı Sümer Mahallesi’nde 18 Eylül günü iddiaya göre Ali B. (35), borç verdiği kuzeni S.Ş.’nin (33) eşi B.Ş.’den (36) 7 bin 150 TL’den parayı geri istedi. Parayı vermeyen B.Ş., Ali B. tarafından önce 13 bin TL daha sonra 17 bin TL ve 27 bin TL´lik senetlere imza atmaya zorlandı.

B.Ş.’nin senetleri imzalamayı reddetmesi üzerine öfkelenen Ali B., akşamüstü evlerinin önünde oyun oynayan H.Ş. (8) ve Ç.Ş.’yi (6) kandırarak evine götürdü. Ali B., evinde rehin tuttuğu çocukların saçlarını jiletle kazıdıktan sonra ellerini plastik kelepçeyle pencere demirine bağladı. Aileye gözdağı vermek amacıyla çocukların fotoğrafını çeken Ali B., fotoğrafları B.Ş.’ye yolladıktan sonra çocukları serbest bıraktı.

REHİN ALDI

B.Ş.’den kredi çekip, borcunu ödemesini isteyen Ali B., olumsuz yanıt alınca 21 Eylül’de kaçırıldı. Eşinin rehin tutulduğunu öğrenen S.Ş., durumu polise bildirdi. İhbar sonrası emniyet ekipleri, Ali B.’nin evine düzenlediği operasyonda B.Ş.’yi kurtardı ve olaya karıştığı öne sürülen Erdal A.’yı da yakaladı.

TEHDİT ETTİ

Yaşadıklarını anlatan B.Ş., çocuklarını zorla alıkoyan Ali B.´nin kendisine fotoğraflar çekip attığını belirterek, “Çocuklarımın ellerini iple bağlayıp telefonuma fotoğraflarını attı. ‘Ben milletin parasını yemeyi severim, tefeciyim’ dedi. Çocuklarım aşağıda oynarken evine çağırmış. Çocuklarımın saçlarını jiletle kesmiş. Ellerini bağlamış. Bu zamana kadar kavga olmasın, diye hep alttan aldım. Yaptığı her şeye göz yumduk. 15 gün önce beni de evine götürüp saçlarımı jilete vurdu” dedi.

ZORLA TUTUYORDU

S.Ş. ise Ali B.’nin kendilerini devamlı tehdit ettiği için çok korktuğunu belirterek, “‘Ben senin akrabanım. Neden böyle yapıyorsun?’ dedim. ‘Ben faize para vermiyorum’ dedi. Böyle demesine rağmen parayı hep yükseltti. Kaçmamızdan korkuyordu. Bize `Hadi kaçtınız, sizi bulamadım, ne olacak?´ deyip gece 4´e kadar evde kontrol altında tutuyordu” diye konuştu.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Ali B. ile kendisine yardım eden Erdal A., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Okumaya Devam Et

En Çok Okunanlar