Connect with us

Yaşam

Özdemir Erdoğan: Zeki Müren kötü örnek oldu, bir paşa çıkıp da ‘Madam demelisiniz’ demedi

Sanatçı Özdemir Erdoğan, konuk olduğu bir programda Zeki Müren hakkında “Zeki Müren özel hayatı nedeniyle kötü örnek oldu. Bir paşa çıkıp da ‘Madam demelisiniz’ demedi” açıklamasını yaptı.

Published

on

Özdemir Erdoğan: Zeki Müren kötü örnek oldu, bir paşa çıkıp da ‘Madam demelisiniz’ demedi
Reklamlar

Sanatçı Özdemir Erdoğan, katıldığı bir programda Zeki Müren’e dair açıklamalarda bulundu.

“Zeki Müren 1952 senesinde sahneye çıktığı vakit, smokiniyle 1. sınıf şarkı söyleyen biriydi. Sesi de pırlanta gibiydi” diyen Erdoğan, Müren’in ‘özel hayatı nedeniyle kötü örnek olduğunu’ iddia ederek şunları söyledi:

“Zeki Müren özel hayatı sebebiyle 60’ların sonunda kötü şarkı söylemeye başladı ve kötü örnek oldu. Bu adama ‘Paşa’ dediler. Bir paşa da çıkıp, ‘Buna madam deyin ama ‘paşa’ demeyin’ demedi. Böyle bir şey olur mu? Zeki Müren rol model oldu. Sonra bir sürü kötü örnekleri çıktı. Elton John hiçbir zaman böyle pespayelik yapmadı. Piyanosunun başına oturdu, adam gibi çıktı ve şarkı söyledi.”

Özdemir Erdoğan’ın Müren hakkında yıllar sonraki eleştirileri, sosyal medyada tepki çekti.

Zeki Müren Kimdir? – Zeki Müren Hayatı ve Biyografisi

Zeki Müren (6 Aralık 1931 – 24 Eylül 1996), Türk şarkıcı, besteci, söz yazarı, oyuncu ve şair.

Bursa’nın Hisar semtinde, Ortapazar Caddesi’ndeki 30 numaralı ahşap evde aya ve Hayriye Müren çiftinin tek çocuğu olarak dünyaya geldi.Ailesi Üsküp’ten Bursa’ya göç etmişti. Babası kereste tüccarıydı. Ufak tefek ve çelimsiz bir çocuktu. 11 yaşında Bursa’da sünnet oldu.

İlkokulu Bursa Osmangazi İlkokulunda (sonradan Tophane İlkokulu ve Alkıncı İlkokulu) okudu. Henüz ilkokuldayken yeteneği öğretmenleri tarafından keşfedildi ve müzikli okul müsamerelerinde baş rolleri oynamaya başladı. Hayatındaki ilk rolü, bu müsamerelerden birindeki çoban rolüdür.

Ortaokulu yine Bursa’da, Tahtakale’deki 2. Ortaokulda tamamladı. Ortaokulu bitirdikten sonra babasına İstanbul’a gitme arzusunda olduğunu açıkladı ve onun da onayıyla İstanbul Boğaziçi Lisesine yazıldı. Bu okulu birincilikle bitirdi. Olgunluk imtihanlarını pekiyi dereceyle verip İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisine (şimdiki Mimar Sinan Üniversitesi) girdi.üksek Süsleme Bölümü Sabih Gözen atölyesinden mezun oldu. Desen çalışmalarını öğrencilik yıllarından başlayarak pek çok kez sergiledi.

Zeki Müren, Bursa’da tamburi İzzet Gerçeker’den aldığı solfej ve usul dersleriyle musiki bilgileri öğrenmeye başladı. 1949’da, Boğaziçi Lisesi’nde okurken sinema yönetmeni ve yazar Arşavir Alyanak’ın babası Agopos Efendi ile birbaşka hocası Udi Krikor’dan aldığı derslerle de musiki eğitimini sürdürdü. Daha sonra fasıl musikisini iyi bilen ve geniş bir repertuvarı olan Şerif İçli’den çeşitli eserler meşk etti; Refik Fersan’dan, Sadi Işılay’dan, Kadri Şençalar’dan faydalandı.

1950 yılında henüz üniversite öğrencisiyken TRT İstanbul Radyosunun açtığı ve 186 adayın katıldığı solist sınavını birincilikle kazandı. 1 Ocak 1951’de, İstanbul Radyosunda canlı olarak yayımlanan bir programda ilk radyo konserini verdi ve bu konseri çok beğenildi. Bu konserde kendisine eşlik eden saz ekibi Hakkı Derman, Serif İçli, Şükrü Tunar, Refik Fersan ve Necdet Gezen’den oluşuyordu.

Konserden sonra Hamiyet Yüceses stüdyoyu arayarak kendisini tebrik etti. O yıllarda TRT Ankara Radyosu Anadolu’da en çok dinlenen radyo idi ve İstanbul Radyosu Anadolu’dan net olarak dinlenemiyordu. Aynı hafta klarnet sanatçısı Şükrü Tunar Müren’i Yeşilköy’deki kendisine ait plak fabrikasına götürerek yine kendi eseri olan “Muhabbet Kuşu” şarkısını plağa doldurttu. Bu plak sayesinde Müren tüm Anadolu’da tanındı.

Zeki Müren, bu başarılı ilk konserden ve plak çalışmasından sonra Türkiye radyolarında düzenli olarak eserler seslendirmeye başladı. Radyo programları on beş yıl sürdü, bunların çoğu canlı yayın programlarıydı. Müren bundan sonra kendini daha çok sahne ve plak çalışmalarına verdi. İlk sahne konserini 26 Mayıs 1955 tarihinde verdi. Genellikle kendi dizayn ettiği sahne kıyafetlerini giyiyordu. Saz heyetine tek tip kıyafet giydirmek ve T podyum kullanmak gibi çeşitli yenilikler getirdi.

Maksim Gazinosu sahnelerinde aralıksız 11 yıl Behiye Aksoy ile dönüşümlü olarak sahne aldı. 1976’da Londra’daki Royal Albert Hall’da konser vererek bu mekânda sahne alan ilk Türk sanatçı oldu.

Zeki Müren 600’ü aşkın plak ve kaset doldurdu. Plağa okuduğu ilk şarkı Şükrü Tunar’ın “Bir Muhabbet Kuşu” güfteli şarkısıdır. Müren 1955’te “Manolyam” adlı şarkısıyla Türkiye’de ilk kez verilen Altın Plak Ödülü’nü kazandı. 1991 yılında Devlet Sanatçısı seçildi.

300 dolayında şarkı besteledi. On yedi yaşındayken bestelediği “Zehretme hayatı bana cânânım” mısrasıyla başlayan acemkürdi şarkı bestelediği ilk şarkıdır. “Şimdi Uzaklardasın” (suzinâk), “Manolyam” (kürdilihicazkâr), “Bir Demet Yasemen”, “Gözlerinin İçine Başka Hayal Girmesin” (nihavend) güfteli, “Elbet Bir Gün Buluşacağız” gibi şarkıları sık sık okunan, en sevilen şarkılarıdır. Zeki Müren bu şarkıları plaklara da okumuştur.

Zeki Müren hayatı boyunca hiç evlenmedi. 1950’lerin Türkiye’sinde alışılmış kalıpları zorlayan elbiseleri ve sahne davranışı ile halkın ilgisini sürekli olarak üstünde tutmayı başardı. Mesleğe başladığı ilk yıllarda daha sıradan kıyafetler ve saç stilleri taşımasına rağmen ileriki yıllarda kadınsı kıyafetler, saç modelleri ve makyajı ile sahnelerde yer aldı. Kendisi hiçbir zaman cinsel yönelimi ile ilgili bir açıklama yapmadı ve zaman zaman adı kadınlarla anıldı ancak genel kanaat eşcinsel olduğu yönünde idi.

Kurallı ve ağdalı bir Türkçe konuşmaya özen göstermesi ile bilinir. “Müziğin Paşası” olarak anılması, 1969’da Aspendos konserinden sonra ilk defa Antalya halkının kendisi için kullanmasıyla başlamıştır. Kendisi, bu şekilde anılmaktan memnun olmakla birlikte neden uygun görüldüğünü bilmediğini açıklamıştır.

Askerliğini 1957-1958 yıllarında yedek subay olarak Ankara Piyade Okulu (6 ay), İstanbul Harbiye Temsil Bürosu (6 ay) ve Çankırı’da (3 ay) yaptı. Zeki Müren’in Karagöz sanatçısı Hayali Saf Deri, Metin Özlen tarafından hazırlanan kuklası doğum yeri olan Bursa’da sahne aldı. Doğum günü olan 6 Aralık tarihi ise, Onur Akay’ın TRT Müzik ekranlarından yaptığı öneri ile, 2012 yılından bu yana Türk Sanat Müziği Günü olarak kutlanmaktadır.

Zeki Müren’in rahatsızlığı ve vefatı

Bodrum’daki Zeki Müren Sanat Müzesi’nde sergilenen giysilerinden biri.
Zeki Müren kalp rahatsızlığı ve şeker hastalığı nedeniyle hayatının özellikle son 6 yılında sahne hayatından ve medyadan uzaklaştı. Bodrum’daki evinde inzivaya çekildi. Bu dönemi “kendini dinlemek” olarak tarif eder]. 24 Eylül 1996 günü, TRT İzmir Televizyonunda kendisi için düzenlenen tören sırasında geçirdiği kalp krizi sonucu hayata gözlerini yumdu.

Cenazesi büyük bir halk kalabalığının katıldığı büyük bir törenle kaldırıldı. Mezarı, doğum yeri olan Bursa’da Emirsultan Mezarlığı’ndadır.hmetçik Vakfı, 2002 yılında Bursa’da Zeki Müren Güzel Sanatlar Anadolu Lisesi’ni yaptırdı. TEV Bursa Şube Başkanı Mehmet Çalışkan 24 Eylül 2016 tarihinde yaptığı bir açıklamada vakfın Zeki Müren Burs Fonu’ndan 20 yılda 2.631 öğrencinin yararlandığını belirtti.

Ölümünün ardından sanatçının Bodrum’da son yıllarını yaşadığı evi Kültür Bakanlığı’yla yapılan protokol ile Zeki Müren Sanat Müzesi’ne dönüştürüldü ve 8 Haziran 2000 tarihinde ziyarete açıldı.

 

Advertisement
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yaşam

Mangal için et nasıl marine edilmeli?

Published

on

By

Mangal için et nasıl marine edilmeli?
Reklamlar

Sevdiklerinizle birlikte yapacağınız en keyifli aktiviteler arasında yer alan mangalın daha lezzetli olmasının sırrı, etlerin mangala özel marine edilmesinden geçiyor. Paketlenmiş kırmızı et sektörünün öncü şirketi Bonfilet, mangalda pişecek etin tadını ve kıvamını tam anlamıyla yakalayabilmeniz için en özel marine tarifini sizler için paylaşıyor.

Yaz ayları denilince akla ilk gelen aktiviteler arasında mangal yer alıyor. İster bahçede, ister balkonda, isterseniz de uygun açık bir alanda mangal yaparak sevdiklerinize harika etler pişirebilirsiniz. Ancak mangaldan daha fazla keyif almak istiyorsanız, eti mangala özel marine ederek hazırlamanız gerekiyor. Paketlenmiş kırmızı et sektörünün öncü şirketi olarak tüketicilerini sağlıklı ve güvenli gıda ile buluşturan Bonfilet, mangalda lezzetli etler pişirmeniz için en özel marine tarifini sizler için paylaşıyor.

Mangal için et nasıl marine edilmeli?

Malzemeler

Bonfilet Dana Antrikot
Ayçiçek yağı
Elma sirkesi
Worcestershire sos
1 yemek kaşığı şeker
Kurutulmuş soğan tozu
Sarımsak tozu
Hardal tohumu
1 yemek kaşığı acı sos
1 adet sarımsak
Karabiber

Yapılışı

Öncelikle ayçiçek yağını, elma sirkesini, worcestershire sosunu, şekeri, kurutulmuş soğan tozunu, sarımsak tozunu, hardal tohumunu ve acı sosu bir kapta karıştırın. Ardından üzerine sarımsağı, ince bir rende ile rendeleyin. Eklenen tüm malzemeleri homojen olacak şekilde karıştırın. En son ise karabiber ekleyin. Karabiberi isteğe bağlı olarak daha fazla da ekleyebilirsiniz. Bonfilet Dana Antrikotları, etin tüm yüzeyi sosun içerisinde kalacak şekilde sosa bulayın. En son adımda, marine ettiğiniz antrikotları 3 saat kadar buzdolabında dinlenmeye bırakın. 3-5 saat yeterli olacaktır. Daha fazla buzdolabında beklemesi, eti olumsuz etkileyecektir.

Continue Reading

Yaşam

Şehit Eren Bülbül’ün anısına dikilen fidanlar büyüyor

Published

on

By

Şehit Eren Bülbül’ün anısına dikilen fidanlar büyüyor
Reklamlar

Bölücü terör örgütü mensuplarının 11 Ağustos 2017’de Maçka İlçesi Köprüyanı Köyündeki alçakça saldırısı sonucunda şehit düşen Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik’in anısına kurulan “Şehit Eren BÜLBÜL Hatıra Ormanı”ndaki fidanlar büyüyor.

Şehit Eren Bülbül’ün anısına dikilen fidanlar büyüyor

Orman Genel Müdürlüğü tarafından, Başarköy Mahallesi Bekçiler Mevkiinde, Trabzon-Erzurum Karayolu üzerinde 2017 yılında kurulan hatıra ormanında, muhtelif türlerde 150 adet ağaç fidanı mini bir ormana dönüşmeye başladı. 1 hektarlık alanda büyüyen ağaçlar şehir Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik’in anısını yaşatmaya devam ediyor.

Şehit Eren Bülbül’ün anısına dikilen fidanlar büyüyor

Continue Reading

Yaşam

Amerikalı belgeselcinin gözünden: İnanılmaz Türk, Atatürk

Atatürk’ü anlatan ve The Incredible Türk (İnanılmaz Türk) ismiyle yayınlanan belgesel sosyal medyada yeniden gündem oldu.

Published

on

By

Amerikalı belgeselcinin gözünden: İnanılmaz Türk, Atatürk
Reklamlar

Atatürk’ü anlatan ve The Incredible Türk (İnanılmaz Türk) ismiyle yayınlanan belgesel sosyal medyada yeniden gündem oldu.

1958 yılında ABD’de çekilen ve The Incredible Türk ismiyle yayınlanan belgeselde; 1930’ların Türkiye’sinden görüntülere yer verilirken, Mustafa Kemal Atatürk’ün Türkiye’nin sanayileşmesi için yaptığı hamleler anlatılıyor.

Belgeselde, Atatürk’ün ileri görüşlülüğüne hayranlık vurgulanırken, Türkiye’yi modern bir ülke konumuna getirişi de aktarılıyor. Belgeselde, Atatürk için, “Ülkenin ilerleyiş hızı olağanüstüydü. Atatürk’ün yönetiminde sanayi üretimi on kat artmıştı” ve “Türkiye’nin lideri, Hitler’in, dinamik Alman ulusunu, onların tutkularını kamçılayarak yıkıma sürükleyeceğini ve Mussolini’nin Sezar rolü oynayacağını söylüyordu. Zaman Atatürk’ün ne kadar haklı olduğunu gösterdi” gibi ifadelere yer veriliyor.

Oda TV’nin haberine göre, söz konusu belgeselde; CIA ve Türkiye’nin arşiv görüntülerinden yararlanılırken, belgesel sosyal medyada çokça beğeni aldı.

İşte o belgeselden bir kesit:

Continue Reading

En Çok Okunanlar