Connect with us

Kadın

Otel odasında tacize uğrayan Kardelen Kamişli: O günden beri uyuyamıyorum

Kırıkkale’de konakladığı otelde gece odasına giren Seyit Muhammet S.’nin kendisine tacizde bulunduğu ileri sürerek şikayette bulunan elektrik- elektronik mühendisi Kardelen Kamişli, “O günden sonra sürekli uyanıyorum geceleri, korkuyorum. İnanın psikolojik anlamda korku yaratan bir şey” dedi.

Published

on

Reklamlar

Kırıkkale’de konakladığı otelde gece odasına giren Seyit Muhammet S.’nin kendisine tacizde bulunduğu ileri sürerek şikayette bulunan elektrik- elektronik mühendisi Kardelen Kamişli, Demirören Haber Ajansı’na konuştu.

Kamişli, gece uyandığında yatağında tanımadığı Seyit Muhammet S.’yi otururken gördüğünü, büyük korku ve panik yaşadığını söyledi. Hem Seyit Muhammet S. hem de otel yönetimi hakkında suç duyurusunda bulunan Kamişli, odasına giren şüphelinin kamu kurumunda mühendis olduğunu öğrendiğini söyledi.

Kamişli “Otel müdürü odamın bulunduğu ikinci kattaki kartlı geçiş sisteminde bir arıza meydana geldiğini sigorta atması sonucu bütün kartların bütün odaları açabildiğini söyledi. Burada bir ihmal söz konusu. Aynı zamanda ikinci kattaki kameraların arızalı olması düşündürücü. Delil karartma var burada. Kamera sistemi bozuksa ikinci katta pandemi nedeniyle birçok oda boş, müşteriler diğer odalara alınabilirdi. O kapılar nasıl açıldı. Kamera kayıtları nerede? Umarım soruşturma, süreç düzgün şekilde yürütülür” dedi.

‘Ben şizofren durumuna düşürülüyorum’

Kardelen Kamişli, sosyal medya üzerinden olayı duyurduğunu hatırlatarak, “Eğer ikinci kattaki kamera kayıtları silinmişse tekrar geri getirilebilir. Kayıt yapılan kısımların geri gelmesini istiyorum. Otel sahibinin açıklamalarıyla ben şizofren durumuna düşürülüyorum. Odayı ‘Kardelen Hanımın kartı dışında açan olmadı’ deniyor. Gece boyunca korkuyla uyuyamadım. Bu psikolojik tahribatla birlikte nasıl yaşayabiliyorum bilmiyorum. Ben mesleğim gereği çok gezdim. Ama böyle bir olay hiçbir zaman başıma gelmedi. Odama giren şahsın beni kolumdan tutmaya çalışması bile bir teşebbüstür. Bireyler ve cinsiyetler fark etmeksizin tecavüz ve taciz oluyor. Bu anlamda bu teşebbüs gerçekleşmiş olsaydı kamera sistemi yine kayıt almayacaktı, sır bir cinayet olacaktı. Umarım gerçekten oteldeki sorumlu kişiler ve şahıs ceza alır” dedi.

‘Bu, konut dokunulmazlığı ihlali değil’

Kardelen Kamişli, nöbetçi savcının olayı ‘konut dokunulmazlığının ihlali’ olarak nitelendirdiğine dikkat çekerek, “Bu sadece bir konut dokunulmazlığı ihlali değil. Burada benim hayatım söz konusuydu. Daha kötü şeyler de olabilirdi. Şahıs 1.80 promil alkollüymüş. Alkol ceza değerlendirmesinde bir indirim sebebi sayılmamalı. Türkiye’de her gün birden çok kadın öldürülüyor. Bunların önüne geçmek için emsal, caydırıcı bir karar olması lazım. Kadınlar olarak sokakta rahat yürümek istiyoruz. ‘Arkamızdan bizi biri takip ediyor mu’ diye tedirgin olmak istemiyoruz” diye konuştu.

‘O günden sonra gece sürekli uyanıyorum’

Kardelen Kamişli, olayın yaşandığı günden beri uyuyamadığını geceleri sık sık uyandığını belirterek, “O günden sonra sürekli uyanıyorum, korkuyorum. İnanın psikolojik anlamda korku yaratan bir şey. Psikolojik bir savaş ve saldırı var. Bu konuyu elimden geldiğince ilerletmek istiyorum. Kırıkkale’de Emine Bulut cinayeti yaşandı. Aklıma o anlar geliyor sürekli. Ben de öyle olabilirdim. Umarım sorumlular cezalandırılır ve başka insanlar bunu yaşamaz” ifadelerini kullandı.

‘Temizlik görevlilerinin kartından verildi’

Öte yandan polisin, resepsiyonda yanlışlıkla Seyit Muhammet S’ye otelde temizlik görevlilerinin kullandığı ‘mastercard’ olarak isimlendirilen ve her odanın kapısını açan karttan tanımlandığı üzerinde duruyor.

Kadın

13 gündür kayıp Duygu Çelikten’in cesedi bulundu

Duygu Çelikten’in cesedi, Antalya’da bıçaklanmış halde ormanlık alanda bulundu. Katil zanlısı olarak bir kişi aranıyor.

Published

on

By

Reklamlar

Antalya’da 13 gündür kayıp olarak aranırken ormanlık alanda öldürülmüş halde bulunan 30 yaşındaki Duygu Çelikten’in cenazesi yakınlarına teslim edildi.

Antalya Adli Tıp Kurumunda otopsi yapılan iki çocuk annesi Çelikten’in cenazesi ailesi tarafından morgdan alındı. Cenazenin teslim alındığı sırada Çelikten’in yakınları gözyaşı döktü.

Genç kadının cenazesinin bugün Muratpaşa ilçesinde toprağa verileceği öğrenildi.

Bu arada, bıçakla öldürüldüğü tespit edilen Duygu Çelikten’in katil zanlısı olduğu belirtilen Veli Ü. adlı kişinin arandığı belirtildi.

NE OLMUŞTU?

Antalya’da 13 gün önce ailesinin kayıp müracaatı yaptığı 2 çocuk annesi Duygu Çelikten için arama çalışması başlatan polis ekipleri, kaybolmadan önce bindiği otomobilin Kepez ilçesi Varsak bölgesindeki ormanlık alanda görüldüğünü belirlemişti. Bunun üzerine arama çalışmalarını dün bu bölgede yoğunlaştıran ekipler, kadının cesedini üzeri taş ve toprakla örtülmüş olarak bulmuştu.

Yaklaşık 10 günlük olduğu tahmin edilen cesette yapılan incelemede, sırt bölgesinde iki bıçak darbesi tespit edilmişti.

Okumaya Devam Et

Kadın

Bilecik’te kadın cinayeti: Ayrılmak isteyen sevgilisini öldürdü!

Published

on

By

Reklamlar

Bilecik’in Bozüyük ilçesinde Yusuf Uğur (30), kendisinden ayrılmak isteyen sevgilisi Handan Bul‘u (23) öldürüp, ardından intihar etti.

Olay, Bozüyük ilçesi Bozalan köyü yakınlarında meydana geldi. Fabrikada çalışan Yusuf Uğur, iddiaya göre kendisinden ayrılmak isteyen sevgilisi Handan Bul ile konuşmak için, otomobille ormanlık alana gitti. Otomobilin içerisinde Handan Bul ile tartışmaya başlayan Yusuf Uğur, yanında getirdiği tabancayla Handan Bul’u vurarak öldürdükten sonra aynı silahla intihar etti. Silah sesini duyanların ihbarıyla olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı incelemede Yusuf Uğur ve Handan Bul’un hayatını kaybettiği belirlendi.

Uğur ve Bul’un cansız bedenleri, olay yerindeki incelemenin ardından önce Bozüyük Devlet Hastanesi morguna daha sonra da kesin ölüm nedenlerinin belirlenebilmesi için Bursa Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Okumaya Devam Et

Kadın

Metro İstanbul AŞ’de kadın makinist sayısı 99’a çıktı

Metro İstanbul AŞ’de kadın makinist sayısı 99’a çıktı. Hepsi alkışlanacak başarılara imza atmış umut vadeden kadınlar. Hikayeleri etkileyici: Birçok insan işimizi oturduğumuz kabinle sınırlı sanıyor. Biz de tünellere giriyoruz biz de balastlı yollarda tren alıyoruz.

Published

on

By

Reklamlar

“130 metrelik treni sürebiliyorsam ben her işi yaparım. Dışarıdan bakan işi sadece makinist koltuğuyla sınırlı sanıyor, halbuki içeride bambaşka bir dünya var. Ben 4 üniversite bitirdim ama asıl mesleğim buymuş” diye başlayan öyküler… kimi “çocukluk hayalimdi” diyor, kimi 4 üniversite bitirmiş, kimi öğretmenlikten KHK ile ihraç edilmiş, aralarında anne olan da hamile olan da, üniversiteden yeni mezun olan da, acil tıp teknikeri olan da, bir daha iş bulamam umutsuzluğu yaşayan da var… 88 kadını bir araya getiren ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) iştirak şirketlerinden Metro İstanbul AŞ. 88 kadın makinist  brövelerini alarak yollara çıktı. Metro İstanbul AŞ’de yeni 88 sürücü ile kadın sürücü sayısı 99’a, toplam tren sürücüsü sayısı ise 772’ye yükseldi. Kadın sürücüler şimdi bir yerlere yetişme telaşında olan milyonlarca İstanbulluyu güven içinde yerlerine ulaştırmanın peşinde.

KADIN MI KULLANIYOR DİYE TEKRAR TEKRAR BAKIYORLAR

Gamze Alkan’ın asıl mesleği acil tıp teknikerliği, 3 yıl ambulansta acil tıp teknikeri olarak görev yapmış. Alkan, özel sektörde çalıştığı için bir süre sonra işsiz kaldığını 2019 Kasım ayında İBB’nin kariyer sitesinde genel kategorisinde iş başvurusu yaptığını aralık ayında yazılı, ocak ayında ise sözlü mülakata çağrıldığını ifade ediyor.

Gamze “Tren şoförlüğü için beni çağırdıklarında ilk başta çok tereddüt ettim yapabilir miyim diye… Sonuçta okuduğum alandan çok farklı bir iş. Sonra 4 aylık çok sıkı bir eğitim sürecine başladık. Herşey çok güzel ve gurur vericiydi. Bu iş benim için büyük bir sorumluluk demek. Can taşıyorsunuz sonuçta. Dakikalarla saniyelerle yarışıyorsunuz. Tam dakikasında peronda olmak zorundasınız” diyor. Gamze, sözlerini “perona girdiğimizde direkt yolcular makinist koltuğuna bakıyor. Hatta kadın mı kullanıyor diye ikinci kez bakıyorlar. İndiğimde yolcularla karşılaştığımda helal olsun siz kullanıyorsunuz diye şaşkınlık yaşayanlar var. Bizim gücümüzü başardığımızı gören birçok genç kadın bu işi ben de yaparım bize ne önerirsiniz diye de soruyor. Bence her kadın bu işi yapabilir. Erkek işi asla denmesin, kadınlar her işin altından kalkabilir. Yeter ki kararlılık olsun, yeter ki gücünün farkına varsın” diye sonlandırıyor.

ÖZGÜVENİM ARTTI

Çocuk gelişimi, halkla ilişkiler, bankacılık ve sigortacılık olmak üzere dört üniversite bitirmiş Özlem Şen, bir dönem de öğretmenlik yapmış. İBB’ye kreş öğretmeniliği için başvurdum diye başlıyor söze Özlem Şen, beni tren sürücülüğü için aradılar. Benim çocukluk hayalim pilot olmaktı. Makinistlik gelince gerçekten inanamadım. Evet okuduğum öğretmenlikte atanamadım ama sanki çocukluk hayalim gerçek oldu gibi hissediyorum. Bir çocuk annesi olan Özlem, “Ben Metro İstanbul AŞ’ye güvenerek şimdi ikinci çocuğuma hamileyim. Gerçekten yaptığım iş ve şirketim bana büyük güven veriyor” diyor.

Özlem Şen, yolculardan ve yakınlarımdan bazen “gerçekten sen treni sürebiliyor musun, helal olsun” tarzında tepkiler aldığını söylüyor. Özlem, “130 metrelik bir treni kullanıyorsam artık güçlüyüm diyorum. Sadece erkek işi diye gösterilen her işi yaptığımızı gösterdik. İnsanların ummadıkları başarılara imza atıyoruz. Bu iş gerçekten benim için güç demek. Özgüvenim arttı” ifadeleriyle sözlerini noktalıyor.

İŞTE TORPİLSİZ HAK ETTİĞİM YERDEYİM

İstanbul Metro AŞ’de kadınlara öncelik tanınması gerçekten onur verici diyen Deniz Tan’ın asıl mesleği teknik ressamlık. Ama özel sektördeki adaletsizlikten sıkılıp İBB kariyerden bu işe başvurmuş.

Tan, işe başlama sürecini “Türkiye’de bu tarz işlere başvurmak için bir tanıdığınızın vesile olması gerekiyordu. Ama herhangi bir tanıdığa ihtiyaç duymadan bu noktaya kadar geldik. Gerçekten işe giriş süreci çok şeffaf işledi. İlk kez işte torpilsiz hak ettiğim yerdeyim diyorum. Türkiye’de bir işe girmek için mutlaka tanıdıklara ihtiyaç duyuluyor. Çok zorlu bir eğitim sürecinden geçerek buraya geldik” şeklinde ifade ediyor.

Tren sürücülüğü Deniz’in hayata daha güçlü bakmasını sağlamış, dahası çok az kadının başardığı bir işi yapıyoruz diyor. Bu işi başarmakla diğer kadınlara da öncü olduklarına inanıyor Deniz.  Şimdi hayata daha umutlu bakıyorum geleceği daha güzel görüyorum diyor Deniz. M7 Mecidiyeköy-Mahmutbey Metro Hattı’nda sefer yapmaya hazırlanan Deniz Tan, “Raylı sistemleri benim için artık bambaşka bir dünya. Hedefim makinistliğin üst birimleri kumanda merkezleri, amirlik olacak” ifadelerini kullanıyor.

 TATİLLERDE TRENLERİ İZLERDİM

Küçüklükten beri polis ya da makinist olma hayali kurmuş Hicret Özden, “Demir yoluna aşık bir insan olduğum için makinistliği seçtim. Sırf bu mesleğe daha yakın olmak için tatillerde demir yollarını gezerdim. Trenleri izlerdim. Bunun mesleği okulu var mı diye araştırdım ve raylı sistemler bölümünü okudum” diye özetliyor makinistlikle tanışma serüvenini.

Bu mesleği yapabilmek için önce insanın kendini kanıtlaması gerektiğine işaret eden Hicret Özden, “İlk başlarda kadınlara güven yoktu, ama artık makinistlikte onu kırdık. Kadınların yapamayacağı hiçbir iş yoktur. Daha güzel işler yapacağız” diyor.

HEYECANI ANLATAMAM

Çiğdem Erdoğan, hem dede hem dayısı demir yollarında çalışmış yani aileden demir yollarına yakın hissetmiş kendini. O kadar sevmiş ki bu alanı Erzincan’da raylı sistemler bölümünü okumuş. İstanbul Metro AŞ’nin makinist aradığını görünce hemen başvurmuş. “Trende makinist koltuğuna geçerken ki heyecanı anlatamam” diyen Çiğdem, “Demir yoluna girince bambaşka bir dünya öğreniyorsunuz. Erkek literatüründeki kavramlar birden kadının diline geçiyor. Dışarıda bakınca siz sadece treni görüyorsunuz… Ama içinde ayrı bir ekipman dünyası var bunları öğreniyorsunuz” şeklinde duygularını ifade ediyor.

KADIN İSTESİN YETER

Burcu Karakuş, bir kadın istedikten sonra her mesleği yapabilir diye başlıyor konuşmaya, 4 ve 1 yaşlarında iki çocuk annesi olduğunu ifade ederek, “Aslında muhasebe mezunuyum. Makinistlik hiç aklımda olmayan bir işti. Şimdi 29 Ekim’de açılacak M7 Hattı’nda deneme seferleri yapıyorum.  Bir kadının istedikten sonra en zor meslekleri bile yapabileceğini gösterdik. Çünkü çok fazla erkeğin olduğu bir alanda kadınların da başarılı olması bana güç veriyor” diyor.

Metro İstanbul AŞ’nin işe başlayan yeni kadın makinistleri Şehriban Kıraç’a konuştu.

GÜÇ İŞLERİN ALTINDAN KALKTIK

Gamze Turan, 10 yıl ücretli öğretmenlik yaptığını, şartlar zor, geçinmek mümkün olmadığı için farklı alanlara baktığını ve İBB’nin ilanını görünce başvurduğunu anlatıyor. Gamze, “Zorlu bir eğitim sürecinden geçtik ama biz kadınlar olarak bu işin altından kalktık.

Bu iş vardiyalı. Benim çocuğum var gece çocuğu bırakmak, atölye ortamında bulunmak durumunda kalabiliyorsunuz, balastlar, ray ortamı sürekli tren içindesiniz, ama gerçekten önemli olan güç işlerin altından kalkabilmek. Biz kadınlar olarak bu işin altından kalktık. Bu iş her açıdan bana güç kattı” dedi.

BU DÜNYA MAKİNİST KABİNİYLE SINIRLI DEĞİL

* Şafak Altunbaş: Bir işe torpilsiz girileceğine şahit oldum. Dış ticaret mezunuyum. Tren sürücülüğü dışarıdan göründüğü gibi basit bir iş değil. Birçok insan bizi kabinde görüyor ve kabinle sınırlı sanıyor. Biz de tünellere giriyoruz biz de balastlı yollarda tren alıyoruz. Biz de atölyelere tren götürüyoruz. Erkeklerin yaptığı her işi biz de yapıyoruz.

* Elif Can: Annem ilanı trende görmüş öyle başvurdum. Olabileceğini hiç düşünmemiştim. Gerçekten liyakatı ön plana alan bir süreç işledi. Doktorluk gibi çok farklı bir sorumluluğu var. Çünkü biz de can taşıyoruz. Bu iş kadınların ne kadar güçlü olduğunun kanıtı.

* Büşra Mutlu: Aslında inşaat teknikeriydim. Hiç böyle bir iş yapacağımı rüyamda görsem inanmazdım. İlk başlarda bu işin altından kalkabilir miyim tarzında korkularım vardı. Ama şimdi iyi ki bu mesleği seçmişim. M2 Yenikapı-Hacıosman hattındayım. Yolculardan çok olumlu tepkiler alıyorum. Özellikle küçük çocuklar her gördüğünde el sallıyor.

* Ezgi Demir: Bilgisayar programcılığı mezunuyum. Şu anda iyi ki de buradayım. Bu alanda çok fazla kadın olmamasına rağmen İBB Başkanımız Ekrem İmamoğlu’nun vizyonu ile şimdi bu noktalara geldik. Yolcular makinist koltuğunda bizi görünce ilk başta şaşırıyor. Tebrik eden, bizi kahraman ilan eden oluyor. Bunları yaşamak gurur vereci. İnsanları bir yerlere ulaştırmak bizi de mutlu ediyor.

Kaynak: Cumhuriyet

Okumaya Devam Et

En Çok Okunanlar