Connect with us

Yaşam

İsmail Küçükkaya ve eski eşi Eda Demirci hakkında 2 aylık uzaklaştırma kararı

Gazeteci İsmail Küçükkaya’nın eski eşi Eda Demirci’ye psikolojik ve fiziksel şiddet uyguladığı iddiasıyla ilgili yeni gelişme yaşandı. Taraflar, birbirleri hakkında mahkemeden 2 aylık uzaklaştırma kararı çıkarttı.

Published

on

İsmail Küçükkaya ve eski eşi Eda Demirci hakkında 2 aylık uzaklaştırma kararı
Reklamlar

Samsun’da yaşayan görsel sanatlar öğretmeni Eda Demirci, 2 yıllık evlilikleri boyunca kendisine şiddet uyguladığını iddia ettiği eski eşi, gazeteci İsmail Küçükkaya hakkında İstanbul 1. Aile Mahkemesi’nden 2 aylık uzaklaştırma kararı çıkardı.

Hürriyet’ten Fulya Soybaş‘ın haberine göre Eda Demirci adına konuşan avukat Ahmet Çetinkaya, İsmail Küçükkaya ve vekillerinin basın organları ve sosyal medya aracılığıyla asılsız ve meslek etiğine aykırı açıklamalar yaptığını belirterek “Taraflar arasında gerçekleştirilen anlaşmalı boşanma protokolü gereği müvekkilimiz Eda Demirci’ye düğün takıları karşılığında yapılan (550 bin TL) ödeme ön plana çıkarılarak deyim yerindeyse şiddete değer biçilmeye çalışılıyor” dedi.

Avukat Çetinkaya, Küçükkaya’nın eski eşinin basına verdiği demeçlerin ardından bazı yakınları ile iletişime geçtiğini belirterek şöyle devam etti:

“Sayın Küçükkaya, eski eşi Demirci’nin yakınlarına şiddet mağduriyetine ilişkin açıklamalarına devam etmemesi için telkinde bulunmuş, müvekkilimiz üzerinde psikolojik baskı kurmaya çalışmıştır. Küçükkaya’yı tüm şiddet mağduru kadınlar nezdinde müvekkilimiz Eda Demirci’den özür dilemeye davet ediyoruz.”

Tarafların uzaklaştırma kararını karşılıklı olarak çıkarttığı belirtildi.

Advertisement
Yorum Yapmak İçin Tıklayınız

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yaşam

Ordu’daki 132 haneli mahallede herkesin soyadı aynı

Ordu’nun Perşembe ilçesine bağlı 132 haneli Yazlık Mahallesi’nde yaşamakta olan herkesin soyadı aynı. Aynı ad ve soyadı yüzünden insanlar lakap kullanmak zorunda kalıyor, kimi zaman ise resmi dairelerde ve gelen postalarda karışıklıklar yaşanabiliyor.

Published

on

By

Ordu’daki 132 haneli mahallede herkesin soyadı aynı
Reklamlar

Ordu’nun Perşembe ilçesine bağlı Yazlık Mahallesi’nde yaşayanların hepsinin soyadlarının ‘Sarı’ ve Ahmet, Mehmet, Ali gibi isimlerin de birden fazla olması nedeniyle herkes birbirini lakapla çağırıyor. Evraklarda ve resmi işlerde karışıklığın yaşanabildiği mahallede, kimi zaman fıkraları aratmayan olaylar da yaşanıyor.

Herhangi bir nedenden dolayı bir kişinin karakola çağrılması, aynı adı taşıyan ne kadar kişi varsa toplu şekilde karakola gitmelerine neden olabiliyor. Aynı adı taşıyan iki kadından birinin ölmesi ve iki kere ölüm beyanının gönderilmesi de mahallelinin mahkemeye gitmesine dahi neden olabiliyor. Uzaktan da olsa birbirleriyle akraba olan köy halkı, alıştığı bu durumu garipsemezken, ilk defa böyle bir olayla karşılaşanlar şaşırıyor. Mahallede, mezar taşlarında ise bütün soy isimler sarı olarak yer alıyor.

‘Jandarma 1 kişiyi çağırıyor, 10 kişi karakola gidiyor’

Mahalle Muhtarı İsmet Sarı, isim benzerliği olanların, soyadlarının da aynı olmasından dolayı karışıklıkların yaşandığını ifade ederek, “Dedelerimiz bir aileden Rize’den gelme olduğu için o yüzden herkesin soyadı aynı. Aramızda yabancı da yok, kan bağı var. Jandarmada kimi zaman karışıklık oluyor. Örneğin Ahmet Sarı aranıyor, aynı isimden 10 kişi var. İsim benzerliği olabiliyor. Daha sonra hepsi karakola gidiyor, orada anne ve baba isminden çözülebiliyor. Her insanın bir lakabı var” diye konuştu.

Okumaya Devam Et

Yaşam

Z kuşağı kimlerden oluşuyor?

Published

on

By

Z kuşağı kimlerden oluşuyor?
Reklamlar

Z kuşağı olarak da bilinen, 1990’ların ortaları ve 2010’ların başları arasındaki dönemde doğanlar, dijital teknolojiyi çok iyi kullanıyor ve sosyal meselelere meraklılar. Güçleri, ABD Başkanı Donald Trump’ın tartışmalı seçim mitingini, sosyal medya platformu TikTok’u kullanarak “trollemeleriyle” daha bir görünür oldu. Peki, bu kuşak hakkında başka neler biliyoruz?

Donald Trump’ın koronavirüs salgını sebebiyle 3 ay verdikten sonra yaptığı ilk seçim mitingi, pek planlandığı gibi gitmedi.

ABD Başkanı’nın kampanya planlarına darbe vuranların genç aktivistler olduğu iddia ediliyor.

Trump’ın kampanya ekibi, 20 Haziran’da Tulsa’da yapılan tartışmalı mitinge rekor kalabalıkların katılacağını tahmin ediyordu.

Ancak miting kalabalıklarla değil, 19 bin kişilik salonun sadece üçte birinin dolmasıyla haberlere konu oldu.

Düşük katılımın nedeninin, TikTok uygulamasını kullananlar ve Kore pop müziği ya da K-pop hayranlarının, TikTok uygulaması üzerinden yaşıtlarını, mitinge gitmeyecekleri halde bilet almaya ikna etmeleri olduğu ortaya çıktı.

Kampanya ekibi, düşük katılımdan medyayı ve dışarıdaki protestocuları sorumlu tuttu ve gençlerin internet üzerinden aldıkları biletlerin herhangi bir etkisi olmadığını iddia etti.

Dikkatler Trump’ı “trolleyen” K-Pop hayranlarına çevrilirken yaşananlar aynı zamanda, Trump ve diğer siyasetçiler için bir baş ağrısına dönüşebilecek yeni bir demografik grubun, zoomerların güç gösterisi oldu.

Zoomerlar kimdir?

Zoomer, 1990’lı yılların ortaları ve 2010’lu yılların başları arasındaki dönemde doğanları için kullanılan Z kuşağına verilen bir başka isim.

Zoomer, 1944-1964’te doğan “baby boom-bebek patlaması” kuşağı için kullanılan boomer teriminin oynanmış hali.

Neden önemliler?

Öncelikle, sayı anlamında dünya genelinde yaygınlar. Bazı sayımlara göre küresel nüfusun yüzde 32’sini oluşturan bu kuşak, şu anki en kalabalık kuşak.

1981-1996 arasında doğan milenyum kuşağı, hâlâ yaş ortalaması 30 civarında olan dünya nüfusunun en kalabalık yetişkin nüfusu.

Ancak Dünya Bankası’na göre zoomerlar da şimdiden çalışan nüfusun yüzde 41’ini oluşturuyor.

Gerçekten o kadar farklılar mı?

Zoomerlar, sosyologlara göre birkaç farklı nedenle diğer kuşaklardan ayrılıyor.

En önemlisi, “dijital dünyaya doğan” ilk kuşaklar. Yani, internet dahil, teknolojik ilerlemelerle büyük oranda değişen bir dünyaya geldiler.

Aslında zoomerlar, dünya genelinde sosyal medyayı en yoğun kullanan kuşak. Hem sayı hem de harcanan zaman anlamında bu konuda milenyum kuşağını geçiyorlar. Araştırmalar ayrıca, zoomerların yüzde 60’ının sosyal medyayı başlıca haber kaynağı olarak kullandığını gösteriyor.

Ayrıca yine bazı araştırmalara göre, zoomerler bazı ülkelerde seleflerine göre daha büyük aranda yüksek öğrenim görüyor.

Milenyum kuşağı gibi, zoomerlar da sosyal eylemlilikten çekinmiyor, hatta daha erken başlayabiliyorlar.

En meşhur zoomer aktivistlerse Nobel Ödülü alan 22 yaşındaki Malala Yousafzai ve Time dergisinin geçen yıl yılın insanı seçtiği 16 yaşındaki “iklim savaşçısı” Greta Thunberg…

Daha çeşitliler mi?

Bu bazı ülkeler için geçerli bir durum. Zoomerlar ABD tarihindeki en çok etnik çeşitlilik barındıran kuşak.

2019’da Pew Araştırma Merkezi’nin yaptığı çalışamya göre zoomerların yüzde 52’si beyaz. Beyazların genel nüfustaki oranı ise yüzde 60.

Zoomerlar ayrıca, son 20 yılda büyük göç alan ülkelerde de etnik açıdan daha çeşitli bir tablo çiziyor.

Zoomerlar diğer kuşaklara göre daha mı hoşgörülü?

Zoomerlar konusundaki en ünlü araştırmalardan biri dört yıl önce eğitim alanında çalışan hayır kurumu Varkey Vakfı tarafından yapıldı. Tüm kıtalardaki 20 ülkede yaşayan, 15-21 yaşları arasındaki 20 bin kişiyle görüşüldü.

Ankette, farklı konularda farklı tutumların takınıldığı bir tablo ortaya çıktı.

Gençler ezici bir çoğunlukla cinsiyet eşitliğine (yüzde 89), kürtaj hakkına (yüzde 63) ve eşcinsel evliliklere (yüzde 63) destek veriyor. Ancak keskin bölgesel farklılıklar var.

Sadece yüzde 31’i hükümetlerinin “göçmenlerin ülkelerinde yasal olarak çalışması ve yaşamasını kolaylaştırması gerektiğini” düşünüyor.

Zoomerların siyasete karşı tutumları ne?

Peki, teknolojiyi iyi kullanan ve sosyal meselelere ilgi duyan zoomerlar, siyasete nasıl bakıyor?

ABD’ye bakılınca, henüz hüküm vermek için erken.

18-29 yaş arasında başkanlık seçimlerine katılım, diğer yaş gruplarına göre en düşük düzeyde. Trump’ın seçildiği 2016 başkanlık seçimlerinde kayıtlı seçmenlerin sadece yüzde 50’si oy vermişti.

Ancak, 2014’teki ara seçimlerde yüzde 20 olan katılım, 2018’de yüzde 36’ya çıktı.

Uzmanlar bunun, zoomerların oy kullanacak yaşa gelmelerinden kaynaklanan bir fark olduğunu söylüyor.

Milenyum kuşağından, 30 yaşındaki Alexandria Ocasio-Cortez’in seçilmesi ve ABD Kongresi’nde hizmet veren en genç kadın olmasının ardında, genç seçmenler var.

2016’daki başkanlık seçimlerinde, genç seçmenlerin sadece yüzde 37’si Trump’a destek vermiş, yüzde 55’i Demokrat rakibi Hillary Clinton’a oy vermişti.

Ancak zoomerların yapıları itibariyle sola meyilli olduklarını söylemek de yanlış. Brezilya lideri Jair Bolsonaro’nun iki yıl önceki zaferi, 18-24 yaş arasındaki seçmenlerin yaklaşık yüzde 60’ından aldığı destekle mümkün olmuştu.

Siyaset ve Kore pop müziği pek bağdaşmayan iki şey olsa da, internetteki bu kitle uzun süredir sosyal ve siyasi angajmanlarıyla biliniyor.

Geçtiğimiz günlerde, K-pop hayranları Black Lives Matter (BLM) hareketine önemli destek vermiş, dünya genelinde para toplayıp insanları sosyal medyayla harekete geçirmişti.

Giderek büyüyen bu kitlenin siyasi görünürlüğü de daha fark edilir düzeylerde olacak ve büyük ihtimalle Trump ve diğer siyasetçilerin başını ağırtacak.

Okumaya Devam Et

Yaşam

Demet Akalın: Karantina günlerinde çok kötüydüm, ölmeyi düşündüm

Published

on

By

Demet Akalın: Karantina günlerinde çok kötüydüm, ölmeyi düşündüm
Reklamlar

Bodrum’da sahne alan Demet Akalın, eşi Okan Kurt ve kızları Hira ile geçirdiği 3 aylık karantina günlerinde çok korktuğunu ve bunaldığını söyledi.

Demet Akalın, seyircilere dert yandı. Karantinada çok bunaldığını söyleyen pop yıldızı “İlk ay çok kötüydüm. Ölmeyi düşündüm” dedi.

Akalın sözlerini şöyle sürdürdü: Üzerime çöken ölüm korkusunu atamadım. Arkamda kızım Hira’yı bırakacağım aklıma geldikçe titredim. Sonra toparladım, kendime geldim.

Demet Akalın geçen günlerde Nişantaşı’nda görüntülenmişti. Üzerinde Louis Vuitton’ın 2018’de 6 bin TL’ye satılan bir tişörtü vardı.

Okumaya Devam Et

En Çok Okunanlar