Connect with us

Gündem

İBB’den Hacıbektaş’a büyük destek

İBB, 15-18 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek Hacı Bektaş-ı Veli Anma Törenleri ve Kültürel etkinliklerini öncesinde, Hacıbektaş Belediyesine büyük teknik destek verdi. Sağlanan bu destekle, yüzbinlerce ziyaretçinin törenlere daha huzur, rahat ve güvenli bir şekilde katılması, inançlarının gereğini yerine getirmesi sağlanacak. İBB’nin yürüttüğü çalışmaları yerinde görmek için Hacıbektaş’a giden İBB Genel Sekreteri Can Akın Çağlar, “İBB olarak, toplumumuzun değerlerine ve eserlerine katkı sağlayan herkese destek veriyoruz. Teknik yönümüzün çok güçlü olduğunu belirtmem gerekir. Hacıbektaş Belediyesi’ne vermiş olduğumuz desteği, Anadolumuzun değişik yerlerine de vermeye hazırız” dedi.

Published

on

Reklamlar

Hacıbektaş Belediyesi’nin öncülüğünde gerçekleştirilecek olan 7. Ulusal, 31. Uluslararası Hacı Bektaş-ı Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri, bu yıl pandemi ile mücadele koşullarında gerçekleşecek. Buna rağmen yüz binlerce ziyaretçinin akın etmesi beklenen etkinlikler öncesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), ilçeye birçok proje için önemli teknik destek verdi. Bu amaçla imkanlarını seferber eden İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin amacı, 15-18 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek etkinliklerde, ziyaretçilerin rahat, huzur ve güven içinde anmalarını yapması, inançlarının gereğini yerine getirmesini gözetmek oldu.

İBB’nin sunmuş olduğu teknik desteği ve yürütülen işleri yerinde görmek için Genel Sekreter Can Akın Çağlar, beraberinde İBB Başkan Danışmanı Ertan Yıldız, Kültür Varlıkları Daire Başkanı Mahir Polat ile birlikte Hacıbektaş’a gitti. Anma etkinliklerinin düzenleneceği alanda incelemelerde bulunan İBB ekibine, Hacıbektaş Belediye Başkanı Arif Yoldaş Altıok eşlik etti.

DEĞERLERİMİZE KATKI SAĞLAYAN HERKESE DESTEĞE HAZIRIZ

Hacı Bektaş-ı Veli’nin türbesini de ziyaret ettikten sonra değerlendirmelerde bulunan İBB Genel Sekreteri Can Akın Çağlar, Türkiye’nin pek çok yerini gezip gördüğünü, Hacıbektaş’ı bu zamana kadar ziyaret etmemiş olmaktan duyduğu üzüntüyü dile getirdi.

Hacı Bektaş-ı Veli’nin, Anadolu kültüründe önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Çağlar, “İBB olarak, toplumumuzun değerlerine ve eserlerine katkı sağlayan herkese destek veriyoruz. Teknik yönümüzün çok güçlü olduğunu belirtmem gerekir. Hacıbektaş Belediyesi’ne vermiş olduğumuz desteği, Anadolumuzun değişik yerlerine de vermeye hazır olduğumuzun bilinmesini isterim” dedi.

İBB’nin çok güçlü bir kadroya sahip olduğunun altını çizen Çağlar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ciddi bilgi birikimine sahibiz. Çünkü, İstanbul; tarihin, kültürün, her şeyin olduğu bir şehir. İstanbul’u yöneten bilgi birikimine sahip bir kurum olarak, hem Hacıbektaş’ın yanındayız hem de yöneticilerine teknik destek vermeye hazırız.”

Hacıbektaş Belediye Başkanı Arif Yoldaş Altıok ise İBB’nin verdiği destekten dolayı mutlu olduklarını söyledi. Kendilerinin İBB’den teknik destek konusunda talepte bulunduklarını belirten Altıok, “Bizi yalnız bırakmayarak bir aylık süre içerisinde, bize çok destek verdiler” dedi.

ERTAN YILDIZ: “TECRÜBELERİMİZDEN İSTİFADE ETTİRDİK”

İBB Başkan Danışmanı Ertan Yıldız da incelemeleri sonrasında şunları söyledi:
“İBB’yi temsilen buradayız. Önümüzdeki hafta başlayacak törenler öncesinde teknik desteğimizi verdik. Tecrübelerimizden istifade ettirdik. Etüt ekiplerimiz kendilerine yardımcı oldular. Danışmanlık yaptılar. Bir takım çalışmaları burada yürüttük. Bundan sonra ihtiyaç duyan farklı kutsal mekanlara da aynı desteği vermek üzere bir karalılığımız var.”

MAHİR POLAT: “ÇALIŞMALARA DESTEK VERMEKTEN ONUR DUYDUK”

Hacı Bektaş-ı Veli’nin 770 yıl önce bıraktığı izi, Anadolu halkının da 70 yıldır anmalar yaparak canlı tuttuğunu belirten Kültür Varlıkları Daire Başkanı Mahir Polat, “İBB olarak Anadolu’nun tüm noktalarında, kutsal alanlarında elimizden geldiğince teknik ve içerik açısından desteklemeye devam edeceğiz. Biliyoruz ki aslında İstanbul, Anadolu ile bir bütün. Hacı Bektaş-ı Veli Anma Etkinliklerine İstanbul’dan ciddi bir katılım olacak. Bu bakımdan Hacıbektaş Belediyesi’nin öncülüğünde burada yönetilen çalışmalara destek vermekten onur duyduk” dedi.

ANMA ETKİNLİKLERİ GÜVEN VE HUZUR İÇİNDE GERÇEKLEŞTİRİLECEK

Ana yolu ve meydanı olmayan, yüzbinlerce yurttaşın akın edeceği Hacıbektaş’a, İBB’nin teknik desteğiyle kısa sürede meydan yapıldı. Ana yol yapımına ise devam ediliyor. İBB ekipleri, diğer yandan, pandemi önlemleri kapsamında törenin nasıl yapılacağı yönünde Hacıbektaş Belediyesi’ne destek sunuyor. Ayrıca, ilçede yapılan kültür merkezi için İBB, ses akustiği ve diğer teknik konularda katkı veriyor. İBB’nin teknik desteğiyle ilerleyen diğer bir çalışma da bazı meydanların yeşil alan, park bahçe olarak düzenlenmesi oluşturuyor.

Gündem

FinCEN belgeleri TBMM gündeminde: Rüşvet alanlar kimler?

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, ülkeler arasındaki kara para trafiği ve bankaların bu trafikteki rolünü ortaya çıkaran ABD Hazinesi’ne bağlı Mali Suçları Araştırma Ağı’na(FinCEN) ait belgelere ilişkin TBMM Başkanlığı’na soru önergesi verdi.

Published

on

By

Reklamlar

Ülkeler arası para trafiği ve bankaların bu trafikteki rolünü ortaya çıkaran FinCEN belgeleri dünya gündeminde büyük yankı yarattı.

ABD Hazinesi’ne bağlı Mali Suçları Araştırma Ağı’na (FinCEN) ait belgeler tüm dünyada 2 trilyon dolarlık para transferi yapan 20 isme işaret ederken, bu isimlerden biriside Türkiye’de sıklıkla rüşvet haberleriyle gündem olan Rıza Sarraf. Belgelere göre kara para trafiğinin Türkiye hattında 20 milyar dolarlık bir trafik mevcutken, bu para ticaretinde 800 milyon dolar da rüşvet dağıtılmış.

RÜŞVET BELGELERİ İSTENDİ Mİ?

Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın yazılı olarak cevaplandırması istemiyle Meclis Başkanlığı’na önerge sunan CHP’li Ali Öztunç, “Türkiye, 800 milyon dolarlık rüşvet belgelerini istemiş midir?” sorusunu yöneltti.

Öztunç’un önergesi ve kamuoyu adına yanıt beklediği sorular şu şekilde:

* Türkiye, ABD Hazinesi’ne bağlı Mali Suçları Araştırma Ağı’ndan (FinCEN) 20 milyar dolarlık para aklama ve 800 milyon dolarlık rüşvet belgelerini istemiş midir?

* İstemiş ise bu konuda ne tür bir işlem yapmayı düşünüyorsunuz? İstememiş ise neden istenmemiştir?

* FİNcen’in açıkladığı belgelerde isimleri geçen kişi ve kuruluşlar hakkında MASAK herhangi bir çalışma yapmış mıdır?

* Para trafiğine aracılık eden ve rüşvet alanlar kimlerdir? Bu kişiler arasında devlet kademesinde görev yapmış veya hala görevde olan bakan ve bürokrat var mıdır?

Okumaya Devam Et

Gündem

Alacağı için çocukları kaçırıp, plastik kelepçeyle pencere demirine bağladı

Ali B. borcunu ödemeyen akrabasının iki çocuğunu kaçırdı. 6 ve 8 yaşlarındaki çocukların ellerini plastik kelepçeyle pencere demirine bağlayan adam, çocukların saçlarını da jiletle kazıyıp fotoğrafları babalarına yolladı.

Published

on

By

Reklamlar

Adana’nın Seyhan ilçesine bağlı Sümer Mahallesi’nde 18 Eylül günü iddiaya göre Ali B. (35), borç verdiği kuzeni S.Ş.’nin (33) eşi B.Ş.’den (36) 7 bin 150 TL’den parayı geri istedi. Parayı vermeyen B.Ş., Ali B. tarafından önce 13 bin TL daha sonra 17 bin TL ve 27 bin TL´lik senetlere imza atmaya zorlandı.

B.Ş.’nin senetleri imzalamayı reddetmesi üzerine öfkelenen Ali B., akşamüstü evlerinin önünde oyun oynayan H.Ş. (8) ve Ç.Ş.’yi (6) kandırarak evine götürdü. Ali B., evinde rehin tuttuğu çocukların saçlarını jiletle kazıdıktan sonra ellerini plastik kelepçeyle pencere demirine bağladı. Aileye gözdağı vermek amacıyla çocukların fotoğrafını çeken Ali B., fotoğrafları B.Ş.’ye yolladıktan sonra çocukları serbest bıraktı.

REHİN ALDI

B.Ş.’den kredi çekip, borcunu ödemesini isteyen Ali B., olumsuz yanıt alınca 21 Eylül’de kaçırıldı. Eşinin rehin tutulduğunu öğrenen S.Ş., durumu polise bildirdi. İhbar sonrası emniyet ekipleri, Ali B.’nin evine düzenlediği operasyonda B.Ş.’yi kurtardı ve olaya karıştığı öne sürülen Erdal A.’yı da yakaladı.

TEHDİT ETTİ

Yaşadıklarını anlatan B.Ş., çocuklarını zorla alıkoyan Ali B.´nin kendisine fotoğraflar çekip attığını belirterek, “Çocuklarımın ellerini iple bağlayıp telefonuma fotoğraflarını attı. ‘Ben milletin parasını yemeyi severim, tefeciyim’ dedi. Çocuklarım aşağıda oynarken evine çağırmış. Çocuklarımın saçlarını jiletle kesmiş. Ellerini bağlamış. Bu zamana kadar kavga olmasın, diye hep alttan aldım. Yaptığı her şeye göz yumduk. 15 gün önce beni de evine götürüp saçlarımı jilete vurdu” dedi.

ZORLA TUTUYORDU

S.Ş. ise Ali B.’nin kendilerini devamlı tehdit ettiği için çok korktuğunu belirterek, “‘Ben senin akrabanım. Neden böyle yapıyorsun?’ dedim. ‘Ben faize para vermiyorum’ dedi. Böyle demesine rağmen parayı hep yükseltti. Kaçmamızdan korkuyordu. Bize `Hadi kaçtınız, sizi bulamadım, ne olacak?´ deyip gece 4´e kadar evde kontrol altında tutuyordu” diye konuştu.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Ali B. ile kendisine yardım eden Erdal A., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Okumaya Devam Et

Gündem

Erdoğan’a hakaret eden Yunan gazetesinin köşe yazarı kim çıktı?

18 Eylül’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a manşetten küfür eden Yunan gazetesi Dimokratia’nın en önemli yazarlarından biri, terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan Şam’dan ayrıldıktan sonra Yunanistan’ın Kenya Büyükelçiliğine sığınmasını sağlayan ve devam eden süreçte de desteğini esirgemeyen, tescilli Türkiye karşıtı, Yunan istihbaratçı Savas Kalenderidis olduğu ortaya çıktı.

Published

on

By

Reklamlar

Sözcü gazetesi yazarı Yılmaz Özdil, bugünkü yazısında geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a manşetinden ettiği küfürle gündeme gelen Atina merkezli Dimokratia gazetesinin en önemli yazarlarından biri olan Yunan istihbaratçı Savas Kalenderidis‘i köşesine taşıdı.

Özdil yazısında Kalenderidis ile ilgili olarak, “Yunanistan’dan Kenya’ya uçarken, Kenya’da elçilikte saklanırken, yanında sürekli Kalenderidis vardı” ifadelerine kullandı.

Kalenderidis’in ‘Kardeşim Apo’ adlı bilr kitap yazdığının da altını çizen Özdil, “İzmir’de görev yaparken defalarca Suriye’ye giden, Bekaa vadisinde Apo’yla görüşen, Yunan gizli servisiyle PKK’nın kontağını sağlayan kişi, Kalenderidis’ti” ifadelerine yer verdi.

İşte Özdil’in “Sinkaf” başlıklı o yazısı

Sıcak bir yaz günüydü.

30’lu yaşlarda, sarışın güzel bir kadın direksiyondaydı, eski yoldan Çeşme’ye gidiyordu.

Otomobilinin hafif sağa çektiğini hissetti, kenara yanaştı, baktı, lastiği inmişti.

Hay Allah, ne yapacağım şimdi diye kara kara düşünürken, yanından geçen otomobil az ilerde durdu, geri geri geldi, sürücüsü indi.

Genç bir delikanlıydı.
“Yardım edebilir miyim?” diye sordu.
Kadın kırık dökük Türkçesiyle konuştu, “çok mutlu olurum” dedi. Delikanlı stepneyi çıkarıp, lastiği değiştirirken sohbet ettiler. Kadın Yunan’dı.

Yunanistan’ın İzmir Başkonsolosluğu’nda çalışıyordu.

Delikanlı ise, pilottu, Türk Hava Kuvvetleri’nde üsteğmendi.

İş bitti, el sıkışıp ayrılırlarken, kadın telefon numarasını verdi, müsait olduğunuzda bir teşekkür kahvesi ısmarlamak isterim dedi.

Yoldaki bu büyük tesadüfle, çok büyük bir balık yakaladığının farkındaydı. Bir kaç gün sonra Alsancak’ta buluştular.

Kahvelerini yudumlarken yanlarına biri geldi, “a-aa merhaba” dedi, sanki oradan geçiyormuş da tesadüfen denk gelmiş gibi davrandı.

Halbuki bu defa, tesadüf mesadüf yoktu.

Savvas Kalenderidis’ti.

Kendisini Yunan Başkonsolosluğu’nun ticaret ataşesi olarak tanıttı.

Anadili gibi, pürüzsüz Türkçe konuşuyordu.

Çünkü ticaret ataşesi filan kamuflajdı, Yunan gizli servisinin casusuydu, rütbesi yarbaydı.

Sarışın kadına yılışan salak pilotumuz, çapkınlık yapayım derken oltaya takılmıştı.

Kalenderidis alttan girdi üstten çıktı, paranın ucunu gösterdi, pilotu angaje etti; istenen belgeleri aktarırsa tatlı bir hayat sürebileceğini vaadetti.

Şerefsiz pilotumuz kabul etti. Küçük bi pürüz vardı…

Acaba gerçekten pilot muydu? Gerçekten subay mıydı? Ya Yunan istihbaratına sızmak isteyen Türk casusuysa? Ya Çeşme yolundaki tesadüfen temas, tesadüf değilse?

Test etmek gerekiyordu.

Turist ayağıyla bindirdiler bir yata, kıyıları geziyormuş ayağıyla, adı lazım değil, hava üssü bulunan Yunan adasına götürdüler.

Önce sorguladılar.

Sonra uçurdular.

12’den vurduklarını anladılar.

Pilottu, subaydı, süzme haindi.

Kullanmaya başladılar.

Kalenderidis’in talimatıyla, Çiğli ana jet üssünde görevli istihbarat yüzbaşısıyla yakınlık kurdu.

Yüzbaşı ağız ishaliydi, üsteğmen sohbet ediyormuş gibi sorular soruyor, yüzbaşı hiç şüphelenmiyor, bülbül gibi ötüyordu, uçak sayılarını, intikalleri, hatta harekat planlarını bile anlatıyordu, üsteğmen de bu bilgileri

Kalenderidis’e aktarıp, cebini dolduruyordu.

Bilahare, gene Kalenderidis’in hedef talimatıyla, bir deniz astsubayını bağladı. Çok gizli telsiz frekans kodlarına ulaştı, bunları da sattı.

Şahane casusluk yaptığını, kimsenin ruhunun bile duymadığını, tereyağından kıl çeker gibi para kazandığını düşünüyordu ama, aslında MİT tarafından ruh gibi takip ediliyordu.

MİT’in nasıl haberi olmuştu?
Üsteğmen evliydi.
Eşini ihmal ediyordu.
Giyimine kuşamına bir başka önem verir olmuştu.
Eve sık sık geç geliyor, bazen nöbet filan diyerek hiç gelmiyordu. Eşi şüpheleniyordu.

Evli erkekler iyi bilir, kadınların hissiyatından daha yetenekli bir istihbarat teşkilatı henüz icat edilmedi dünyada!

Kocasının kredi kartında maaşından daha fazla harcama olduğunu görmüştü. Kendileri geçim sıkıntısı çekerken, kocası şakır şakır para harcıyordu.

Takip etti…

yazının davamı için

Okumaya Devam Et

En Çok Okunanlar