Connect with us

Sağlık

Hasta mısınız? Yoksa kaygılı mı? Uzman Klinik Psikolog anlattı

Psikolojik sağlığında fiziksel sağlık kadar önemli olduğu bilinen bir gerçek. Yaşanılan salgın hastalıkların da katkısıyla da son dönemlerde fiziki bir rahatsızlığı bulunmadığı halde ciddi bir sağlık sorunu olduğunu düşünen kişilerin sayısı günden güne artıyor. Hastalık kaygısı bozukluğu olarak isimlendirilen bu psikolojik durum hakkında Uzman Klinik Psikolog Gizem Mine Çölümlü bilgi verdi.

Published

on

Hasta mısınız? Yoksa kaygılı mı? Uzman Klinik Psikolog anlattı

Kişinin günlük problemlerle başa çıkma becerisini azaltan, yaşam kalitesini düşüren bu rahatsızlık hakkında tüm merak edilenlerini Memorial Şişli Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Uzman Klinik Psikolog Gizem Mine Çölümlü anlattı.

“Hasta olma korkusu iş ve sosyal yaşamı olumsuz etkiliyor”

Hastalık kaygısı bozukluğu kişinin ciddi bir hastalığa yakalanma korkusu veya kişinin zaten bu hastalığa sahip olduğu inancıyla ilgili yoğun kaygı ile kendini gösteren bir rahatsızlıktır. Ciddi bir hastalığa yakalanma olasılığını diğer insanlardan daha yüksek olarak değerlendirirler. Kişi; çarpıntı, terleme, kas ağrısı, uyuşma, sırt ağrısı, karın ağrısı, şişkinlik, öksürük, baş ağrısı gibi belirtileri ciddi algılayarak önemli bir rahatsızlığın belirtisi olarak yorumlar. Yeterli düzeyde tıbbi tetkik ve değerlendirmeler yapılmasına rağmen, kişinin bedensel bir rahatsızlığı olduğuna dair inancı devam eder. Bu kaygıların dış görünüm ile ilgili olmaması ve bu yoğun kaygı ve bedensel uğraşın en az 6 ay sürüyor olması toplumsal, mesleki ve diğer alanlarda işlevsellik kaybına yol açması diğer tanı kriterlerindendir.”

Hastalık Kaygı bozukluğunun 5 belirtisi

Çölümlü, “DSM (Mental Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı) 5 Tanı Kriterleri’ne göre hastalık kaygı bozukluğuna sahip insanlarda bu belirtiler bulunur:

  • Kişi ağır bir hastalığı olduğunu ya da olacağını düşünüp durur.
  • Kişide bir hastalık belirtisi yoktur ya da çok hafif belirti vardır. Ailesinde bir hastalık öyküsü bulunuyorsa ya da hastalık riski varsa bunu sürekli ve aşırı düzeyde düşünür.
  • Kişi sağlığıyla ilgili kolaylıkla korkuya kapılır ve yüksek düzeyde bir kaygı duyar.
  • Başka bir rahatsızlık durumu varsa ya da hastalık çıkma olasılığı yüksekse, (örneğin ailede bir hastalık öyküsü varsa) bu konuda sürekli düşünüp durmak aşırı bir düzeydedir
  • Kişi hastalık belirtilerine karşı vücudunu sürekli araştırır ve doktor ya da hastaneye gitmekten de kaçınır.
  • Hastalıkla ilgili düşünüp durma; bedensel belirti bozukluğu, panik bozukluğu, bedensel algı bozukluğu, takıntı-zorlantı bozukluğu ya da sanrılı bozukluk, bedensel tür gibi başka bir ruhsal hastalıkla daha iyi açıklanamaz.
  • Hastalıkla uğraşıp durma süresi en az altı aydır ancak korkulan özgül hastalık bu süre zarfında değişebilir.”

“Küçük bir hastalık belirtisi bile çok ciddi algılanabiliyor”

Bu kaygıya sahip kişilerin mantıklı olmadığının farkında olmalarına rağmen kaygılanmaya devam ettiklerini belirten Uzman Klinik Psikolog Gizem Mine Çölümlü, “Düşünceleri ve konuşmaları genellikle fiziksel hastalıklarla ilgili endişeler etrafında döner. Bazı olgularda ise kişi düşünce ve bedensel uğraşlarının mantıksız olduğunun bilincinde olmayabilir. Bir hastalığı olduğuna dair yoğun kaygı yaşamaları küçük fiziksel değişimleri dahi (yorgunluk, ağrıyan kas, küçük bir yara gibi) ciddi bir rahatsızlığın habercisi olarak yorumlamalarına sebep olur. Cinsiyet ve diğer sosyodemografik (eğitim, medeni durum gibi) özellikler bu rahatsızlıkta belirleyici değildir.” ifadelerini kullandı.

“Tedavide ilaç desteği ve psikoterapi iyi sonuçlar veriyor”

Çölümlü, Hastalık kaygısı bozukluğu genç yaşta başlamakla birlikte, 40-60 yaş arasında da sıkça rastlanmaktadır. Tedavide en iyi sonuç, doktor kontrolünde ilaç desteği ve psikoterapi kombinasyonu şeklindedir. Psikoterapi desteği ile kişinin bedensel belirtilerini felaket olarak görmesine  yol açan tetikleyici etkenler ve bu kaygıya özdeş belirtiler üzerinde durulur. Tedavi uygulandıkça da kişi daha üretken, daha işlevsel ve daha iyi hissedebilmektedir.”

 

 

Advertisement
Yorum Yapmak İçin Tıklayınız

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Gündem

Kadın

Dünya

sanalbasin.com üyesidir

En Çok Okunanlar