Gezi Parkı davasının dördüncü duruşması: 52 sanıklı davada ayırma kararı

Beşiktaş taraftar grubu Çarşı üyeleri, Anadolu Kültür AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kavala, firariler eski CIA danışmanı Henri Barkey ve Can Dündar'ın da aralarında bulunduğu 52 sanığın "15 Temmuz darbe girişimi" ile "Gezi Parkı olayları"na ilişkin iddialar kapsamında yargılandığı davada, Çarşı üyelerinin de aralarında bulunduğu 35 sanığın dosyasının ayrılmasına karar verildi.

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanık Osman Kavala katılmadı.

Aralarında Ayşe Mücella Yapıcı, Can Atalay, Çiğdem Mater ve Tayfun Kahraman’ın da bulunduğu bazı tutuksuz sanıkların da hazır olduğu duruşmayı Kavala’nın eşi Ayşe Buğra, CHP Milletvekili Mahmut Tanal, HDP milletvekilleri Züleyha Gülüm ve Hüda Kaya da izledi. Bazı başkonsolosluk ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de duruşmada izleyici olarak yer aldı.

Duruşmada savunmasını yapan sanıklardan Çiğdem Mater, “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlaması ve ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılandığını hatırlatarak, “Üstelik bir değil, ikinci kez. 2020 Şubat ayında Silivri’de yapılan yargılamalarda beraat ettim ve şimdi bir yıl geçmeden yeniden karşınızdayım. İddianame ‘kes kopyala’dan ibarettir. Hakkımızda ağırlaştırılmış müebbet istenen bir davada biraz daha özen gösterilmesi gerektiğini düşünüyorum. Sinemacı olarak, film çekmek suretiyle hükümeti yıkmakla suçlanıyorum. Bu bile suçlamanın ne kadar mantıksız olduğunu gösteriyor.” ifadelerini kullandı.

Mater, 2013 yılında başlayan protestolara Gezi Parkı’nın park olarak kalması düşüncesiyle katıldığını anlatarak, “Ayrıca sinemacı olarak, gözlemci olarak da katıldım. Gezi ile ilgili hiçbir film yapmadım. Film de yapabilirdim, film yapmak suç değildir. Tüm suçlamaları reddediyorum, beraatimi istiyorum.” dedi.

Çarşı grubunun üyesi sanıklar adına söz alan avukatlar, müvekkilleri hakkındaki dosyanın ana davadan ayrılmasını talep etti.

Sanık Osman Kavala’nın avukatları da dosyalarda daha önce verilen birleştirme kararlarının kaldırılması ve heyetin mahkemeden çekilmesi gerektiğini belirterek, Kavala’nın tahliyesini istedi.

Esasa ilişkin görüşü sorulan duruşma savcısı, Çarşı davasının ana dava dosyasından ayrılması ve Kavala’nın tutukluluğunun devamına karar verilmesi talebinde bulundu.

Davaya ilişkin ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, dosyada tutukluluk durumuyla ilgili mahkemeye yapılan son tarihli değerlendirmeden bu yana Kavala’nın hukuki durumunda değişiklik olmamasının gözetildiğini belirterek, isnat edilen suçun vasıf ve niteliği, yargılamanın geldiği aşama, dosyadaki HTS kayıtları ile baz bilgileri ve dijital materyaller üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporlar, atılı suçların yasada öngörülen cezanın üst sınırı ve adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasının yetersiz kalacağı gerekçeleriyle oy çokluğuyla Kavala’nın tutukluluk halinin devamına karar verdi.

Bu karara muhalefet şerhi koyan üye hakim, Kavala’nın uygulanacak ölçülü bir veya birkaç adli kontrol tedbiriyle tahliye edilmesi gerektiğini kayda geçirdi.

Mahkeme heyeti, ayrıca dosyada tutuklu sanık bulunmaması, tüm sanıkların savunmalarının tamamlanmış olması ve Yargıtay ilamında araştırılması istenen hususların henüz tamamlanmamış olması nedeniyle Çarşı grubu üyelerinin de aralarında bulunduğu 35 sanık yönünden dosyanın ayrılarak ayrı bir esasa kaydedilmesine hükmetti.

Mahkeme heyeti, dosyanın mütalaa hazırlanmak üzere duruşma savcılığına gönderilmesine karar vererek, mütalaanın celse arasında mahkemeye sunulması durumunda sanık ve avukatlarına tebliği, bu kişilere savunmalarını hazırlamak üzere gelecek celseye kadar süre verilmesini kararlaştırdı.

Sanıklar Henri Jak Berkey, Ayşe Pınar Alabora, Mehmet Ali Alabora, Handan Meltem Arıkan, İnanç Ekmekci, Hanzade Hikmet Germiyanoğlu, Can Dündar ve Gökçe Tüylüoğlu hakkındaki yakalama kararlarının infazlarının beklenmesine hükmeden heyet, Kavala’nın avukatlarının heyetin mahkemeden çekilmesine yönelik taleplerini ise reddetti.

Bir kısım tutuksuz sanığın adli kontrollerinin kaldırılmasına yönelik taleplerini de reddeden heyet, duruşmayı erteledi.

Duruşma sonrası adliye önünde basın açıklaması yapıldı. “Birleştirme kararı başından beri hatalıydı” diyen avukat Evren İşler şunları söyledi:

“Bu dosyada daha önce verilen birleştirme kararı başından itibaren hatalıydı. Gezi’nin ne olduğunun bu kadar tartışılmaya açıldığı bir Gezi dosyasının, onunla alakası olmayan çeşitli dosyalarla birleştirilerek yürütülmeye çalışılması zaten başından itibaren hukuka aykırı bir haldi. Ancak biz birleştirmelerle ilgili tavrımızı biliyorsunuz. Şu şekilde söyleyeyim, istediğiniz dosyayla birleştirin, istediğiniz dosyadan ayırın, Gezi haklı bir direniştir, Gezi haktır, gezi umuttur. Ve siz bu umudu yargılıyorsunuz. Dolayısıyla ne şekilde yargılarsanız yargılayın biz Gezi’yi savunmaya devam edeceğiz. ‘Gezi’de bir suç unsuru olmadığını nerede isterseniz size anlatırız’ demiştik. Ayırma kararına ilişkin de açıkçası bu anlamıyla çok önemli değil. Temel anlamı şurada, bu dosyanın nasıl bir araç olarak kullanıldığını gösteriyor. 5 aydır bu insanlar o zaman neden birleştirilerek yargılandı? 5 aydır birleştirme adı altında yürütülen işlerle Osman Kavala neden tutuklu tutuldu? Neden bizim arkadaşlarımız açısından da bakıldığında aklanma haklarından mahrum edildiler? Asıl soru bu. Cevabı da maalesef ki duruşma salonu içinde veya hukuk sınırlarında değil. Bu sorunun cevabı bu dosyanın bir siyasi dosya olması, bir siyasi yargılama olmasında yatıyor.”  

“AKLIMIZLA, HUKUKLA ALAY EDİYORLAR”

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da mahkemenin Çarşı davasını Gezi davasından ayırma kararıyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:

“Gerçekten yani aklımızla alay ediyorlar, hukukla alay ediyorlar. Çok açık anlatmaya çalışacağım. Osman Kavala’nın tutuklu yargılandığı dosya 30. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeydi. 30. Ağır Ceza Mahkemesi sonuçta bu dava dosyasını hukuka aykırı bir biçimde 13. Ağır Ceza Mahkemesi dosyasıyla birleştirdi. Bugün itibariyle 13. Ağır Ceza Mahkemesi dedi ki ‘Çarşı dosyasıyla bu dosya arasında irtibat yoktur, ayırıyorum’ dedi. E o zaman 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nden gelen dosyanın da tekrar 30’a geri gitmesi lazım. Mahkeme ne demiş biliyor musunuz? ‘Fotokopi makinemiz yok, Gezi dosyası, 100 klasör, Çarşı dosyası 6 klasör. Ben hiçbir klasörün fotokopisini çekip oraya gönderemem. O yüzden ben bakacağım.’ Bakın bu hukuk tarihinde görülmemiş bir iş. Şimdi ben buradan Hakimler Savcılar Kurulu’na, Adalet Bakanı’na sesleniyorum, ya biraz vicdan yok mu sizde? Türkiye’de hukuku, adaleti bu kadar yerlerde süründürmeye hakkınız var mı? Ama inanın buradan bir kez daha söylüyorum. Hepsinin hesabını hukuk kuralları içerisinde soracağız.”

Çarşı davasının geçmişi

Gezi Parkı olaylarına ilişkin aralarında Beşiktaş taraftar grubu Çarşı mensuplarının da bulunduğu 35 sanığa “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını engellemeye teşebbüs etmek”, “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet”, “terör örgütü kurma veya yönetme ile örgüte üye olma” suçlarından verilen beraat kararları, Yargıtay tarafından bozulmuştu.

Bozma ilamında İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesindeki Gezi Parkı olaylarına ilişkin dosya ile bu dosya arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu belirtilerek, dosyaların birleştirilerek karar verilmesi istenmişti.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi de 35 sanıkla ilgili yaptığı yargılamada, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin bozma ilamına uymuştu.

 Gezi Parkı olayları davasının geçmişi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Osman Kavala, Mehmet Ali Alabora, Ayşe Mücella Yapıcı ve Can Dündar’ın da aralarında bulunduğu 16 sanık hakkında dava açılmıştı.

Yargılama yapan İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi, 18 Şubat 2020 tarihli duruşmada Osman Kavala, Ayşe Mücella Yapıcı ve Şerafettin Can Atalay’ın da aralarında olduğu 9 sanığın, yüklenen suçların işlendiğine dair mahkumiyete yeter derecede hukuka uygun somut ve kesin delil bulunmadığı gerekçesiyle beraatine yönelik hüküm kurmuş, firari 7 sanığın dosyasını ayırmıştı.

Kararın temyiz edildiği İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi (istinaf), Osman Kavala’nın da arasında yer aldığı 9 sanık hakkında verilen beraat kararlarını bozmuştu.

Tutuklu sanık Osman Kavala ve eski CIA danışmanı Henri Barkey’in, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz’daki darbe girişimine ilişkin, “Anayasa’yı ihlal” ve “siyasal veya askeri casusluk” suçlarından İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığı davanın 5 Şubat 2021’deki duruşmasında mahkeme heyeti, dava dosyasının Gezi Parkı olaylarına ilişkin İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesindeki dava dosyası arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğu gerekçesiyle birleştirilmesine, dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmetmişti.

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesince 28 Nisan 2021’deki duruşmada ana dava dosyasında 9 sanık yönünden verilen beraat kararlarının istinaf mahkemesi tarafından bozulduğu ve karar veren bu mahkemeye gönderildiği hatırlatılarak, o kararla birlikte firari 7 sanık yönünden dosyanın ayrıldığına işaret edilmişti.

Mahkeme heyeti, 7 firari sanık yönünden ayrılan bu dosyanın, istinaf mahkemesince bozulan İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesindeki Osman Kavala ve Henri Barkey’in yargılandığı “15 Temmuz darbe girişimi” davası ile yine Kavala’nın 9 sanık ile yargılandığı “Gezi olayları” dava dosyasıyla birleştirilmesine hükmetmişti. Böylece birleşen 3 dava dosyasındaki sanık sayısı 17’ye ulaşmıştı.

 Çarşı davası da birleşmişti

“15 Temmuz darbe girişimi” ve “Gezi Parkı olaylarına” ilişkin Anadolu Kültür AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kavala ve firariler eski CIA danışmanı Henri Barkey ile Can Dündar’ın da aralarında bulunduğu 17 sanığın yargılamasını yapan İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi, Çarşı mensuplarının da aralarında bulunduğu 35 sanıklı davaya bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine yazı yazarak, yargılama konusu eylemler açısından hukuki ve fiili irtibat bulunduğu gerekçesiyle dava dosyalarının birleştirilmesine ilişkin görüş sormuştu.

Bu mahkemenin birleştirme konusunda muvafakat vermesinin ardından dava dosyaları, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde birleştirilmişti.

Gezi Parkı davasının dördüncü duruşması: 52 sanıklı davada ayırma kararı

Yorumlar kapalı.