Connect with us

Kadın

Eski eşine açtığı uzaklaştırma davasını öldürüldükten sonra kazandı!

Kamuoyunda ‘çekiçli vahşeti’ adıyla bilinen Işık İkizoğlu cinayetinden bir yıl önce, Işık eski eşi Yahya Cengiz Küçük’e şiddet, tehdit ve basit yaralama nedeniyle dava açtı. Işık İkizoğlu’nun, davayı eşinden şiddet gördüğü ve göreceği endişesiyle uzaklaştırma kararı çıkartmak için açtığı öğrenildi.

Published

on

Reklamlar

İzmir’in Dikili ilçesinde, boşandığı eşi tarafından 2017 yılında 32 yaşındayken öldürülen Işık İkizoğlu, sağken eski eşine açtığı davayı kazandı

Dikili 1’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya Işık’ın annesi Fatma Füsun Cebeciler, babası Yaşar İkizoğlu ve ablası Başak İkizoğlu da katıldı. Alanya L Tipi Kapalı İnfaz Kurumunda olan sanık Yahya Cengiz Küçük ise duruşmaya SEGBİS aracılığıyla dahil oldu. Duruşmada sanık Küçük, “Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Mütalaayı kabul etmiyorum. Suçsuzum” dedi ve beraatını istedi. Mahkeme sonunda Küçük’e İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere 1 yıl 6 ay ceza verildi. Sanık Küçük ise hükmü istinaf ettiğini beyan etti.

‘Bu dünyada yarım kalan işlerinden biriydi’

Mahkeme sonrası bir açıklama yapan Işık’ın ablası Başak İkizoğlu; “Bugün Işık’ın sağken 2016 yılında açtığı dava için buradayız. Kardeşim bu davayı açtıktan bir yıl sonra 2017 yılında yaşamını kaybetti. Bugün kardeşimin aramızda olmadığı bu davadan sanık ceza aldı. Bu cezanın önemi çok büyük. Çünkü kardeşimin bu dünyada yarım kalan işlerinden biriydi ve sonuçlandı. Bir diğer önemi ise uzaklaştırma kararı alınan kadınların daha temkinli korunması sağlamak için bir örnek olmasıydı. Buradan şunu söyleyebilirim. Bazen bir yakınımızı kaybedebiliriz. Bu bizim için çok derin acılara neden olabilir. Ama asla vazgeçmemeliyiz” dedi.

Ömür boyu hapis cezası almıştı

2017 tarihinde 10 yaşında bir kızları bulunan Işık İkizoğlu ile Antalya’dan gelen eski eşi Yahya Cengiz Küçük, aynı yıl 15 Mayıs Pazartesi günü Dikili’deki bir kafeteryada buluştu. Aralarında çıkan tartışmanın ardından İkizoğlu, eski eşinin yanından ayrılıp dövüldüğünü söyleyerek polise şikâyette bulundu. İfadesi alınan İkizoğlu’na, götürüldüğü adli tabiplikte ‘darp izine rastlanmadı’ raporu verildi.

İkizoğlu evine dönerken polis Küçük’ün yakalanması için çalışma başlattı, ancak kendisine ulaşamadı. Küçük, öğleden sonra eski eşi İkizoğlu’nun ilçedeki evine geldi. O sırada kızları okulda olan İkizoğlu ve Küçük tekrar tartıştı. Öfkelenen Küçük, eski eşi İkizoğlu’nu başına çekiçle vurup, öldürdü. Ardından da polis arayıp, kendisini ihbar etti. Olay yerine gelen polis ekipleri, Küçük’ü gözaltına aldı. Tutuklanan Küçük hakkında Bergama Ağır Ceza Mahkemesi’nde, ‘tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istemiyle dava açıldı. Küçük, 3 Mayıs 2018 tarihinde ‘kasten öldürme’ suçundan mühebbet hapis cezasına çarptırıldı.

Kadın

13 gündür kayıp Duygu Çelikten’in cesedi bulundu

Duygu Çelikten’in cesedi, Antalya’da bıçaklanmış halde ormanlık alanda bulundu. Katil zanlısı olarak bir kişi aranıyor.

Published

on

By

Reklamlar

Antalya’da 13 gündür kayıp olarak aranırken ormanlık alanda öldürülmüş halde bulunan 30 yaşındaki Duygu Çelikten’in cenazesi yakınlarına teslim edildi.

Antalya Adli Tıp Kurumunda otopsi yapılan iki çocuk annesi Çelikten’in cenazesi ailesi tarafından morgdan alındı. Cenazenin teslim alındığı sırada Çelikten’in yakınları gözyaşı döktü.

Genç kadının cenazesinin bugün Muratpaşa ilçesinde toprağa verileceği öğrenildi.

Bu arada, bıçakla öldürüldüğü tespit edilen Duygu Çelikten’in katil zanlısı olduğu belirtilen Veli Ü. adlı kişinin arandığı belirtildi.

NE OLMUŞTU?

Antalya’da 13 gün önce ailesinin kayıp müracaatı yaptığı 2 çocuk annesi Duygu Çelikten için arama çalışması başlatan polis ekipleri, kaybolmadan önce bindiği otomobilin Kepez ilçesi Varsak bölgesindeki ormanlık alanda görüldüğünü belirlemişti. Bunun üzerine arama çalışmalarını dün bu bölgede yoğunlaştıran ekipler, kadının cesedini üzeri taş ve toprakla örtülmüş olarak bulmuştu.

Yaklaşık 10 günlük olduğu tahmin edilen cesette yapılan incelemede, sırt bölgesinde iki bıçak darbesi tespit edilmişti.

Okumaya Devam Et

Kadın

Bilecik’te kadın cinayeti: Ayrılmak isteyen sevgilisini öldürdü!

Published

on

By

Reklamlar

Bilecik’in Bozüyük ilçesinde Yusuf Uğur (30), kendisinden ayrılmak isteyen sevgilisi Handan Bul‘u (23) öldürüp, ardından intihar etti.

Olay, Bozüyük ilçesi Bozalan köyü yakınlarında meydana geldi. Fabrikada çalışan Yusuf Uğur, iddiaya göre kendisinden ayrılmak isteyen sevgilisi Handan Bul ile konuşmak için, otomobille ormanlık alana gitti. Otomobilin içerisinde Handan Bul ile tartışmaya başlayan Yusuf Uğur, yanında getirdiği tabancayla Handan Bul’u vurarak öldürdükten sonra aynı silahla intihar etti. Silah sesini duyanların ihbarıyla olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı incelemede Yusuf Uğur ve Handan Bul’un hayatını kaybettiği belirlendi.

Uğur ve Bul’un cansız bedenleri, olay yerindeki incelemenin ardından önce Bozüyük Devlet Hastanesi morguna daha sonra da kesin ölüm nedenlerinin belirlenebilmesi için Bursa Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Okumaya Devam Et

Kadın

Metro İstanbul AŞ’de kadın makinist sayısı 99’a çıktı

Metro İstanbul AŞ’de kadın makinist sayısı 99’a çıktı. Hepsi alkışlanacak başarılara imza atmış umut vadeden kadınlar. Hikayeleri etkileyici: Birçok insan işimizi oturduğumuz kabinle sınırlı sanıyor. Biz de tünellere giriyoruz biz de balastlı yollarda tren alıyoruz.

Published

on

By

Reklamlar

“130 metrelik treni sürebiliyorsam ben her işi yaparım. Dışarıdan bakan işi sadece makinist koltuğuyla sınırlı sanıyor, halbuki içeride bambaşka bir dünya var. Ben 4 üniversite bitirdim ama asıl mesleğim buymuş” diye başlayan öyküler… kimi “çocukluk hayalimdi” diyor, kimi 4 üniversite bitirmiş, kimi öğretmenlikten KHK ile ihraç edilmiş, aralarında anne olan da hamile olan da, üniversiteden yeni mezun olan da, acil tıp teknikeri olan da, bir daha iş bulamam umutsuzluğu yaşayan da var… 88 kadını bir araya getiren ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) iştirak şirketlerinden Metro İstanbul AŞ. 88 kadın makinist  brövelerini alarak yollara çıktı. Metro İstanbul AŞ’de yeni 88 sürücü ile kadın sürücü sayısı 99’a, toplam tren sürücüsü sayısı ise 772’ye yükseldi. Kadın sürücüler şimdi bir yerlere yetişme telaşında olan milyonlarca İstanbulluyu güven içinde yerlerine ulaştırmanın peşinde.

KADIN MI KULLANIYOR DİYE TEKRAR TEKRAR BAKIYORLAR

Gamze Alkan’ın asıl mesleği acil tıp teknikerliği, 3 yıl ambulansta acil tıp teknikeri olarak görev yapmış. Alkan, özel sektörde çalıştığı için bir süre sonra işsiz kaldığını 2019 Kasım ayında İBB’nin kariyer sitesinde genel kategorisinde iş başvurusu yaptığını aralık ayında yazılı, ocak ayında ise sözlü mülakata çağrıldığını ifade ediyor.

Gamze “Tren şoförlüğü için beni çağırdıklarında ilk başta çok tereddüt ettim yapabilir miyim diye… Sonuçta okuduğum alandan çok farklı bir iş. Sonra 4 aylık çok sıkı bir eğitim sürecine başladık. Herşey çok güzel ve gurur vericiydi. Bu iş benim için büyük bir sorumluluk demek. Can taşıyorsunuz sonuçta. Dakikalarla saniyelerle yarışıyorsunuz. Tam dakikasında peronda olmak zorundasınız” diyor. Gamze, sözlerini “perona girdiğimizde direkt yolcular makinist koltuğuna bakıyor. Hatta kadın mı kullanıyor diye ikinci kez bakıyorlar. İndiğimde yolcularla karşılaştığımda helal olsun siz kullanıyorsunuz diye şaşkınlık yaşayanlar var. Bizim gücümüzü başardığımızı gören birçok genç kadın bu işi ben de yaparım bize ne önerirsiniz diye de soruyor. Bence her kadın bu işi yapabilir. Erkek işi asla denmesin, kadınlar her işin altından kalkabilir. Yeter ki kararlılık olsun, yeter ki gücünün farkına varsın” diye sonlandırıyor.

ÖZGÜVENİM ARTTI

Çocuk gelişimi, halkla ilişkiler, bankacılık ve sigortacılık olmak üzere dört üniversite bitirmiş Özlem Şen, bir dönem de öğretmenlik yapmış. İBB’ye kreş öğretmeniliği için başvurdum diye başlıyor söze Özlem Şen, beni tren sürücülüğü için aradılar. Benim çocukluk hayalim pilot olmaktı. Makinistlik gelince gerçekten inanamadım. Evet okuduğum öğretmenlikte atanamadım ama sanki çocukluk hayalim gerçek oldu gibi hissediyorum. Bir çocuk annesi olan Özlem, “Ben Metro İstanbul AŞ’ye güvenerek şimdi ikinci çocuğuma hamileyim. Gerçekten yaptığım iş ve şirketim bana büyük güven veriyor” diyor.

Özlem Şen, yolculardan ve yakınlarımdan bazen “gerçekten sen treni sürebiliyor musun, helal olsun” tarzında tepkiler aldığını söylüyor. Özlem, “130 metrelik bir treni kullanıyorsam artık güçlüyüm diyorum. Sadece erkek işi diye gösterilen her işi yaptığımızı gösterdik. İnsanların ummadıkları başarılara imza atıyoruz. Bu iş gerçekten benim için güç demek. Özgüvenim arttı” ifadeleriyle sözlerini noktalıyor.

İŞTE TORPİLSİZ HAK ETTİĞİM YERDEYİM

İstanbul Metro AŞ’de kadınlara öncelik tanınması gerçekten onur verici diyen Deniz Tan’ın asıl mesleği teknik ressamlık. Ama özel sektördeki adaletsizlikten sıkılıp İBB kariyerden bu işe başvurmuş.

Tan, işe başlama sürecini “Türkiye’de bu tarz işlere başvurmak için bir tanıdığınızın vesile olması gerekiyordu. Ama herhangi bir tanıdığa ihtiyaç duymadan bu noktaya kadar geldik. Gerçekten işe giriş süreci çok şeffaf işledi. İlk kez işte torpilsiz hak ettiğim yerdeyim diyorum. Türkiye’de bir işe girmek için mutlaka tanıdıklara ihtiyaç duyuluyor. Çok zorlu bir eğitim sürecinden geçerek buraya geldik” şeklinde ifade ediyor.

Tren sürücülüğü Deniz’in hayata daha güçlü bakmasını sağlamış, dahası çok az kadının başardığı bir işi yapıyoruz diyor. Bu işi başarmakla diğer kadınlara da öncü olduklarına inanıyor Deniz.  Şimdi hayata daha umutlu bakıyorum geleceği daha güzel görüyorum diyor Deniz. M7 Mecidiyeköy-Mahmutbey Metro Hattı’nda sefer yapmaya hazırlanan Deniz Tan, “Raylı sistemleri benim için artık bambaşka bir dünya. Hedefim makinistliğin üst birimleri kumanda merkezleri, amirlik olacak” ifadelerini kullanıyor.

 TATİLLERDE TRENLERİ İZLERDİM

Küçüklükten beri polis ya da makinist olma hayali kurmuş Hicret Özden, “Demir yoluna aşık bir insan olduğum için makinistliği seçtim. Sırf bu mesleğe daha yakın olmak için tatillerde demir yollarını gezerdim. Trenleri izlerdim. Bunun mesleği okulu var mı diye araştırdım ve raylı sistemler bölümünü okudum” diye özetliyor makinistlikle tanışma serüvenini.

Bu mesleği yapabilmek için önce insanın kendini kanıtlaması gerektiğine işaret eden Hicret Özden, “İlk başlarda kadınlara güven yoktu, ama artık makinistlikte onu kırdık. Kadınların yapamayacağı hiçbir iş yoktur. Daha güzel işler yapacağız” diyor.

HEYECANI ANLATAMAM

Çiğdem Erdoğan, hem dede hem dayısı demir yollarında çalışmış yani aileden demir yollarına yakın hissetmiş kendini. O kadar sevmiş ki bu alanı Erzincan’da raylı sistemler bölümünü okumuş. İstanbul Metro AŞ’nin makinist aradığını görünce hemen başvurmuş. “Trende makinist koltuğuna geçerken ki heyecanı anlatamam” diyen Çiğdem, “Demir yoluna girince bambaşka bir dünya öğreniyorsunuz. Erkek literatüründeki kavramlar birden kadının diline geçiyor. Dışarıda bakınca siz sadece treni görüyorsunuz… Ama içinde ayrı bir ekipman dünyası var bunları öğreniyorsunuz” şeklinde duygularını ifade ediyor.

KADIN İSTESİN YETER

Burcu Karakuş, bir kadın istedikten sonra her mesleği yapabilir diye başlıyor konuşmaya, 4 ve 1 yaşlarında iki çocuk annesi olduğunu ifade ederek, “Aslında muhasebe mezunuyum. Makinistlik hiç aklımda olmayan bir işti. Şimdi 29 Ekim’de açılacak M7 Hattı’nda deneme seferleri yapıyorum.  Bir kadının istedikten sonra en zor meslekleri bile yapabileceğini gösterdik. Çünkü çok fazla erkeğin olduğu bir alanda kadınların da başarılı olması bana güç veriyor” diyor.

Metro İstanbul AŞ’nin işe başlayan yeni kadın makinistleri Şehriban Kıraç’a konuştu.

GÜÇ İŞLERİN ALTINDAN KALKTIK

Gamze Turan, 10 yıl ücretli öğretmenlik yaptığını, şartlar zor, geçinmek mümkün olmadığı için farklı alanlara baktığını ve İBB’nin ilanını görünce başvurduğunu anlatıyor. Gamze, “Zorlu bir eğitim sürecinden geçtik ama biz kadınlar olarak bu işin altından kalktık.

Bu iş vardiyalı. Benim çocuğum var gece çocuğu bırakmak, atölye ortamında bulunmak durumunda kalabiliyorsunuz, balastlar, ray ortamı sürekli tren içindesiniz, ama gerçekten önemli olan güç işlerin altından kalkabilmek. Biz kadınlar olarak bu işin altından kalktık. Bu iş her açıdan bana güç kattı” dedi.

BU DÜNYA MAKİNİST KABİNİYLE SINIRLI DEĞİL

* Şafak Altunbaş: Bir işe torpilsiz girileceğine şahit oldum. Dış ticaret mezunuyum. Tren sürücülüğü dışarıdan göründüğü gibi basit bir iş değil. Birçok insan bizi kabinde görüyor ve kabinle sınırlı sanıyor. Biz de tünellere giriyoruz biz de balastlı yollarda tren alıyoruz. Biz de atölyelere tren götürüyoruz. Erkeklerin yaptığı her işi biz de yapıyoruz.

* Elif Can: Annem ilanı trende görmüş öyle başvurdum. Olabileceğini hiç düşünmemiştim. Gerçekten liyakatı ön plana alan bir süreç işledi. Doktorluk gibi çok farklı bir sorumluluğu var. Çünkü biz de can taşıyoruz. Bu iş kadınların ne kadar güçlü olduğunun kanıtı.

* Büşra Mutlu: Aslında inşaat teknikeriydim. Hiç böyle bir iş yapacağımı rüyamda görsem inanmazdım. İlk başlarda bu işin altından kalkabilir miyim tarzında korkularım vardı. Ama şimdi iyi ki bu mesleği seçmişim. M2 Yenikapı-Hacıosman hattındayım. Yolculardan çok olumlu tepkiler alıyorum. Özellikle küçük çocuklar her gördüğünde el sallıyor.

* Ezgi Demir: Bilgisayar programcılığı mezunuyum. Şu anda iyi ki de buradayım. Bu alanda çok fazla kadın olmamasına rağmen İBB Başkanımız Ekrem İmamoğlu’nun vizyonu ile şimdi bu noktalara geldik. Yolcular makinist koltuğunda bizi görünce ilk başta şaşırıyor. Tebrik eden, bizi kahraman ilan eden oluyor. Bunları yaşamak gurur vereci. İnsanları bir yerlere ulaştırmak bizi de mutlu ediyor.

Kaynak: Cumhuriyet

Okumaya Devam Et

En Çok Okunanlar