Connect with us

Gündem

Erdoğan, 2021 ihracat rakamını açıkladı

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Milletin felaketinden siyasi rant devşirme peşinde koşan muhalefetin abuk sabuk tekliflerine rağmen Türk ekonomisine asla kontak kapattırmadık.” dedi.

Published

on

Erdoğan, 2021 ihracat rakamını açıkladı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Raffles Otel’de 2021 yılı dış ticaret rakamlarını açıkladığı programda yaptığı konuşmada, Türkiye ve ekonomisi açısından önem taşıyan bu toplantı vesilesiyle katılımcılarla beraber olmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti.

Bugün 2021 yılının dış ticaretini değerlendirmek üzere bir araya geldiklerini hatırlatan Erdoğan, Türkiye’nin dış ticaretini geliştirmeye verdiği 20 yıllık emeğin, mücadele ve gayretin meyvelerini özellikle ihracatta topladıklarını, Allah’a, Türk milletine böyle başarı hikayeleri yazdırdığı için hamdettiğini söyledi.

Türk ekonomisinin yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyüme ilkeleri doğrultusunda gelişimini sürdürdüğüne işaret eden Erdoğan, açıklayacağı ihracat rakamlarının, hedeflerine bağlılıklarının ve doğru yolda emin adımlarla ilerlediklerinin en somut nişaneleri olduğunun altını çizdi.

Erdoğan, Cumhuriyetin 100. yılı olan 2023 yaklaşırken, Türkiye’nin ekonomide kabuk değiştirmekte artık farklı bir lige çıktığını belirterek, “Şüphesiz elde ettiğimiz başarılarda büyümemize sağladığı katkılarla ihracatımızın çok ciddi payı vardır. İhracatçılarımız akıncı ruhuyla çalışmış, istihdam oluşturmuş, üretmiş, ürettiklerini de dünyanın hemen her ülkesine satma başarısı göstermiştir. Türk ekonomisinin alperenleri olarak gördüğüm tüm ihracatçılarımızı canıgönülden tebrik ediyorum. Yine tarihi başarımızın gizli kahramanları olan emekçi kardeşlerimizi de kutluyor, ülkem ve milletim adına kendilerine şükranlarımı sunuyorum.” dedi.

 “Son 2 yıla ait ekonomik veriler Türkiye’nin başarısını açıkça ispat ediyor”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ihracat rakamlarını açıklamadan önce kısaca geçen seneye dair değerlendirmelerini paylaşmak istediğini aktararak, şunları kaydetti:

“İnsanlık olarak 2 yıldır son asrın en büyük sağlık krizi olarak nitelenen koronavirüs salgınıyla mücadele ediyoruz. Her ne kadar salgın bir sağlık krizi olarak başlasa da ekonomiden turizme, eğitimden beşeri ilişkilerimize kadar hayatın her alanını olumsuz etkiledi. Böylesi devasa bir krize hazırlıksız yakalanan ülkeler salgın karşısında bocalayarak hemen korumacı, rekabetçi, uluslararası ticareti kısıtlayıcı politikalara başvurdu. Maske ve tıbbi malzeme konusunda Avrupa’da ve dünyanın daha pek çok yerinde yaşanan sıkıntıları hepimiz hatırlıyoruz. Türkiye olarak, güçlü sağlık altyapımızın sağladığı avantajları en etkin ve verimli şekilde kullanarak salgın sürecini alnımızın akıyla yönettik. Küresel ölçekte meydana gelen sarsıntılara rağmen Türkiye ekonomisinin ayakta kalması, üretimin aralıksız sürmesi, istihdamın korunması için toplumumuzun tüm kesimlerine yönelik tedbirleri devreye aldık. İş dünyamıza, ticaret erbabımıza, KOBİ’lere, çiftçimize, esnafımıza, çalışanlarımıza sunduğumuz destek ve teşviklerle onların yanında olduk. Milletin felaketinden siyasi rant devşirme peşinde koşan muhalefetin abuk sabuk tekliflerine rağmen Türk ekonomisine asla kontak kapattırmadık.”

Türkiye’nin salgın yönetimine katkıda bulunan en önemli faktörlerden birisinin de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

“Türkiye, dünyanın birçok ülkesinden farklı olarak devletin tüm kurumları arasındaki koordinasyonu en üst düzeyde tutmuş, zaman ve kaynak israfı yaşanmamış, alınan kararlar hızlı bir şekilde uygulamaya geçirilmiştir. Böylece sağlık hizmetlerinin yanı sıra ekonomide ve kamu güvenliğinde de hamdolsun ciddi hiçbir zafiyetle karşılaşmadık. Son 2 yıla ait ekonomik veriler Türkiye’nin başarısını açıkça ispat ediyor. Mesela küresel ticaret, korumacı politikalar ve salgının tedarik zincirlerinde yol açtığı kırılmalar nedeniyle çeşitli aksaklıklara maruz kalmıştır. Dünya Ticaret Örgütü verilerine göre, küresel mal ticareti hacmi itibarıyla hamdolsun bizler burada hiçbir zaman yalnız kalmadık ve muhataplarımızı da yalnız koymadık. Buradaki attığımız adımlarda son 2 yıla ait ekonomik veriler Türkiye’nin başarısını açıkça ispat ediyor. Hele hele Dünya Ticaret Örgütü verilerine göre, küresel mal ticareti hacmi 2020 yılında yüzde 5,3 oranında daralmıştır. Dünyada tüm bunlar yaşanırken, Türkiye 2020 yılını büyümeyle kapatan iki ülkeden biri olmuştur.”

2021 yılı dış ticaret rakamlarını açıklayan Erdoğan, küresel ekonominin yüzde 3,4 küçüldüğü bir dönemde Türkiye’nin yüzde 1,8 büyüme kaydettiğini, yılın üçüncü çeyreğinde Türkiye’nin sergilediği büyüme oranında itici gücün mal ve hizmet ihracatı olduğunu kaydetti.

Bu dönemde net mal ve hizmet ihracatının büyümeye katkısının 6,8 puan olarak gerçekleştiğini, böylelikle yüksek oranlı büyümenin yüzde 92’sinin net mal ve hizmet ihracatından kaynaklandığını belirten Erdoğan, ihracat artışının büyümedeki yansımalarının özellikle sanayi üretimi, kapasite kullanım oranı, istihdam gibi göstergelerde daha net görüldüğünü vurguladı.

“2021 yılının ilk çeyreğinde yüzde 7,4 ile ikinci çeyreğinde yüzde 22, üçüncü çeyreğinde yüzde 7,4 oranında büyüyerek başarımızı perçinledik.” diyen Erdoğan, bu performansla Türkiye’nin salgın döneminde ekonomisini en hızlı toparlayan G20 ülkesi olmasının beklendiğini anlattı.

Sanayi üretim endeksinin ekim ayında yıllık bazda yüzde 8,5 artışla 143,6 seviyesine yükselerek rekor bir değere ulaştığını dile getiren Erdoğan, “İmalat sanayi kapasite kullanım oranı ise salgın öncesi düzeyi aşarak aralık ayı itibarıyla yüzde 78,7 seviyesine çıkmıştır. Bu ivme istihdama da olumlu aksetmiş, Türkiye ekonomisi 2021 ekim ayı itibariyle salgın öncesi döneme göre 2 milyon ilave istihdam oluşturmuştur. OECD üyesi ülkelerin istihdam bakımından ancak 2023 yılının üçüncü çeyreğinde toparlanması öngörülürken, Türk ekonomisi, dinamik yapısı ile salgın öncesi seviyelere hızla ulaşmayı başarmıştır.” değerlendirmesini yaptı.

Her krizin beraberinde birçok fırsatı da getirdiğini belirten Erdoğan, tarih boyunca küresel kriz dönemlerini iyi değerlendiren ülkelerin ekonomik bakımdan çok büyük sıçrama yapma imkanına da kavuştuğunu belirtti.

Bugün küresel ekonomiye yön veren ülkelerin durumuna bakıldığında bu gerçeğin net bir şekilde görüldüğünü aktaran Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ancak ülkemiz siyasi istikrarsızlık, iç sorunları sebebiyle çok uzun yıllar kriz dönemlerinde önüne açılan bu fırsat pencerelerini kullanamadı. Gazi Mustafa Kemal’in teşvik ve desteğiyle 1923 İzmir İktisat Kongresi’nde alınan kararlarının ömrü yalnızca 6 yıl sürdü. Rahmetli Menderes’in başlattığı kalkınma hamlesi 27 Mayıs darbesiyle akamete uğradı. Merhum Özal’ın dirayetli liderliğinde yakalanan ivme 1990’ların belirsizlik atmosferinde maalesef hedefine varamadı. Dönemin Cumhurbaşkanının anayasa kitapçığını fırlatmasıyla tetiklediği 2001 krizinin ülkemize maliyeti ise 100 milyarlarca doları buluyor. Her on yılda bir tekrarlanan darbeler, milletimizi fakirleştirirken, çalışmadan, üretmeden hiçbir riske girmeden parasına para katmaya alışmış bir avuç rantçı elitin daha da zenginleşmesini sağladı. Millet kaybederken, emekli, memur, işçi, iş adamı, esnaf, üretici kaybederken krizden nemalanan bu seçkin azınlık kazanmaya, palazlanmaya, servetini arttırmaya devam etti.”

Türkiye’nin içine hapsedildiği bu kısır döngüyü 2002’de kendilerinin bozduğunu ifade eden Erdoğan, hayata geçirdikleri reformlarla Türk ekonomisini prangalarından, Türk demokrasisini vesayet zincirlerinden kurtarmayı başardıklarını söyledi.

“Muhalefet bu işten anlamaz”

Serbest piyasa ekonomisi anlayışıyla rekabeti esas alan, şeffaf ve öngörülebilir politikalarla Türkiye’yi kalkındırdıklarını, güçlendirdiklerini ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

“Türk ekonomisinin özellikle son 2 yılda yakaladığı başarının sırrı işte bu büyük değişimde gizlidir. Türkiye ilk defa krizlerin altında ezilen değil, krizleri yöneten, hatta krizleri fırsata çeviren bir ülke konumuna gelmiştir. Salgın nedeniyle ortaya çıkan alternatif tedarikçi arama ve bölgeselleşme eğilimleri ülkemizin küresel tedarik zincirlerindeki coğrafi avantajını öne çıkarmış ve ihracatımızın önünü daha da açmıştır. Geçtiğimiz yılın 3’üncü çeyreği itibarıyla ülkemizin küresel ihracattan aldığı pay ilk kez yüzde 1’in üzerine çıkmıştır. İhracatımız, tarihimizde ilk defa 200 milyar doları aşarak Orta Vadeli Program hedeflerinin de ötesine geçmiştir. Şimdi burada büyük bir gurur ve memnuniyetle ifade etmek isterim ki 2021 ihracatımız geçen yıla göre yüzde 32,9 oranında artışla 225 milyar 368 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Hamdolsun, bu bir rekordur. Dünden bugüne ulaştığımız bir rekordur.”

Bundan 19 yıl önce 36 milyar dolardan devraldıkları ihracatı 2021 yılında 6 kattan fazla arttırarak 225 milyar 368 milyon dolara çıkarmayı başarmış olmaktan mutluluk duyduklarını dile getiren Erdoğan, “2002’de sadece 87,6 milyar dolar olan dış ticaret hacmimizi 2021 yılında 496,7 milyar dolara ulaştırdık. Dış ticaret açığımız ise önceki yıla göre yüzde 7,8 azalışla 45,9 milyar dolara gerilerken ihracatın ithalatı karşılama oranı ise 5,8 puan artışla yüzde 83,1’e yükseldi. Bu oranın 2000 yılında sadece yüzde 51 olduğu dikkate alındığında Türkiye ekonomisinin bizim dönemimizde kaydettiği ilerleme çok daha iyi anlaşılacaktır. Ama muhalefet bu işten anlamaz. Onların derdi başka. Bizim derdimiz aşk. Az önce de kardeşlerim söyledi. İhracat, ihracat, ihracat.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin şu anda dünyayla yarıştığını, küresel bir yarışın içinde olduklarını ve son 12 ayın 11’inde ihracat rekoru kırıldığını kaydeden Erdoğan, 2002’de 33 bin 523 firma ihracat yaparken, 2021 sonu itibarıyla ihracatçı firma sayısının 101 bin 386’ya yükseldiğini belirtti.

Daha önce 1 milyar doların üzerinde ihracat yapan 5 il varken, bu sayının 21’e yükseldiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Konuşuyorlar, yok şöyle, yok böyle falan. Ya sen konuşmaktan ne anlarsın? Ama benim Anadolu’daki vatandaşım durmuyor. Gaziantep’te durmuyor, Eskişehir’de durmuyor ve devamlı dünyanın neresinde bir pazar varsa, bu pazarları dolaşıyor.” dedi.

2021 yılında 81 ilin tamamı ihracat yaparken, 78 ilin geçen yıla göre ihracatını arttırmayı başardığını ifade eden Erdoğan, ihracat yapılan 75 fasıl ürün grubunda Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat değerlerine ulaşıldığını, en fazla ihracat artışının Amerika’ya olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Türkiye bunu da başardı. En önemli ticari ortak Avrupa Birliği’ne (AB) ihracatımız yüzde 33 oranında artarak 93,1 milyar dolara çıktı. Dahası AB’ye karşı net 7,7 milyar dolar dış ticaret fazlası verdik. İhracatımızdaki artışın sadece belli bölgelere yoğunlaşmak yerine tüm dünyaya dengeli biçimde yayıldığını memnuniyetle görüyoruz sayenizde. Bunu sizlerle beraber başardık. Örneğin bu dönemde ihracatımız Güney Amerika’ya yüzde 86,6. Güney Amerika nere, Türkiye nere… AB dışı Avrupa ülkelerine yüzde 29, Yakın ve Orta Doğu ülkelerine yüzde 22,6, Kuzey Afrika Bölgesi’ne 44,8 oranında artış göstermiştir. Buralara gitmesen… Hani diyorlar ya ‘Kara Afrika’. Evet, bunlar yaradılmışların en şereflisi. Biz bunların hepsine gittik, gidiyoruz, gideceğiz. Nasıl burada futbol takımlarımızın yarısı neredeyse Afrika’dan ise pazarlar da evelallah bizimle beraber geleceği olgunlaştırıyor. Daha güzel olacak, hiç endişem yok.”

 “205 ülke ve bölgeye, ihracat işlemlerimizi milli paramız ile gerçekleştirdik”

İhracatın değer bazında en fazla arttırıldığı ülkelere bakıldığında, ABD’ye yüzde 44,6 artış ile 14,7 milyar dolara, BAE’ye yüzde 94,3 artış ile 5,5 milyar dolara, Birleşik Krallığa yüzde 22 artışla 13,7 milyar dolara ulaşıldığını aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:

“Demir-çelikte yüzde 70,9 oranında artışla 25,9 milyar doları, motorlu kara taşıtlarında yüzde 13,3 artışla 25 milyar doları, makinede yüzde 23,7 oranında artışla 20,8 milyar doları, hazır giyimde yüzde 22,2 oranında artışla 18,3 milyar doları yakaladık. Bu rakamlarla Türkiye, birçok sektörde dünya ticaretinde söz sahibi bir ülke haline gelmiştir. Miktar yanında katma değer olarak da artan ihracatımızın kilogram birim değeri ise yüzde 17 yükselişle 1,29 dolara çıkmıştır. Ayrıca Türk lirası ile ticaret gerçekleştirdiğimiz ülke sayısını her geçen gün daha yukarı taşıyoruz. Ne olur Türk lirası deyip geçmeyin, bizim paramız çok önemli. İnşallah paramız, belirleyici olacak hiç endişe etmeyin. 2021 yılı itibariyle 205 ülke ve bölgeye, ihracat işlemlerimizi milli paramız ile gerçekleştirdik. Türk lirası ile yaptığımız dış ticaret hacmi, 183 milyar liraya ulaşmıştır. Mal ticaretindeki güçlü performansın, hizmet ticareti rakamlarına da müspet yansıdığını görüyoruz. Hizmet ihracatımızın bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 60 oranında artışla, 53 milyar dolara ulaşmasını ve cari işlemler dengesine 23 milyar dolarlık olumlu katkı yapmasını bekliyoruz. Oluşturduğumuz yeni yapı ve güçlendirilmiş destek programlarıyla bu rakamı kısa sürede 100 milyar dolara çıkarmayı amaçlıyoruz.”

Bu doğrultuda turizm ve lojistik dışındaki hizmet sektörlerinden yazılım, bilişim ve oyun sektörlerinde 10 milyar dolar, sağlık turizminde 5 milyar dolar, eğitim hizmetlerinde 3 milyar dolar, dizi film ve kültürel hizmetler sektöründe 2 milyar dolar ihracata kısa zamanda ulaşacak bir yol haritasını hayata geçirdiklerini ifade eden Erdoğan, ayrıca ülkenin sanayi alt yapısının yeşil dönüşümünün tamamlanmasının da ihmal edilen bir başlık olmadığını söyledi.

Cari fazla veren bir ülke konumuna hızla ulaşmak için 2022 yılı ekonomik büyüme hedefini yüzde 5 olarak belirlediklerini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

“İhracatımızdaki güçlü performans sayesinde orta vadeli programın geçtiğimiz yılki hedefini zaten aşmıştık. Bu programda önümüzdeki sene için yaklaşık 231 milyar dolarlık ihracat belirlemiştik. Gelecek yıl da bu rakamın üstüne çıkacağımıza ben inanıyorum. Onun için 2022 hedeflerimizi 250 milyar dolar olarak revize ediyoruz. Ülkemizin medarıiftiharı olan siz ihracatçılarımızın gelecek sene bize bu gururu da yaşatacağınıza ben yürekten inanıyorum. Siz bu hedef doğrultusunda ilerlerken, Cumhurbaşkanı ve hükümet olarak biz de sizin yanınızda olmayı sürdüreceğiz.

Eylül ayındaki son buluşmamızda İhracatı Geliştirme Anonim Şirketi’nin müjdesini vermiştim. İhracatçılarımızın finansmana erişimini iyileştirmeyi ve teminat sorunlarını çözmeyi hedefleyen bu şirketi kısa sürede kurduk. Faaliyete 1 Mart 2022 tarihinde geçecek olan şirketimizin şimdiden tüm ihracatçılarımıza hayırlı olmasını diliyorum. Bu arada inşallah Finans Merkezimizi de harekete geçireceğiz.”

“İhracatçıyı desteklemek üzere ayırdığımız bütçeyi de arttıracağız”

Öte yandan 2022 yılı için ihracatçıyı desteklemek üzere ayırdıkları bütçeyi de arttıracaklarını belirten Erdoğan, yazılım, bilişim, sağlık turizmi, eğitim, teknik müşavirlik, savunma, makine ve eczacılık başta olmak üzere katma değer oluşturan tüm sektörlere yönelik yeni destek programlarını devreye aldıklarını söyledi.

Hazırlıkları devam eden Uzak Ülkeler Stratejisi’nin tanıtımını önümüzdeki günlerde yapacaklarını anlatan Erdoğan, ihracatın kesintisiz olarak sürdürülmesi için kara, deniz, hava ve demiryolu alt yapılarını iyileştirip, yeni lojistik çözümler geliştirdiklerini belirtti.

Dünyanın farklı bölgelerine daha etkili erişim imkanı sağlayan Yurtdışı Lojistik Dağıtım Ağları Projesi’ni yakında paylaşacaklarını ifade eden Erdoğan, ülkeyi elektronik ihracatta da lider ülkeler arasına taşımak için yeni stratejiler tasarladıklarını kaydetti.

Kolay İhracat Platformu’nun, KOBİ’ler ve bireysel girişimciler başta olmak üzere 35 binin üzerinde kayıtlı kullanıcıya yol gösterdiğini anlatan Erdoğan, bu uygulamayı yeni nesil ihracat modelleri kapsamında güncelleyerek etkinliğini arttıracaklarını belirtti.

Ticaret diplomasisinin saha neferleri olan ihracatçıların, ülkeye ve millete dair hiçbir vizyonu olmayan felaket tellallarına kulak asmadan yollarına devam etmelerini isteyen Erdoğan, “Türkiye Cumhurbaşkanı olarak ben sizlere güveniyorum. Rabb’im yolumuzu ve bahtımızı açık etsin diyorum. 225 milyar 368 milyon dolarlık rekor ihracatımızın milletimize ve sizlere hayırlı olmasını diliyorum. Türk ürünlerini dünyanın dört bir yanına ulaştıran Türk İhracatçılar Meclisi’nin değerli üyelerine, kıymetli ihracatçılarımıza teşekkür ediyorum. Ticaret Bakanlığımızı, Sayın Bakan ve ekibini ticaretimizin artması için fedakarca çalışan herkesi tebrik ediyorum.” dedi.

TİM Başkanı İsmail Gülle’nin de konuşma yaptığı programa, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Ticaret Bakanı Mehmet Muş, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ile iş insanları da katıldı.

Ticaret Bakanı Mehmet Muş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ressam İsmail Acar’ın nar tablosunu hediye etti.

Program, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da yer aldığı aile fotoğrafının çektirmesiyle sona erdi.

Advertisement
Yorum Yapmak İçin Tıklayınız

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Kadın

Dünya

sanalbasin.com üyesidir

En Çok Okunanlar