Connect with us

Gündem

Dilipak: Ben sağcı değilim, muhafazakar değilim, solcu değilim, Ben dindarım. Hayatımdan daha değerlidir benim dinim

Akit gazetesi yazarı Abdurrahman Dilipak, “Ben muhafazakar değilim ve muhafazakar kısma da hitap etmiyorum” dedi.

Published

on

Abdurrahman Dilipak

Muhafazakar kesimden kendisini izleyenler olabileceğini ifade eden Dilipak, “Oradan beni izleyenler olabilir. Onların da kim olduğuyla ilgilenmiyorum. Ben sağcı değilim, muhafazakar değilim, solcu değilim. Benim istikametim aynı. Ama aynı yerde durmuyorum. Ben dindarım. Hayatımdan daha değerlidir benim dinim. Benim kişiliğim o” diye konuştu.

Dilapak, Haber Global’de Buket Aydın’ın Koltuk programının konuğu oldu.

Aydın’ın sorularına Dilipak’ın verdiği yanıtlar şöyle:

Dindar erkekler kendi camialarındaki kadınları zapturap altına almakta neden bu kadar ısrarcı?

Ben bu tartışmaların hiçbir yerinde değilim. Din adamı tavrı benim hiç hoşuma gitmiyor. Bunun kadın ve erkek üzerinden tartışılması da hiç hoş bir şey değil. Özellikle de politikacılar ne söyledikleri kadar, söylediklerinin nasıl anlaşılacağına da dikkat etmeleri gerekir. Çünkü politikacılar vekaleten bir şey yapıyorlar. Temsil ettiği kitlede onu seçer ya da seçmez. Burada asıl patron hitap ettiği o kitle. Burada doğru olan Diyanet’in görevlendirdiği Ayasofya Camii imamının söyledikleridir. Cinsiyetinden bağımsız. Çünkü o kendi görüşünü değil, dini bir kuralı hatırlatıyor.

Neden camianızda kadınlar başörtüsü için savaşınca kabul görüyor da konu başka özgürlüklere gelince camiadan dışlanıyor?

Başkalarının ne yaptığı beni ilgilendirmiyor. Benim inanç değerlerime yönelik bir tehlike algılıyorsam, bir tehdit algılıyorsam karşımda bunu kadın ya da erkek üzerinden konuşmaya gerek yok. O tehdit nereden geliyorsa ona tepki veririm. Birilerinin bana dün iyilik etmesi bugün kötülük etme hakkı vermez ona. Ben de birisine haksızlık yaparsam, elbette beni eleştirme hakkına sahiptir. Ama bu farklılıklarımız tartışma konusu olacaksa dünyayı birbirimize cehennem etmek hiçte zor değil. Önemli olan farklılıklarımıza rağmen barış içinde yaşayabilmektir. O da birbirimizi anlamak ve dinlemekle mümkündür. Sonra da birbirimize karşı dikkatli olmakla.  Ben muhafazakar değilim ve muhafazakar kısma da hitap etmiyorum. Oradan beni izleyenler olabilir. Onların da kim olduğuyla ilgilenmiyorum. Ben sağcı değilim, muhafazakar değilim, solcu değilim. Benim istikametim aynı. Ama aynı yerde durmuyorum. Ben dindarım. Hayatımdan daha değerlidir benim dinim. Benim kişiliğim o.

Neden muhafazakarlıklarını ön plana çıkarmış kadınlar tarafından kurulan KADEM’in Müslüman aile yapısına aykırı davrandığını iddia ediyorsunuz?

Cinsiyet eşitliği kelimesi değil, toplumsal cinsiyet eşitliğidir. İstanbul sözleşmesinde toplumsal cinyet dediğiniz LGBT’den ve plustan ibarettir. Ben öyle bir kavramı reddediyorum. Hazreti Lut’u peygamber kabul ettiğim için HZ.Lut’un onlar için söylediklerini aynen tekrarlıyorum. Cinsiyet eşitliği dediğinizde ben hiçbir zaman eşitliği kabul etmedim. Allah parmak uçlarımız gibi farklı yarattı.

Allah’ın yarattığı her can kadın ya da erkek birbirine eşit değil midir?

Eşitlik yok. O bize batının dayattığı bir aldatmaca. Adalet ve Allah önünde zaten herkes eşit.  Kim o işte daha ehil ve kim daha layıksa o. Bunun kadını, erkeği yok. Haksızlık kimden gelirse gelsin, kime yönelik olursa olsun.

Niye sizi bu kadar rahatsız ediyor İstanbul Sözleşmesi? Neden İstanbul Sözleşmesi’nin Türk aile yapısını bozduğunu düşünüyorsunuz?

Çünkü bu Allah’a karşı, Resulüne karşı bir komplo. Yeni dünya düzenine geçişte ailesiz toplumu öngörüyor. Kadını erkeğe düşman yapıyor.  Cinsel deneyim, tercih ve yönelimi özgürleştirecek ama öbür taraftan aile içerisinde cinsiyet değişimi yapıp kadın özgür kalacak. Evlilik devam edecek. Böyle bir şey yok. Birey inanç, ahlak ve gelenekten bağımsız olarak kişinin tanımlanmasıdır. Bunun tanımı nedir? Bu insan değil, bu transhümanizmdir.  Hakkı cinsiyetle etiketlemeyin. Bir insan hayvanı işkence ederek öldürüyorsa o, hayvandan da aşağıdır. Ben insancı da değilim. Ben Müslümancı da değilim. Ben hümanist de değilim. Ben Hak’ka taptım. Eğer hayvana haksızlık ediyorsa ben o hayvandan yanayım. Hayvan hakları, kadın hakları, erkek hakları, çocuk hakları olmaz. Öyle şey olmaz.  İstanbul Sözleşmesini savunan seçimi kaybeder. Babacan’a oy vermez. Davutoğlu bunu reddetmedikçe oy alamaz. AK Parti bunu değiştirmedikçe seçimi kaybeder.

“Kadınlar kadın olmazsa erkekler de erkek olmaz” ne demek?

Kadınlar sadece çocuk doğurmazlar. Toplumu doğururlar. Her kadın ve erkek ve bir başka kadının eseridir.

Size göre günümüzde güç kötüye mi kullanılıyor?

Tarihte de böyleydi bu. Günümüzde de böyle. Gelecekte de böyle olacak. Bazıları yoksulken dindar gözüküyor. Serveti bulunca dünya daha tatlı geliyor. Bazıları zenginken biraz daha cömert gözüküyor. Ama yoksullaşıverince, bulduğunu kaybedince bir anda kişiliği değişebiliyor. Güç ve servet her zaman insanlar için zor imtihandır.

Kimlerin ayağına bastığınızı düşünüyorsunuz, neden sizin temas noktalarınızı koparmaya çalışıyorlar?

Benim her kesimden dostlarım ve tanıdığım insanlar var. Farklı dini, ideolojik, politik… Ben özellikle bana yakın çevrelerde, onların tabanlarında daha etkiliyimdir. Herhangi bir grup aidiyetim yoktur. Sivil bir kişiliğim var. Benim mesajlarıma dikkat ederler. Benim kendi tabanıma olan bu etkim birilerini rahatsız eder. Çünkü söylediğim sözün toplumda karşılığı vardır. Çünkü ben topluma yalan söylemedim. Eksik söylediğim şeyler olmuştur ama yalan söylemedim.  Birileri derken tek bir kesim değil. CHP’yi de rahatsız eder, MHP’yi de rahatsız eder. İYİ Parti’yi de rahatsız eder. AK Parti’yi de rahatsız eder. Ben AK Partililere karşı bir şey yapmıyorum. Söylediğim sözden birileri rahatsız olabilir. Kastım da onları rahatsız etmek değil.

HDP’nin kapatılma girişimlerine ve parti kapatmalara karşı tavrınız nedir?

Parti kapatmaların bir problem olduğunu biliyorum. Doğru bir yaklaşım değil. Kapatırsınız, başka bir isimle yeni bir parti kurulur. Bir sonuca gitmez bu iş. Dolayısıyla suç işleyeni yakalarsın cezalandırırsın. Kim olursa olsun.  HDP hakkında öne sürülen iddialar bilinmiyor muydu? HDP’nin adaylarının, örgütünün, PKK ile birlikte çalıştığını bilmiyor muyuz? Bu baştan biliniyor. Bu çözüm olur mu? Hayır, bana kalırsa. Siyasi bir kaos ortaya çıkabilir. Madem siyasi bir karar alınıyor. Bu siyasi kararın zamanlamasını da, bu kararın uluslararası ilişkilere yansımasını da, ülkedeki güvenlik politikalarının da iyi ölçülüp biçilmesi lazımdı. Bu eldeki bilgiler dün yok muydu? Şimdiye kadar beklediniz, niye biraz daha beklemediniz? Cevabını tam olarak bulamadığım ve umulan faydanın ne olduğundan emin olmadığım bir durum var.

Siz neden Kovid- 19’un global bir oyun olduğunu düşünüyorsunuz?

Ben bunu bugün söylemedim. 4 yıl önceden olacakları anlattım. Bu İngilizlerin hazırlayıp, Amerika’da geliştirilip Çin’de patlatılan bir olay. H1N1 formatı üzerine geliştirilen üç ayrı grip mikrobunun sentezlenmesiyle elde edilen bir grip virüsü bu. Bu virüs üzerinde oynanan virüs olduğu için bize bunun kopyasını vermiyorlar. Mikroba izole edilmiş bir şekilde kimse ulaşamıyor. Mikrobu izole etmeden ona ilaç da üretemezsiniz. Aşı da üretemezsiniz.  Bu bir grip vakası. Farkettiyseniz hiç grip olay yok, öksüren bile yok artık. İnsanlar öksürmeye korkuyorlar. PCR testiyle pozitif ve negatif olmanız da hikaye. Hasta tespiti yok. Mikrop tespiti yok. O zaman bu ilaç niye bu tedbirler niye? Bu maske niye? Hasta olmanız ve bulaşı artırmanız için maske takmanız gerekiyor. Aşı olmadım. Normalde maske de takmıyorum, karşımdaki rahatsız olmadığı sürece. Bana ceza yazsınlar, ben mahkemeden cevabını veririm.  Maskeyle daha fazla mikrop alırsınız, daha az oksijen alırsınız. Eğer maske takıyorsanız normal şartlarda yarım saatte bir değiştirmeniz gerekir. Hele hapşırınca mutlaka değiştirmeniz gerekir. En geç iki saatte bir değiştirmeniz gerekir.  Aşı yapmak zorunlu olursa da mahkemeye veririm. Mücadele ederim bununla.

Neden birileri bize çip takmak, insanları ve hayvanları birbirine benzetmek istiyor?

Ailesiz, yeni bir dünyadan söz ediliyor. Ve bu öjene hareketi dedikleri yeni hareket dünya nüfusunu da sınırlandırmak istiyor.

Boğaziçi Üniversitesi’nde yaşanan olaylara tepkiniz ne oldu? 

Diğer fakültelerde benzer atamalar olduğunda kimse ses çıkartmıyor. Boğaziçi’nin ayrıcalığı ne? Bir şeyin yasal olması hukuki ve ahlaki olduğu anlamına gelmiyor. Ehliyet ve liyakat açısından uygun değilse zaten reddettim gitti. Etiketlemeye gerek yok, kadın-erkek gibi.

Muhafazakar gençliği nasıl buluyorsunuz?

Muhafazakar, liberal olup olmadığı beni ilgilendirmez. Herkes kendi yolunu seçer ve gider. Beni ilgilendiren, Müslümanım diyen bir kişinin iman ettim diye Allah’a söz veren kişinin o kitaptaki hükümlere bağlı olması gerekir.

Advertisement
Yorum Yapmak İçin Tıklayınız

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Kadın

Dünya

sanalbasin.com üyesidir

En Çok Okunanlar