Connect with us

Sağlık

Çocuklarda sık görülen 10 yaz hastalığı

Published

on

Reklamlar

Yaz aylarında çocukları evde tutmak mümkün olmazken, havuza ve denize girme istekleri de çok daha yoğun hissediliyor. Ancak özellikle Covid-19 pandemisinin gölgesinde geçirdiğimiz bu yaz döneminde anne babaların çok daha dikkatli olmaları gerekiyor. Acıbadem Taksim Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Kesikminare “Yaz aylarında koronavirüs enfeksiyonunun solunum sistemi bulgularından ziyade ishal, karın ağrısı, kusma ve hafif ateş gibi mide-bağırsak hastalığı bulguları ile görülebileceğini akılda tutmak gerekir!” diyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Kesikminare, çocuklarda 9 yaz tehdidini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Güneş çarpması ve güneş yanıkları

Çocukların yazın D vitamini depolaması şüphesiz çok önemli. Camın arkasından güneşlenmek D vitamini açısından fayda sağlamadığından; dışarı çıkarak günde 10-15 dakika kollarını ve bacaklarını açıkta bırakmakta fayda var. Ancak güneşte daha uzun süre kalacaksa mutlaka yüksek koruma faktörlü güneş kremi kullanmaya dikkat edin. Güneş çarpması ve güneş yanıkları yazın en sık görülen hastalıklardan olduğu için çocuğunuzun özellikle 11:00-16:00 saatleri arasında güneşte kalmamasına ve açık alanda oynamamasına özen gösterin. Su kaybı derecesine bağlı olarak yüksek ateş, bulantı-kusma, kalp atım sayısında artış, baş ağrısı, bayılma ve havale gibi belirtilerle kendini gösteren güneş çarpmasına karşı çocuğunuza açık renkli, ince ve bol pamuklu kıyafetler giydirin ve bol su tüketmesini sağlayın. Güneş kremlerinin bebekler açık havada gezdirilirken bile sürülmesi gerekiyor.

Mide-bağırsak enfeksiyonları ve besin zehirlenmeleri

Yaz aylarında gıdaların çabuk bozulmasıyla artış gösteren besin zehirlenmelerine ve mide- bağırsak enfeksiyonlarına bağlı olarak ishal, kusma, karın ağrısı ve ateş sık görülüyor. İshalden korunmak için kullandığınız suların temiz olduğuna dikkat edin. Çocuğunuzun yemek öncesi ve tuvalet sonrası ellerini yıkamasını ve kurutmasını sağlayın. Açıkta satılan yiyecekleri kesinlikle almayın. Dondurma, süt ve süt ürünleri ile balık ve tavuk gibi besinlerin çabuk bozulduğunu unutmayın. Hijyeninden emin olmadığınız havuza veya denize çocuğunuzu sokmayın. İshalde gereksiz yere antibiyotik kullanmak, ishalin süresini uzatabiliyor. İshal sırasında bebeğiniz anne sütüyle besleniyorsa sık sık emzirin; 6 aydan büyük çocuğunuzun bol su içmesini sağlayın. Ağızdan sıvı alamıyorsa,aşırı kusmaları varsa ya da kan içeriyorsa hastaneye başvurun.

Cilt hastalıkları

Sıcak havalarla birlikte isilik ve pişikler de çocukları sıkça rahatsız eden sorunlardan. İsilik; ter salgısının artmasına bağlı ter bezi kanallarının tıkanması sonucu oluşuyor, özellikle boyun ve eklem bölgelerinde kızarıklık ve kaşıntıya yol açıyor. Bebeklerde bez bölgesinde sık görülüyor. İsiliğin önlenmesi için sık banyo yaptırarak, cildini zedelemeden yumuşak bir sünger ya da lif kullanabilirsiniz. Pamuklu ince giysiler giydirerek derisinin hava alması sağlayın. En iyi tedavi yöntemlerinden biri de temiz deniz suyu. Pişik de; genellikle bezin temas ettiği bölgelerde kalçada ve genital bölgede kırmızı renkte, yüzeysel ya da ciltten kabarık lezyonlar şeklinde görülüyor. Sıcaklığa bağlı olarak artış gösteren pişiklerin önlenmesi için bebeğinizin bezini sık değiştirin, ılık suyla yıkayın. Bez bölgesini temiz havluyla nazikçe kurulayın.

İdrar yolu enfeksiyonları

Hijyeni yeterli olmayan havuz ya da kirli deniz idrar yolu enfeksiyonuna yol açarken, özellikle kız çocuklarında soruna sıkça rastlanıyor. Sık idrara çıkma, mide bulantısı, genital bölgede kaşıntı-kızarıklık, halsizlik ve ateş gibi belirtiler görülebilen idrar yolu enfeksiyonunun tedavisinde bol sıvı tüketmek ve doktor kontrolünde antibiyotik tedavisi gerekiyor. İdrar yolu enfeksiyonlarını önlemek için havuz ve deniz sonrasında çocuğunuza mutlaka duş aldırın, ıslak mayo ile uzun süre bekletmeyin. Tuvalet hijyen kurallarını öğretmek çok önemli. Özellikle önden arkaya doğru temizleme kuralını mutlaka öğretin. Çocuklarda idrarını tutmak idrar yolu enfeksiyon riskini artırıyor. Bu nedenle çocuğunuza idrarını tutmaması gerektiğini anlatın. Bol su içmesine özen gösterin.

Burun kanamaları

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Kesikminare, “Burun kanaması, sıcağın etkisiyle yaz aylarında daha sık görülmektedir. Burnuyla oynayan çocukların burnunun kanama ihtimali daha yüksektir. Üst solunum yolu enfeksiyonlarında, burun kaşınmasına neden olan alerjik rinit gibi durumlarda ve burun mukoza kuruluğunda görülebilir. Güneşe bağlı bir kanama söz konusu ise ılık-soğuk su ile burun yıkanmalı, kafa öne doğru eğilmeli ve burun köküne mekanik baskı uygulanmalıdır. Kontrol altına alınamayan kanamalarda hastaneye başvurmak gerekir” diyor.

Konjonktivit

Gözlerde konjonktiva denilen beyaz bölgenin kızarması ve iltihaplanması sonucu oluşan konjonktivit yaz aylarında çocukların en sık karşılaştığı hastalıklardan biri. Sıklıkla enfeksiyona bağlı olarak görülen konjonktivit, yabancı cisim ya da kimyasalların yol açtığı tahriş ya da alerjik reaksiyon sonucu da oluşabiliyor. Gözlerde kaşıntı, batma hissi, hassasiyet, sulanma ve kızarıklık, ışığa karşı duyarlılık ve çapaklanma hastalığın sık görülen belirtilerinden. Bulaşma riski yüksek olduğundan çocuğunuzun el temizliğine ve gözlerini kaşımamasına dikkat edin. Kızarıklığı fark edince doktorunuza başvurun. Ayrıca denize ya da havuza girerken yüzücü gözlüğü takmasını sağlayın.

Dış Kulak Yolu Enfeksiyonları

Özellikle kirli havuzlardan kaynaklanan mikropların neden olduğu, dış kulak yolunda kaşıntı, pis kokulu akıntı ve ağrı ile kendini gösteren dış kulak yolu enfeksiyonları yüzücülerde daha sık görülüyor. Bu tür durumlarda hastaneye başvurulması ve uygun tedaviye başlanması gerekiyor.Kulağı temizlemek için pamuklu çubuklar kullanmayın. İltihap gerileyene kadar kulağa su kaçmamasına dikkat edin.

Sinek, böcek ve arı sokmaları

Yazın sıkça karşılaşılan sinek, böcek ve arı sokmaları kimi zaman hayati riske dahi yol açabiliyor. Kırsal bölgelerde çocuğunuzu pencereler kapalıyken uyutun ve giysilerini kontrol etmeden giydirmeyin. Piknik alanına giderken uzun elbiseler tercih edin, kol ve bacağı açıkta kalacak şekilde giydirmeyin. Sinek ve böcek sokmalarında öncelikle ısırılan bölgeyi su ve sabunla yıkamak önemli. Kaşıntıyı azaltmak için 10-15 saniye parmakla baskı uygulayabilirsiniz. Buz uygulaması, amonyaklı su ile kompres ağrıyı azaltabiliyor. Kaşıntı çok şiddetli ise hekime danışarak krem kullanabilirsiniz. Arı sokmalarında ciddi sorunlara hatta hayati riske neden olabilecek reaksiyonlar gelişebileceğinden dolayı mutlaka o bölgeyi sabun ve bolca soğuk su ile yıkayın; eğer vücutta şişme ve kızarıklıklar oluşuyorsa hemen hastaneye başvurun.

Tatil kazaları

Yazın açık alanlarda yapılan faaliyetlerin artması ile birlikte düşme ve çarpma sonucu travmalarda artış görülüyor. Vücut veya kafada oluşan kesikler ile özellikle bisiklet, kaykay ve paten düşmelerinden sonra görülen kırıklar ve yumuşak doku travmalarına sık rastlanıyor. Bisiklet, kaykay ve paten kullanırken çocuğunuza kask, kolluk ve dizlik kullandırmaya özen gösterin. Boğulmalara da yazın sık rastlandığından çocuğunuz havuzda ya da denizde iken çok dikkatli olun; yüzme bilmiyorsa kolluk, simit ya da can yeleği olmadan kesinlikle suya sokmayın. Yüzme biliyor olsa dahi takip mesafenizi koruyun ve ona ulaşabileceğiniz mesafede olmasına özen gösterin.

Covid’in bu belirtilerine dikkat!

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Kesikminare “Yeni tip koronavirüs enfeksiyonunu (Covid-19) çocuklar virüs bulaşmış yetişkin kişilerden, özellikle de aile bireylerinin hapşırma ve öksürükle dışarıya saçtıkları damlacıklardan ve bu damlacıkların bulaştığı yüzeylere elleriyle temas edip sonra da ellerini gözlerine, yüzlerine, burunlarına ve ağızlarına temas ettirmesi neticesinde alırlar. Çocuklar yetişkinlere kıyasla hastalığı daha hafif bulgularla geçirirler ancak özellikle altta yatan kalp ve akciğer hastalıkları, diyabet hastalığı, kan hastalıkları, böbrek hastalıkları ve bağışıklık sistemini ilgilendiren kronik hastalıkları olan çocuklarda çok ağır ve öldürücü olabilir. Çocuklarda temel hastalık bulguları ateş, kuru öksürük, halsizlik, burun akıntısı veya burun tıkanıklığı, bulantı, kusma, karın ağrısı ve ishaldir. Özellikle yaz aylarında koronavirüs enfeksiyonunun solunum sistemi bulgularından ziyade ishal, karın ağrısı, kusma ve hafif ateş gibi mide-bağırsak hastalığı bulguları ile görülebileceğini akılda tutmak gerekir” diyor.

Sağlık

Mutfakta bu 10 alışkanlığa dikkat!

Hemen hepimiz için mutluluk kaynağıdır mutfağa girip birbirinden lezzetli yemekler yapmak. Ancak dikkat! Yemekleri hazırlarken, pişirirken ve tüketirken yaptığımız bazı hatalar besin değerinin azalmasına, hatta tümüyle kaybolmasına neden olabilir! Acıbadem Bakırköy Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Sıla Bilgili Tokgöz besinlerin değerini düşüren 10 hatalı alışkanlığı anlattı, önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Published

on

Reklamlar

Hayatımızı sürdürebilmek için vücudumuzun ihtiyaç duyduğu vitamin ve minerallerin çoğunu besinlerden, özellikle de sebze ve meyvelerden alıyoruz. Covid-19 pandemisinde, bağışıklığı destekledikleri için C vitamini, B2 ve folik asit gibi bileşenler daha da önem kazanıyorlar. Ancak besinleri hazırlarken veya tüketirken yaptığımız bazı hatalar, besin değeri kayıplarına yol açabiliyor. Peki besinlerin değerlerini korumak için nelere dikkat etmemiz, nelerden kaçınmamız gerekiyor?

Yanlış: Kabuklarını soymak

Doğrusu: Birçok vitamin ile mineral, sebze ve meyvelerin özellikle dış yapraklarında, kabuklarında veya kabuklarının hemen altındaki iç kısımlarında bulunuyor. Bunlar, vitamin ve mineralin yanı sıra lif almamıza da katkı sağlıyorlar. Bu nedenle sebze ve meyvelerin yenilebilen kabuklarını soymayın. Eğer soymanız gerekiyorsa mümkün olduğunca ince soymaya özen gösterin. Ancak dikkat! Meyve ve sebzeleri bol suyla yıkayın ve sebze fırçalarıyla fırçalayın ki üzerinde zirai ilaç kalıntısı kalmasın.

Yanlış: Suda uzun süre bekletmek

Doğrusu: Özellikle çilek, dut, ıspanak ve dereotu gibi ince zarlı sebze ve meyveleri suda uzun süre bekletmeyin. Çünkü bazı vitaminler suda çözünürler, bunun sonucunda da besin değerleri azalabilir. Bu tür ince zarlı sebze ve meyveleri suda çok bekletmeden, akan suyun altında yıkayın.

Yanlış: Yeşil yapraklı sebzeleri suyla pişirmek

Doğrusu: Sebze yemeğine ne kadar su konursa vitamin kaybı da o kadar fazla oluyor. Zaten ıspanak ve pazı gibi yeşil yapraklı sebzelerin su oranları çok yüksek. Dolayısıyla yeşil yapraklı sebzeleri, suyu koruyabilen derecelerde, hiç su ilave etmeden pişirmeye özen gösterin.

Yanlış: Uzun süre pişirmek

Doğrusu: “B vitaminleri ve C vitamini gibi bazı vitaminler ısıyla kolayca kayba uğruyorlar” diyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Sıla Bilgili Tokgöz sözlerine şöyle devam ediyor: “Dolayısıyla sebzeleri mümkün olduğunca kısa sürede ve diriliği korunacak şekilde pişirmeye dikkat edin. Tencerenin kapağı kapalı olarak pişirdiğinizde ise buhar kaybolmayacak ve pişme süresi kısalacaktır. Bu sayede vitamin kaybı daha az olacaktır”

Yanlış: Haşlama suyunu dökmek

Doğrusu: Beslenme ve Diyet Uzmanı Sıla Bilgili Tokgöz sebzelerin haşlama suyunu kesinlikle dökmemeniz gerektiğini belirterek, “Sebze suyu dökülürse, C vitamini, B2, folik asit gibi suda eriyen vitaminlerin büyük bir kısmı suya geçtikleri için besin değeri kaybı çok fazla oluyor. Dilerseniz sebzelerin pişme suyunu çorbalara, yemeklere ve soslara da ekleyebilirsiniz” diyor.

Yanlış: Yumurtayı uzun süre haşlamak

Doğrusu: Biyoyararlılığı en yüksek besinlerden olan yumurtayı, sarısının çevresinde yeşil renkte demir sülfür halkası oluşacak kadar uzun süre haşlamayın. Bu demir sülfür halkası oluşumu yumurtadaki demirden faydalanmayı engelliyor. Ancak yumurtayı biotin vitamininin iyi emilmesi ve gıda güvenliği için çiğ de tüketmeyin. İdeal olarak 4-7 dakika haşlamanız yeterli olacaktır.

Yanlış: Çok ince doğramak

Doğrusu: Besin kaybının temel sebebi oksijen, ışık ve ısıdır. Meyve ve sebzelerin iç kısımları oksijen ile ışıktan korunurken, kesildiklerinde bunlara maruz kalıyorlar. “Dolayısıyla ne kadar çok ince doğrarsanız vitamin ve mineral içerikleri de o kadar çok azalır” uyarısında bulunan Beslenme ve Diyet Uzmanı Sıla Bilgili Tokgöz, şu öneride bulunuyor: “Sebzeleri büyük parçalar halinde ve ezmeden doğrayın ki besin kaybınız az olsun. Ayrıca kesilmiş meyve ve sebzeleri taze olarak tüketerek ya da serin ve kapalı bir kapta muhafaza ederek kaybı en aza indirebilirsiniz”

Yanlış: Meyve ve sebze suyunu bekletmek

Doğrusu: Sebze ve meyvelerin sularını sıktıktan hemen sonra tüketin, depolamayın. Suyu sıkılan sebze ile meyvelerin ışık ve oksijenle temasları artacağı için vitamin içerikleri kayba uğruyor ve posa içerikleri de azalıyor. Bu nedenle meyvenin kendisini bütün olarak tüketmek en besleyici yoldur.

Yanlış: Kuru baklagilleri süt grubuyla tüketmek

Doğrusu: Mercimek, nohut ve kuru fasulye gibi kuru baklagilleri süt ürünleriyle tükettiğinizde demir emiliminde azalma olabiliyor. İyi bir non-hem demir (bitkisel kaynaklı demir)kaynağı olan kuru baklagilleri yeşillik, biber ve limon gibi C vitamini kaynaklarıyla tüketmek demir emilimini arttırıyor ve bu mineralden maksimum fayda sağlanmasına yardım ediyor.

Yanlış: Sebzeleri kapalı torbada saklamak

Doğrusu: Sebzelerin nefes almaya ihtiyaçları var. Bu yüzden sebze koyduğunuz plastik torbalarda delikler açmanız ya da sebzeleri file torbalarda saklamanız en doğrusu. Ayrıca hepsini dar bir alanda sıkışık bir şekilde saklamanız da sebzelerin hızla bozulmasına yol açacaktır.

Okumaya Devam Et

Sağlık

Midenizin verdiği işaretleri önemseyin

Memorial Ataşehir Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Doç. Dr. Fatih Taşkesen, mide kanseri ile ilgili dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında bilgi verdi.

Published

on

Reklamlar

Midede şişkinlik, hazımsızlık veya çok az yemek yenmesine rağmen yaşanan erken doyma hissi gibi durumlar çoğu zaman önemsenmeyebiliyor. Farklı nedenlerden de kaynaklanabilen ancak mide kanserinin ilk belirtileri arasında yer alan bu şikayetler konusunda bilinçli olmak ve erken dönemde doktora başvurmak hayat kurtarıcı olabiliyor.

Midenizdeki ağrının nedenini öğrenin

Mide kanseri hiçbir belirti vermeden ilerleyebilmektedir. Bu nedenle vücudun verdiği en küçük sinyal bile erken teşhis bakımından çok önemlidir. Mide kanserinin ilk bulguları arasında ağrı olmayabilir ancak özellikle yemeklerden sonra artan ağrılar dikkate alınmalıdır. Mide ağrısı; enfeksiyon, ishal, kabızlık gibi bağırsak sorunları, stres, reflü, safra veya böbrek taşı gibi bir çok nedenden kaynaklanabilmektedir. Ancak mide kanseri belirtisi olsun ya da olmasın, bütün bu ağrıların vücutta bir probleme işaret edebileceği unutulmamalıdır.

Hemen doyuyorum diyorsanız dikkat!

İştahsızlık birçok nedenden kaynaklanabilmektedir. Ancak sofraya aç oturup birkaç lokma yedikten sonra iştahın kaybolması, çok kısa sürede yaşanan erken doyma hissi ve karnın üst bölgesinde yaşanan şişkinlik mide kanseri riski bakımından ihmal edilmemelidir. Mide tümörü bazen büyüyerek tüketilen besinlerin ince bağırsağa geçmesini önleyebilmekte ve erken doyma hissine yol açabilmektedir.

Hızla verilen kilonun nedenini araştırın

Diyet veya spor yapmadan nedeni açıklanamayan kilo kayıpları Tip 1 diyabet, Crohn hastalığı gibi birçok sebeple görülebilmektedir. Nedeni açıklanamayan hızlı kilo kayıpları, mide kanseri ihtimali yönünden araştırılması gereken sorunlar arasında yer almaktadır. Bu hızlı ve aşırı kilo kayıpları sadece mide kanseri belirtisi değil birçok kanserin de işareti olabilmektedir.

Geçmeyen mide ekşimesi ve hazımsızlık şikayetleri varsa…

Mide ekşimesi, hazımsızlık gibi şikayetler pek çok insanda ortaya çıkabilmektedir. Bu tür sorunlar genellikle reflü veya ülser gibi farklı hastalıklardan kaynaklansa da, bazen mide kanserinin ilk belirtileri arasında olabilmektedir. Uzun süre geçmeyen mide ekşimesi ve hazımsızlık şikayetleri için uzman bir doktora başvurmak mide kanserinin erken teşhisi bakımından hayati önem taşımaktadır.

Yediklerinizi hemen kusuyor musunuz?

Mide bulantısı ve kusma ilk bakışta mide kanseri belirtisi olmayabilir. Birçok farklı nedenden dolayı bulantı veya kusma yaşanabilir. Ancak yemeklerden hemen sonra yaşanan bulantı ve kusma ciddiye alınması gereken bir şikayettir. Tümörün büyüyerek mide girişini daralttığı durumlarda yutma güçlüğü, midenin çıkış noktasını tuttuğu durumlarda bulantı ve kusma yaşanabilmektedir. Bunun yanı sıra şişkinlik ve bağırsak hareketleri ile ilgili olarak ishal ve kabızlık gibi problemler de yaşanabilmektedir.

Uzun süreli iştahsızlık ve halsizliği ihmal etmeyin

Birkaç gün süren iştahsızlık ve halsizlik, stres veya enfeksiyon hastalıkları gibi durumlardan kaynaklanabilir. Ancak uzun süren iştahsızlık ve halsizlik, birçok kanserin işareti olabildiği gibi mide kanserinin de belirtileri arasındadır. Bunun yanında kilo kaybı gibi diğer sorunlar da varsa zaman kaybetmeden bir uzmana başvurulmalıdır.

Dışkıda kan görülüyorsa…

Dışkıda kan görülmesi hiçbir zaman ihmal edilmemesi gereken bir durumdur. Dışkıdaki kan, mide kanserinin belirtisi olabileceği gibi bağırsak ve çevresindeki ciddi bir sorundan da kaynaklanabilir. Uzun süreli kanamalarda hastada anemi yaşanabilir. Kanamanın fark edilemediği durumlarda; nefes nefese kalmak, cilt renginin soluklaşması gibi kansızlığa bağlı şikayetlere dikkat edilmelidir. Bazı hastalarda kan pıhtısı oluşma ihtimali daha yüksektir. Ani göğüs ağrısı, nefes darlığı ve bacakların şişmesi durumunda acil olarak kanın pıhtılaşmasını önlemek gerekir.

Mide kanserinin erken teşhis edilmesi, tedavi başarısında büyük bir etkendir. Bu konuda tecrübeli uzmanların kontrolünde, tam donanımlı merkezlerde yürütülen başarılı uygulamalar sayesinde hastalar kısa sürede iş ve sosyal yaşamlarına dönüş yapabilmektedir. Hastaların tedavi protokollerine uymanın yanı sıra beslenmeden fiziksel aktivite durumuna pek çok anlamda yaşam tarzı değişikliklerine gitmesi çok önemlidir.

Okumaya Devam Et

Gündem

İstanbul Eczacı Odası uyardı: “İnternette satılan vitaminlerin yüzde 99’u sahte”

Eczacılar Odası: “Bakanlığın internet sitelerinden satılan bu tip ürünlerin yüzde 99’unun sahte olduğu yönünde net açıklamaları var.”

Published

on

İstanbul Eczacı Odası uyardı: "İnternette satılan vitaminlerin yüzde 99’u sahte"
Reklamlar

Pandemi sürecinde vitamin ve gıda takviyelerine olan talebin 5 kat arttığını belirten İstanbul Eczacı Odası Başkanı Zafer Cenap Sarıalioğlu, bu dönemde ağırlıklı olarak multivitaminler ve C vitamininin tercih edildiğini söyledi. İnternet üzerinden satılan vitaminler konusunda da uyaran Sarıalioğlu, “Sağlık Bakanlığımızın internet sitelerinden satılan bu tip ürünlerin yüzde 99’unun sahte olduğu yönünde net açıklamaları var. O nedenle bu ürünler mutlaka hekim kontrolünde, eczanelerden alınmalı” ifadelerini kullandı.

Gripten ve Koronavirüs’ten korunmak amacıyla vitamin ilaçlarının kullanımının arttığını belirten İstanbul Eczacı Odası Başkanı Zafer Cenap Sarıalioğlu, bu ürünlerin mutlaka hekim ya da eczacı danışmanlığında alınması gerektiğinin altını çizdi.

“Mutlaka hekim ya da eczacı danışmanlığında alınmalı”

Geçen yıllarla kıyaslandığında mart ayından bu yana vitamin ve gıda takviyesi kullanımında 4-5 katlık bir artış olduğunu ifade eden Sarıalioğlu, “Direkt bağışıklığı etkileyen gıda takviyelerine, C vitaminlerine talep arttı. Bu tip gıda takviyesi dediğimiz ürünlerin özellikle kronik hastaların kullandığı ilaçlarla etkileşimleri söz konusu olabilir. Her hasta bağışıklık güçlendirici her ilacı kullanamaz. Bunların mutlaka hekim ya da eczacı danışmanlığında alınması gerekir” uyarısında bulundu.

“İnternette satılan bu ürünlerin yüzde 99’u sahte”

İnternet sitelerinde çok sayıda vitamin ve gıda takviyesi satışı olduğunu hatırlatan Cenap Sarıalioğlu, şunları söyledi:

“Sağlık Bakanlığımızın internet sitelerinden satılan bu tip ürünlerin yüzde 99’unun sahte olduğu yönünde net açıklamalar mevcut. Biz bu ürünlerin firmalarıyla görüştüğümüzde kendi ürünleri olmadığını söylüyorlar. Dolayısıyla bu ürünlerin nerelerde hangi şartlarda üretildiğini, muhafaza edildiğini, içeriklerini bilme şansımız yok. Bu anlamda hastalarımızın ‘mutlaka bu ürünleri eczanelerden alın’ diyoruz.”

Eczanelerde 10 liraya satılan bir ürünün internet üzerinde 2 liraya satıldığını belirten Cenap Sarıalioğlu, “Bu da zaten kuşkulanmamıza neden oluyor. Ürünlerin fiyatının bu kadar düşebilmesi gerçekliği anlamında soru işaretine neden oluyor” dedi.

“Vitamin ve gıda takviyelerine ulaşma anlamında bir sıkıntımız yok”

Koronavirüs vakalarının ortaya çıktığı dönemde bazı vitaminlere erişim konusunda yaşanan sıkıntıları da hatırlatan Sarıalioğlu, “O dönem planlamaya uygun bir talep olmadı. Üretim planlamasının çok çok üzerinde bir talep olduğundan kısa bir süre o ürünlere ulaşmakta sıkıntı yaşadık. Firmalar şu anda o konuda tedbirlerini almış durumdalar. Vitamin ve gıda takviyelerine ulaşma anlamında bir sıkıntımız yok” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam Et

En Çok Okunanlar