Connect with us

Gündem

CHP Sözcüsü Öztrak: “Son üç haftada milli paramız, ABD doları karşısında yüzde 6,5 değer yitirdi”

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, “Yasama, yürütme ve yargı erkleri arasında, denge, denetimi sağlayacak, cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandıracak, ülkemizi huzura ve refaha kavuşturacak yepyeni, güçlendirilmiş ve her türlü vesayetten arındırılmış parlamenter sistemi, bu ülkeye getirmekte kararlıyız. Millet İttifakı’nın iktidarında, milletimizin her kesiminden, demokrasi ve özgürlük aşığı dostlarımızla beraber bu kutlu hedefe ulaşacağız.” dedi.

Published

on

CHP Sözcüsü Öztrak: "Son üç haftada milli paramız, ABD doları karşısında yüzde 6,5 değer yitirdi"

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında TBMM’de toplandı.

MYK’ye ilişkin parti genel merkezinde düzenlediği toplantıyla açıklamada bulunan Öztrak, bugün hayatını kaybeden Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Üyesi, Milli Görüş hareketinin önemli isimlerinden Oğuzhan Asiltürk’e Allah’tan rahmet, ailesine ve Saadet Partisi camiasına başsağlığı diledi.

Bugün MYK toplantısını TBMM’de yaptıklarını bildiren Öztrak, toplantıda, ekonomi ve dış politika başlıklarını ele aldıklarını söyledi. Bugün TBMM’nin 27. Dönem 5. Yasama yılının başladığını da hatırlatan Öztrak, yeni yasama yılının hayırlı olmasını diledi.

TBMM’nin etkin bir şekilde çalışmasına çok ihtiyaç olduğunu vurgulayan Faik Öztrak, “Çünkü ‘Türkiye’yi uçuracak’ diye pazarlanan Erdoğan şahsım vesayet rejimi, güzelim ülkemizi uçurumdan aşağı yuvarladı. Biz bu ucube rejimin Türkiye Cumhuriyeti’nin genlerine ters olduğunu, fıtratına ters düştüğünü hep söyledik. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti Devleti, ‘Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir.’ düsturuyla kurulmuştur. Devlet tek bir kişinin değil halkın devletidir ve bu devletin en güçlü taşıyıcı kolonu Gazi Meclisimizdir.” diye konuştu.

“Bu kutlu hedefe ulaşacağız”

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin milletin derdine çözüm bulmadığı gibi refah da getirmediğini savunan Öztrak, şöyle devam etti:

“Erdoğan şahsım hükümetinin işbaşı yaptığı 10 Temmuz 2018’den bu yana tam 84 tane Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yayımlandı. Bunun 53’ü önceki kararnameleri değiştirmek için yayımlandı. Yani her 10 kararnamenin 6’sı, öncekileri düzeltmek amacıyla çıkarıldı. Üç yılın sonunda bu ucube tek adam vesayet rejiminin Türkiye’ye verecek hiçbir şeyi olmadığını anladık. Milletin sorunlarını çözmek bir yana milletin üzerinde koca bir yük olduğunu gördük. Artık şu hakikat anlaşılmıştır, Türkiye’mizin en büyük güvencesi, geçmişte olduğu gibi bugün de yarın da milletimizin iradesi ve o iradenin tecelli ettiği TBMM’dir. Bu anlayışla biz de milletimiz de pespaye şahsım vesayet sisteminden kurtulmak istiyoruz. Yasama, yürütme ve yargı erkleri arasında, denge, denetimi sağlayacak, cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandıracak, ülkemizi huzura ve refaha kavuşturacak yepyeni, güçlendirilmiş ve her türlü vesayetten arındırılmış parlamenter sistemi, bu ülkeye getirmekte kararlıyız. Millet İttifakı’nın iktidarında, milletimizin her kesiminden, demokrasi ve özgürlük aşığı dostlarımızla beraber bu kutlu hedefe ulaşacağız.”

“Bu üst üste ikinci zam”

Yoksulun yorganının kış gelmeden yırtıldığını belirten Öztrak, önümüzdeki kışı, “kara kışa” çevirecek zamların sağanak olup yağmaya başladığını söyledi. Bu hafta benzinin vergisiz fiyatına 29, LPG’ye ise 71 kuruş zam yapıldığını belirten Öztrak, “Benzin zammı eşel mobil kullanılarak şimdilik pompaya yansıtılmadı. Ama fahiş LPG zammı yansıtıldı. Dün yine sanayide ve elektrik üretiminde kullanılan doğal gaza yüzde 15’lik zam geldi. Bu üst üste ikinci zam.” diye konuştu.

Kış gelirken elektrik zamlarının da elinin kulağında olduğunu söyleyen Öztrak, yakında petrole yapılacak zamların bire bir pompaya yansıtılacağını savundu. Merkez Bankasının faiz indirimini eleştiren Öztrak, şöyle devam etti:

“Son üç haftada milli paramız, ABD doları karşısında yüzde 6,5 değer yitirdi. Bu, iğneden ipliğe her şeye yeni zamların yolda olduğu anlamına geliyor. Kurdaki son hareketlenmenin, önümüzdeki dönemde enflasyona yapacağı katkı 1 puanı aşacak. Bunu da ben demiyorum, Merkez Bankası’nın daha önce yaptığı çalışmalar söylüyor ama Merkez Bankası koltuğunda oturan saray komiseri reisini aratmıyor. ‘Bu işi ben yapmadım, kurdaki yükselişin çoğu FED kararından kaynaklandı’ diyor. Madem TL’deki değer kaybı, ABD Merkez Bankası kararından kaynaklandı, o halde son üç haftada Türk lirası neden Bulgar levasına karşı yüzde 4,3, İran riyaline karşı yüzde 6,5, Pakistan rupisine karşı yüzde 5,3 değer kaybetti? Bulgaristan, İran, Pakistan Merkez Bankaları, Türk parasını pul edecek hangi kararı aldı? Milletimizin aklıyla daha fazla alay etmeyin. Milletin canı zaten burnunda. Bir de milletin sabrını siz zorlamayın.”

“Mutfaklardaki yangın büyümeye devam edecek”

Milletin yaz gününde bile sebzeye, meyveye yaklaşamadığını, kış gelirken konserve yapamadığını anlatan Faik Öztrak, mutfakların “yangın yeri” haline geldiğini ileri sürdü. Öztrak, şunları kaydetti:

“Yasayla ülkede enflasyonu önleme görevi verilen Merkez Bankası’nın itibarını yerle bir edip etkisizleştiren Erdoğan şimdi çıkmış, ‘Ben yapmadım, zincir marketler yaptı.’ diyor. Zincir marketlere göstermelik racon kesiyor. Bu şekilde kendi yanlışlarının üstünü kapatacağını sanıyor. Bir kere bu zincir marketleri büyütüp, bu günlere getiren, bizzat Erdoğan’ın kendisi. Kaldı ki Erdoğan’ın tarımı emanet ettiği beceriksiz Bakanı, bir zincir marketten transfer etmişti. Yine aynı Tarım Bakanı’nın yardımcısı da bir başka zincir market de üst düzey yöneticiydi. Kurda kuzu emanet edilir mi? İşte bu anlayışın elinde, Türk tarımının hali ortada. Çiftçilerimiz girdi maliyetleriyle ürün fiyatları arasında eziliyor. Son bir yılda, DAP gübrenin fiyatı yüzde 142, ÜRE gübrenin fiyatı yüzde 120 zam gördü. Şu anda azotlu gübrede çok büyük bir kriz var. Bu gübrelerde fiyatlar artık anlık değişiyor. Ne yazık ki bu büyük zamlarla çiftçilerimiz tarlalarına gübre atamayacak. Gelecek yıl verim daha da düşecek. Mutfaklardaki yangın ise büyümeye devam edecek. Yine besicilikle uğraşan üreticilerimizin hali de perişan. Yeme artık para yetişmiyor. Son bir yılda, etlik piliç yeminin fiyatı yüzde 62, yumurta yeminin yüzde 46, besi yemininin fiyatı yüzde 53 zam gördü. Üretici bir litre sütle 1,5 kilo yem alması gerekirken şimdi bir litre sütle ancak 1 kilo yem alabiliyor. Döviz kurlarındaki artışla bu maliyetler daha da katlanacak. Ama bunlar Erdoğan’ın umurunda değil, kendi sorumluluğunu zincir marketlere yüklemeye çalışıyor. ‘Fahiş fiyat artışları.’ deyip fiyat etiketlerini suçluyor. Göstermelik denetim ve cezalarla milleti uyuturum sanıyor. Başarılı yol bulur. Başarısız bahane bulur. İşte 19 yıllık yönetiminin sonunda, Erdoğan’ın hali tam da bu.”

Advertisement
Yorum Yapmak İçin Tıklayınız

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Kadın

Dünya

sanalbasin.com üyesidir

En Çok Okunanlar